HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, "HDP, 31 Mart'ta demokrasiye aralanan kapının açılarak Türkiye halklarının aydınlık bir geleceğe kavuşması için 23 Haziran'da aynı kararlı tutumunu sürdürecektir" dedi.

Buldan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Manisa'nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasının üzerinden beş yıl geçtiğini belirterek, "Soma'nın failleri dışında işçilerin avukatları ise tutukludur. Soma'da aynı zamanda adaletin de katledildiğini hep birlikte gördük" ifadesini kullandı.

Bu haftanın aynı zamanda Engelliler Haftası olduğunu da anımsatan Buldan, engelli yurttaşların sorunlarını çok iyi bildiklerini, engellilerin, insan onuruna yakışır iş, istihdam ve yaşam istediğini söyledi.

Türkiye'de bütün sorunların kaynağının hak, hukuk, adalet ve demokrasinin olmayışından kaynaklı olduğunu öne süren Buldan, "İktidar yandaşı değilseniz hiçbir ayrım olmaksızın bu ülkenin her yurttaşı artık tecrit altındadır. Sanatçılar dahi tecrit altındadır. Konuşan sanatçıları, saray, aynı 28 Şubatçılar gibi bir bir fişleme girişimine başladı. 28 Şubatçılar ve FETÖ'den aslında iyi ders almışlar yani derslerine iyi çalışmışlar" diye konuştu.

HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven'in 188 gündür açlık grevinde olduğunu ve cezaevlerinde üç bini aşkın tutuklu ve hükümlünün de açlık grevlerini sürdürdüğünü vurgulayan Buldan, "30 siyasi tutsak açlık grevini ölüm orucuna çevirmiş durumdadır. Çocuklarının ölmemesi için tutuklu anneleri, günlerdir cezaevi önlerinde seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Onlara ses verilmesi gerekirken hükümetin emriyle annelere zulüm uygulandı" değerlendirmesinde bulundu.

Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın avukatları ile yaptı görüşmeye değinen Buldan, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin uçuruma doğru daha fazla sürüklenmemesi için Türkiye'nin özgürlük ve demokratikleşme sorununu barışçıl yollardan, demokratik müzakere ile çözülebilmesi adına Sayın Öcalan, muhattaplık konumunu koruduğunu ortaya koyarak, iktidarından muhalefetine kadar tüm kesimlere açık bir mesaj iletmiştir.

Geçen hafta iki avukat İmralı Cezaevi'ne giderek Sayın Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirmiştir. Elbette ki oradan çıkan mesaj önemli bir mesajdır. Bu herkese açık ve önemli olduğu kadar da bir çağrıdır. Ülkenin geleceğine yönelik umutları yeşertecek yeni bir başlangıç için bu diyalog çağrısı görmezden gelinmemelidir. Bu ülkenin temel ihtiyacı geniş toplumsal uzlaşı, diyalog ve müzakeredir. Siyaset alanının sorun üretmek yerine bir çözüm mecrası olduğu bilinciyle tüm siyasi liderleri sorumluluk almaya bir kez daha davet ediyoruz. Son derece makul ve hukuki bir talep olan tecridin kaldırılması ve avukat görüşlerinin düzenli bir biçimde sağlanmasını içeren bu talebin garanti altına alınması ile Türkiye'de siyasal ve toplumsal bir rahatlama olacağını hepimiz biliyoruz. Eğer bu gerçekleşirse demokratik kanalların yeniden açılacağını hepimiz göreceğiz."

"ŞAİBELİ OLAN YSK'NİN İPTAL KARARIDIR"

"AKP'nin Seçim İşleri Komisyonu gibi çalışan YSK, İstanbul seçimlerini hukuk dışı, gayrimeşru bir kararla iptal etti." diyen Buldan, bu kararla İstanbul halkının iradesinin hiçe sayıldığını savundu.

Şaibeli olanın İstanbul seçimleri değil YSK'nin iptal kararı olduğunu ileri süren Buldan, "Bu YSK denilen yapı adında yüksek ifadesi olunca kendisini ne yazık ki halkın üzerinde görüyor. 'Halk değil ben belirlerim' diyor. Bu açıkça bir sandık darbesidir. Şimdi çıkmışlar ve utanmadan bir de 'oylar çalındı' diyerek, milyonların iradesine saygısızlık yapıyor, halkın aklıyla resmen alay ediyorlar. İstanbul'da oylar çalınmadı. İktidar ve YSK eliyle halkın iradesi çalındı. Halkın kazandığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalındı. HDP'li belediyelerin gaspı da İstanbul'un gaspı da YSK eliyle yapılan bir sandık darbesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Bazı illerde HDP'li belediyelerin kuşatılarak, karakol haline dönüştürülmeye çalışıldığını iddia eden Buldan, buna asla izin vermeyeceklerini söyledi. Buldan, "Belediyelerimizi asla teslim alamayacaksınız. El konulan belediyelerimizin de yerlerde tekmelenen annelerimizin de hesabını, özellikle 23 Haziran'da sandıkta bir kez daha soracağız. Cizre'ye sahip çıkmayan, duruş göstermeyen İstanbul'a da sahip çıkamaz. Bunu çok açık ve net olarak ifade etmek istiyoruz" dedi.

Buldan, önlerinde net iki fotoğraf olduğunu, bunlardan birisinin varlığını darbe, faşizm ve hukuksuzlukla sürdürmek isteyenlerin oluşturduğu fotoğraf, diğerinin ise geleceğini demokraside, demokratik cumhuriyette, toplumsal uzlaşıda ve barışta görenlerin oluşturduğu fotoğraf olduğunu ifade etti.

Böylesi bir ortamda 23 Haziran günü İstanbul'da yapılacak seçimin tam anlamıyla bir referandum olduğunu vurgulayan Buldan, "Halk iradesini hiçe sayan faşizm ile demokrasi arasındaki bir referandumdur. Hani hep, 'dünya 5'ten büyütür' diyor ya biz de diyoruz ki, İstanbul ve Türkiye halkları, hukuku yok sayan YSK'deki o yedi adamdan daha büyüktür" diye konuştu.

"BU ÇİZGİDE ISRARCIYIZ VE KARALIYIZ"

HDP'nin durduğu yerin net olduğunu ve kimsenin HDP üzerinden bir tartışma yürütmemesi gerektiğini belirten Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"HDP, demokrasinin, iradesi gasp edilen mazlum halkların, ezilenlerin, beyaz tülbentli annelerin, barışın, özgürlüğün, adaletin yanındadır. HDP, 31 Mart seçimlerinde demokratik bir seçenek yarattı, güç dengesini değiştirdi. Türkiye halklarına umut ve cesaret verdi. HDP, 31 Mart'ta demokrasiye aralanan kapının açılarak Türkiye halklarının aydınlık bir geleceğe kavuşması için 23 Haziran'da aynı kararlı tutumunu sürdürecektir. O yüzden aynı kararlılıkla daha güçlü bir demokrasi ittifakı diyoruz. Bu çizgide ısrarcıyız ve karalıyız."

"İŞSİZ, YOKSUL SAYISI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR"

Ekonomik gelişmelere değinen Buldan, gıdadan akaryakıta varıncaya kadar her şeye zam üstüne zam yapıldığına dikkati çekerek, "Zam ve vergi ile vatandaşın sırtına daha fazla yükleniyorlar. Yakında alıp verdiğiniz nefese dahi vergi koysalar hiç kimse şaşırmasın. İşsiz, yoksul sayısı her geçen gün giderek artıyor. Esnaf kepenk kapatıyor. Halkın sofrasında yiyecek ekmeği giderek küçülüyor bunlar, S 400 derdinde. Tarım bitmiş, bunlar SİHA üretiminin peşinde koşuyorlar" dedi.

Halkın, iktidardan hesap sorması gerektiğini savunan Pervin Buldan, şunları kaydetti:

"HDP'nin ilkeleri ve demokrasi konusundaki kararlı duruşu, 7 Haziran, 1 Kasım, 16 Nisan, 24 Haziran ve 31 Mart'ta Türkiye halklarına kazandırdı. 23 Haziran'da da kazandırmaya devam edecek. Demokrasi ve barış HDP ile gelecek. Şimdi İstanbul için 'her şey çok güzel olacak', 'İstanbul güzel olacak' diyorlar. Biz de inanın anneler, inanın Türkiye halkları sonuç muhteşem olacak diyoruz."

Öte yandan grup toplantısına, cezaevlerinde açlık grevinde olan tutuklu ve hükümlülerin annelerinin de aralarında bulunduğu, "barış anneleri" de katıldı.