AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. 

Reyhanlı'daki bombalı saldırılarının ülkeyi ve milleti sarstığını belirten Çelik, hayatını kaybedenlere rahmet, yaralananlara şifa diledi. 

Saldırıların Cumhuriyet tarihindeki en büyük terör olaylarından biri olduğunu vurgulayan Çelik, "Komşu ülkenin istihbarat örgütü ile işbirliği halinde buraya saldırı gerçekleştirildi. En azından bulgular böyledir. Onlarla bağlantılı olan, onlarla birlikte hareket eden, onların emellerine hizmet eden bir terör örgütü böyle bir saldırıyı gerçekleştirdi" dedi. 

Siyasi partilerin saldırılar nedeniyle hükümeti eleştirdiğini hatırlatan Çelik, "Tabii ki günlük siyaset rekabete dayalıdır ve siyasi partiler iktidarı eleştirirler. İktidarların varsa eksiği, hatası, kusuru, kastını ortaya koyarlar. Bu son derece tabiidir, demokrasinin gereğidir, işin tabiatının gereğidir. Ancak, bir yangın çıkarken, alevler göklere yükselirken, içeride insanlar cayır cayır yanarken, böyle bir politik hesaplaşma içerisine girmek, bizatihi siyasetin kendisine aykırıdır, siyasi ahlaka aykırıdır" iadelerini kullandı. 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun "Reyhanlı'daki 51 kişinin önce sorumlusu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dır', 'Bunların katili Recep Tayyip Erdoğan'dır' sözlerinin anımsatan Çelik, "Kılıçdaroğlu'nun bu söylemini, Kılıçdaroğlu'nun bu talihsiz, kabul edilemez beyanlarını milletin ferasetine havale ediyorum" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun Başbakan Erdoğan için "omurgasız, kalpazan, sahtekar, hain, yalancı, harami, palavracı, cahil, ahlaksız, bölücü, diktatör, hırsız, vicdansız, ruh hastası, terbiyesiz, çapsız, Firavun, Nemrut, sicili bozuk" ifadelerini kullandığını anımsatan Çelik, ancak Erdoğan'ın bunlara cevap vermediğini vurguladı. 

Siyasetin temiz bir zemin istediğini, aksi takdirde vatandaşa çok kötü örnek olunacağını anlatan Çelik, "Vatandaşa 'uzlaşın' derken, vatandaşa nezaketten söz ederken, vatandaşa ufak meselelerden dolayı niza kavga çıkarmayın dediğimiz zaman, öğrenciye dediğimiz zaman, işçiye, sokaktaki vatandaşa, köylüye söylediğimiz zaman siyaset kurumunun bu manzarasını gösterdiğinde söylenecek söz bulamıyorsunuz. Bundan dolayı fevkalade üzüntülüyüz" değerlendirmesinde bulundu. 

'YAŞANANLAR BİRER SKANDAL'
Kılıçdaroğlu'nun bu durumu partisine yakıştırabileceğini ancak kendilerinin CHP'nin geçmişine, genel başkanına, ana muhalefet partisine yakıştıramadıklarını kaydeden Çelik, şunları kaydetti: 

"Bunu sadece yakıştırmayan biz değiliz. Bakın Sayın Kılıçdaroğlu, AP Sosyalist Grubu'na gitti, arzı meram etmeye çalıştı. Orada yaşananlar birer skandaldır ve AP Sosyalist Grubu Başkanı Sayın Swoboda, bu seviyesizliğe isyan etti. Bu üslupsuzluğa, pespayeliğe isyan etti. 'Kusura bakmasın, ben vatandaşlarının hür oyları ile seçilmiş olan bir lideri, yüz bine yakın vatandaşı acımasızca katleden Beşşar Esed gibi bir diktatörü benzeten Kılıçdaroğlu ile baş başa görüşmem' dedi. Bu bizim tarihimizde görülmüş bir olay değil. Hadi Avrupa'daki şu, bu parti olsa bunu anlarım ama CHP'nin de üyesi bulunduğu AP Sosyalist Grubu Başkanı söylüyor. Sayın Swoboda bunu söylüyor. Sayın Kılıçdaroğlu'na 'bu sözlerinizi geri almazsanız ben sizinle baş başa görüşmem' diyor. Bunu Twitter'dan ilan ediyor." 

Çelik, CHP'lilerin, Swoboda ile kendilerinin görüşmediklerini ileri sürmesini "evde kalmış kızlara'" benzeterek, CHP'nin son derece hazin bir durumda olduğunu söyledi. 

Swoboda'nın Suriye politikasının açık ve net olduğunu belirten Çelik, "Yani diyor ki Kılıçdaroğlu'na 'Sen bu diktatörden yanasın'. Sen bu diktatörle maalesef aynı ruh ve mana iklimini taşıdığın için bugüne kadar Suriye yönetiminin yaptığı katliamları bir kez olsun bile kınamadın. Sen bu vahşeti yapan terör örgütünü de kınamadın. Bu vahşeti yapan terör örgütü ile aynı familyadan olan malum, akraba terör örgütüne İstanbul'da bir operasyon düzenlendiği zaman sen grubunda kalktın başbakana, hükümete ağzına geleni söyledin. Ağzının söylediğini galiba kulağın duymuyor" diye konuştu. 

'VATANDAŞ SEÇİMLERDE SİLLEYİ ÇEKER'
Türkiye'nin Suriye politikasını eleştiren marjinal grupların hepsinin arkasında CHP'nin 'kuyruk' olduğunu savunan Çelik, bunun köklü bir geleneğe sahip, Cumhuriyetin kuruluşundan beri var olan CHP gibi bir partiye yakışmadığını vurguladı. 

Çelik, Swoboda'nın "CHP değişmezse iktidarı hayal bile edemez" şeklindeki sözlerinin hatırlatarak, "Biz söylediğimiz zaman, sakalımız olmadığı için herhalde, sözümüz onlara muteber gelmedi. Burada defalarca söyledim, 'değişmeyenler deliler ve ölülerdir ey CHP' diye. Siz Türkiye'nin değişen şartlarını, siz dünyanın değişen şartlarını içinize sindirmek durumundasınız. Aksi takdirde siz bu ülkeye faydalı olamazsınız. Konuşursunuz, konuşursunuz hakaret edersiniz, küfredersiniz, bağırırsınız, ondan sonra vatandaş seçimlerde silleyi çeker, oturursunuz oturduğunuz yerde. Bugüne kadar hep böyle olmuştur" ifadelerini kullandı.

'AĞZINI TEMİZLEMELİ'
Çelik, Kılıçdaroğlu'nu ağzını temizlemeye ve çalkalamaya davet ederek, "Başbakanı katil ilan ederken ağzını çalkalamaya davet ediyoruz. Sayın Bahçeli zaten zıvanadan çıkmış bunu biliyoruz. O kibar adam kürsüye çıktığı zaman söylemiştim, bir kurt adama dönüyor. Bunu hepiniz biliyorsunuz zaten. Sayın Kılıçdaroğlu da herhalde onunla yarışıyor. Bir de üçüncü vitesle giderken ben dörtle gidemez miyim diyor. Biri beşle giderken birisi roketle gidecek. Vaziyet budur. Onun için biz CHP'nin hali pür melaline maalesef ağlıyoruz. CHP de kendi hali pür melaline ağlıyor. Yabancılar da adam akıllı kendi oradaki ekip içinde bulunduğu insanlar bile CHP'yi ciddiye almıyor. Böyle bir partiyi halkımız da ciddiye almaz" ifadelerini kullandı.