CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Ordu Cumhuriyet Meydanında düzenlediği mitingte vatandaşlara hitap etti.

Hiçbir yerden talimat almayan halkın iktidarını kuracaklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Sizden yetki istiyoruz. Yetki verin, Tayyip Erdoğan ve yandaşlarından, kul hakkı yiyenlerden, ülkeyi sömürenlerden hesap soracağız'' diye konuştu.

Ordu'yu ''fındığın başkenti'' olarak gören Kılıçdaroğlu, alandaki bir pankartı işaret ederek, ''(Fındık kurdu Erdoğan) diyorlar. Fındık dalda, kurdu Ankara'da, Recep Bey havuzlu villada'' diye seslendi.

Fındığın Türkiye Cumhuriyeti'nin milli ürünü olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ancak AK Parti iktidarının fındığı uluslararası tekellere peşkeş çektiğini ileri sürdü.

Fındık alım taban fiyatının hala belli olmadığını, üreticinin alın terinin karşılığını alamadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Fiskobirliği, fındık üreticisini destekler, fiyatını verir., Alın terinin değerini verirsin mesele biter. Ama sizin gönlünüzde bu yatmıyor. Sizin gönlünüzde yatan 'Ben fındık üreticisinin alın terini nasıl hortumlarım? Nasıl malını götürürüm, nasıl yürütürüm?' Diyordu ya 'Ben yürütmenin başıyım.' Sen, yürütmenin başısın, ben onu çok iyi biliyorum. Fındığın başkentinden Ordu'dan size söz veriyorum; halkın iktidarında sağlıklı, düzgün çalışan bir fındık borsası kurulacaktır. Yapılmayanı yapacağız. Fındık üreticisinin alın terinin hakkını teslim edeceğiz. Okyanus ötesinden birinin talimatıyla değil, halkın gözyaşını, alın terini dinleyeceğiz biz.''

Kılıçdaroğlu, Karadeniz Kalkınma Projesi başlatacaklarını ve tüm bölgenin kalkınması için çalışacaklarını, Karadeniz'i hem demiryolu hem karayoluyla güneyden kuzeye bağlayacaklarını da söyledi.

Yapacaklarını anlattığında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bunları nasıl gerçekleştireceğini sorduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, ''8 yıldır ülkeyi yönetiyorsun. Neyi, nasıl yapacağını bilmiyorsan niye o koltukta oturuyorsun? Recep Bey'e buradan Ordu Meydanından sesleniyorum; hortumları keseceksin, kendi cebini düşünmeyeceksin, milleti düşüneceksin, bak bakalım sorunlar nasıl çözülüyormuş'' dedi.

'KUL HAKKI YİYENLERDEN HESAP SORUN'
Bugün Beraat Kandili olduğunu hatırlatan ve vatandaşlara hayırlı kandiller dileyen Kılıçdaroğlu, ''Kul hakkı yemenin ne kadar ağır bir günah olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Eğer kul hakkı yiyenleri Yüce Divan'dan kurtarırsanız o sorumluluğun altına siz de girersiniz. Buradan tüm yurttaşlarıma sesleniyorum; Kul hakkı yiyenlerden hesap sormanın zamanı 12 Eylül'dür. 12 Eylül'de onlara derslerini verelim'' diye konuştu.

'DUBAİ''DEKİ ANLAŞMAYI AÇIKLA'
Başbakan Erdoğan'ın Adıyaman'da yaptığı konuşmada kendisini 'ihanetle' suçladığını ileri süren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Kendisine söyledim; ihanetin ne olduğunu öğrenmek istiyorsan git (Necmettin) Erbakan'a sor. Sen ona nasıl ihanet ettin? Ama madem ki ihanetten söz ettin, sen vatana ihanet ettin mi, etmedin mi önce onun cevabını ver bakalım. Belki hafızası yeterli olmayabilir. Recep Bey'e Ordu Meydanından hatırlatıyorum; Dubai'de Ali Babacan, attığı imza ile Türkiye'ye ihanet etti mi etmedi mi? O senin Bakanın mı, değil mi? Sen bir milyar dolara Türkiye'yi pazarlamaya kalkıyorsun, sonra kalkıp ihanetten bahsediyorsun. Sen ülkeye ihanet ettin, ülkeye... Recep Bey'e bir şey daha söylüyorum; Korkmuyorsan ihanetin belgesini açıkla. Niye gizliyorsun Dubai anlaşmasını... 1 milyar dolara ülke pazarlanır mı? Dubai'yi söyledim, imzalayan Bakanı söyledim, Plan Bütçe Komisyonunda söyledim. Sayın Bakan, sen bunu imzalarken Başbakan'ın haberi var mıydı, yok muydu? Verdiği cevap şu; 'O anlaşmayı biz imzaladık. Hükümetin haberi vardı.' Şimdi o anlaşmayı gizliyorlar. Bize yetki verin, bize izin verin, bu ülkeye ihanet edenleri Yüce Divan'a çıkaralım. İhanet ediyor bunlar, ülkeye ihanet ediyorlar. Şimdi Recep Bey'e soruyorum, çık televizyonlara milletin karşısına, de ki 'Dubai'de biz anlaşma imzalamadık.' De ki, ben senin yakana o anlaşmayı iliştireyim. Recep Bey size doğruları söylemeyi görev bildik. Recep Bey bizi yalancılıkla suçlamış. Benim yalan söylediğimi söylesin, tarih versin, yer versin 'Eyvallah' diyeceğiz.''

'BU MAL VARLIĞI NEREDEN GELİYOR?'
Başbakan Erdoğan'ın 1 Ekim 2002'de Amasya'da, 20 Ekim 2002'de Mersin'de yaptığı konuşmalarda ve 25 Ekim 2002'de bir televizyon programında dokunulmazlıkların kaldırılacağı sözünü verdiğini, 24 Kasım 2002'de ise bir konuşmasında 'Bir yıl süre ile dokunulmazlık bizim gündemimizde yok' dediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''İnsan bu kadar yalan söyler mi? Ordu Meydanından söylüyorum, tarih veriyorum, konuşmayı söylüyorum. İnanmıyorsa gitsin o tarihlerde Anadolu Ajansına baksın, görecek. Verdiği sözün arkasında durmayan adama ne denir? Eğer bu yalan değilse, bir adam düzgünse halka hesap vermeyi namuslu görev kabul ediyorsa verdiği sözün arkasında yiğitçe durmalı. Adam gibi adam olmalı. Kul hakkı yemek en büyük günahlar arasındadır. Anayasa değişikliğinde 'evet' oyu kullanacak yurttaşlara sesleniyorum, 'Evet' derseniz kul hakkı yiyenlere de 'evet' diyeceksiniz. 'Hayır' derseniz inançlarınıza ve ahlakınıza sahip çıkacaksınız. Recep Bey, çıksın 'Kul hakkı yemedim desin.' Yemediyse bu kadar mal varlığı nereden geliyor.''

'KASIMPAŞA'NIN 'K'SI BİLE OLAMAZSIN'
Anayasa değişikliklerinde dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin herhangi bir düzenlemenin olmamasını da eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu, ''Söz verdin, namus sözü verdin, yiğitlik sözü verdin. Milletin önüne çıktın. Şimdi niye kıvırıyorsun? Niye adam gibi durmuyorsun? Beyefendi ne diyordu? 'Biz Kasımpaşalıyız.' Sen Kasımpaşanın 'k'si bile olamazsın. Kasımpaşalılar verdiği sözün arkasında durur.'' dedi.

Başbakan Erdoğan'ın sırtını artık halka döndüğünü savunan Kılıçdaroğlu, ''Artık havuzlu villada oturuyor. Yanında helikopter pisti var. Hanımını Katar'a düğüne devletin uçağı ile gönderiyor. Artık Recep Bey halk değildir. Eskiden Tayyip idi, düzgündü şimdi Recep Bey, artık düzgün değil. Recep Bey eğri adam artık'' ifadesini kullandı.

Bu arada, Ordu'nun DSP'li Belediye Başkanı Seyit Torun, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu şehir girişinde karşıladı.

Parti otobüsüne binerek miting meydanına gelen Torun, mitingin başında parti otobüsünden adı anons edilince otobüsün üzerine çıkarak vatandaşları selamladı. Torun daha sonra otobüsten ayrıldı.