Bir grup gazeteciyle bir araya gelen Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eşbaşkanı Gültan Kışnak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

BDP ve DTK (Demokratik Toplum Kongresi) eşbaşkanlarının İmralı sürecinde 'ön tıkayıcı' gibi gösterildiğini savunan Kışanak, gelecek hafta içerisinde parti organlarını toplayarak, süreçte nasıl bir yol alacaklarına dair karar vereceklerini açıkladı.

Sürecin hükümet tarafından medya üzerinden yürütüldüğünü öne süren Kışanak, şunları söyledi:

'TÜRKİYE TOPLUMUNDA BARIŞ ÖZLEMİ VAR'
"Bir bütün olarak Türkiye toplumunda barış özlemi var. Çözüm umudu ve beklentisi var. Bu görüşmelerin barışa, çözüme doğru yol alması konusunda kamuoyunun açık desteği var. 3 Şubat'ta partimizin iki milletvekili Ahmet Türk ve Ayla Akat Ata İmralı'ya gitti. İkinci bir ziyarette bulunulması ve görüşmelerin sürece katkı yapan bir boyutta ilerlemesi bekleniyordu. Ne yazık ki hükümet bir aydır bu konuda pozitif yaklaşım içerisinde olmadı. Sürekli medya üzerinden spekülatif, tamamı hükümet kaynaklı bilgilerle kamuoyu oyalanıyor. Bunu doğru bulmuyoruz. Bizler BDP, DTK olarak bu süreçte sorumluluk almaya, risk almaya ve sürecin ilerletilmesi konusunda katkı yapmaya hazır oluduğumuzu belirttik. Hükümete de bildirdik.

'BDP'Yİ MUHATAP ALIN'
BDP bütün engellere, baskılara rağmen yaklaşık 3 milyon insandan oy almış programı belli olan bir partidir. Bizim beklentimiz AKP hükümetinin BDP'yi kurumsal olarak muhatap alması ve bizimle temas kurmasıdır. Ne yazık ki şimdiye kadar böyle bir yaklaşım olmadı. AKP hükümeti ve Başbakan medya üzerinden mesaj vermeyi tercih ettiler. Bu bir diyalog yolu değildir. Bu yaklaşımla diyalog kurmak ve olumlu sonuç almak mümkün değil."

Eşbaşkanlar olarak siyasi risk ve sorumluluk almak istediklerini belirten Kışanak, hükümete, bakanlara defalarca grup başkan vekillerini gönderdiklerini ancak, süreç konusunda muhatap bulamadıklarını vurguladı. Kışanak, "Böylesine zor ve önemli süreç üstün körü yönetilmez. Bu işin ciddiyeti ortaya çıksın diye kendimizi önerdik. Habur ve Oslo süreci bundan daha iyiydi. En azından muhatap vardı. Sayın Beşir Atalay'ın açılımdan sorumlu olduğunu biliyorduk. Bu süreçte muhatap kim bilmiyoruz. Bizim tarafımızda asla bir karışıklık yok. Muhataplar net. Ama karşı tarafta bunu göremiyoruz " diye konuştu.

Hükümete de seslenen Kışanak, şöyle devam etti:

"Gerçek anlamda bir barış ve müzakere istiyorlarsa, BDP'yi kurumsal olarak muhatap almaya davet ediyorum. Hükümetin yanlışlarına rağmen, asla ve asla bu süreçte bir eksiklik olmasına izin vermeyiz. Bu süreci tartışıp, olumlu bir katkı nasıl yapabiliriz, tartışacağız. Hükümeti sorumlu ve ciddi yaklaşmaya BDP'nin kurumsal kimliğini ciddiye almaya ve muhatap almaya davet ediyorum."

'BEN TERÖRİST DEĞİLİM'
BDP Eşbaşkanı Kışanak, özellikle Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde bir grup PKK'lı ile kucaklaşmasından sonra kendisine karşı sistematik bir kampanya yürütüldüğünü savundu.

Kışanak, bu konuda da şunları söyledi:

"Bana karşı sistemli, belli bir merkezden yönetilen karşı kampanya ve siyasi linç operasyonu yürütülüyor. Bunları art niyetli buluyorum. Burada Gültan Kışanak olarak konuşmak istiyorum. Ben terörist değilim. Gazetecilik yaptığım yıllarda en yakınımdaki insanları kaybettim. Çalıştığım gazeteyi bombaladılar. Birkaç saat farkla ölümden döndüm. Ben hiçbir zaman terörist olmadım, terör uzantısı da olmadım. 28 Şubat darbesi manşetini atmış kişiyim. Böyle bir siyasi linç, tahrik eden yaklaşım asla ve asla kabul edilemez. Bunu yapanlar erkek diliyle konuşuyorlar. Cinsiyetçiler. Uyarıyorum; ya benim adımı ağızlarına almasınlar, ya da doğru düzgün konuşsunlar. Bu kadar aşağılanmayı, cinsiyetçi, küçümseyen bir dili kabul etmeyeceğim. Anladıkları dilde cevap vereceğim."