Tombul bamya, pembe domates ve kavılca buğdayı… 16 Ekim 2011’de gerçekleştirilecek 33. Avrasya Maratonu’na katılacak Adım Adım koşucuları yaşamın sürekliliğini temsil eden tohumlar için koşacak. Sivil toplum kuruluşlarının projelerini desteklemek üzere ulusal ve uluslararası maratonlara katılan Adım Adım koşucuları, pazar günü yapılacak maratonda adımlarını Buğday Derneği’nin Tohum Takas Ağı Projesi’ne destek olmak üzere atacak…

Yerel ve geleneksel tohum çeşitlerinin korunmasının yaşamsal önemine işaret eden Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Tohum Takas Ağı Projesi’ni, yerli tohumların korunması ve sürekliliğini sağlamak üzere yürütüyor. Proje kapsamında Buğday Derneği’nin proje yürütücüleri ve ziraat mühendisleri tehlike altındaki yerel ve geleneksel tohumları araştıracak, temin edecek ve ekiminin yapılması için seçilen TaTuTa çiftliklerine dağıtacak. TaTuTa çiftliklerinde elde edilen tohumlar, Tohum Etkinlikleri, Tohum Festivalleri düzenlenerek halkla, çiftçilerle paylaşılacak. Bu tohumlar ayrıca yerel tohum çeşitlerinin korunması gerekliliğine inanan hobi bahçeleri ve balkon bahçelerine de dağıtılacak. Bu faaliyetler sonucunda yerel tohum çeşitlerinin korunmasına inanan çiftçiler ve gönüllüler arasında yerel çeşitler için bir Tohum Takas Ağı oluşturulması planlanıyor.

Adım Adım Oluşumu’nun Tohum Ağı projesi için yürüttüğü kampanya kapsamında 60 bin lira bağış toplanması hedefleniyor. Proje kapsamında, tohumlara uygun değişik coğrafyalarda toplamda minimum 15 dönüm arazide atalık tohumların çoğaltılması ve dağıtımı planlanıyor.

Buğday Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Güneşin Aydemir, “Tek tip tohumlara mecbur kalmak, açlığa davetiye çıkarmak anlamına gelir. Çünkü bir hastalık ya da felaket o tohumu yok edebilir. Yerli tohumları korumak için ambarlarda saklamak yeterli değil. Her türlü iklim koşuluna dayanıklılığını devam ettirebilmesi, ekilmesine, yani kendi koşullarında yaşayarak neslini sürdürmesine bağlıdır” diyor.

Küçük çiftçilerin piyasa şartlarının uygun olmaması nedeniyle gün geçtikçe atalık çeşitleri terk etmek zorunda bırakıldığını vurgulayan Aydemir, tohum çeşitliliğinin dolayısıyla da yerli tohumların gıda bağımsızlığının güvencesi olduğunu söylüyor. Aydemir, Adım Adım koşucularına ve bağışçılarına geleceğin tohumlarına verdikleri destek için teşekkür ediyor.

Yeni Bir Yaşam Başlatmak İçin...

Adım Adım Oluşumu geçtiğimiz yıl Buğday Derneği’nin TaTuTa Ekolojik Çiftlik Ziyaretleri sistemine yeni çiftliklerin katılması için koşmuştu. Geçen yıl yapılan Runtalya koşusunda Adım Adım ekibiyle birlikte TaTuTa projesi için koşmaya niyet eden ancak 2 Mart’ta aramızdan ayrılan Buğday hareketinin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Victor Ananias, derneğin yayımladığı Tohum Sever’in El Kitabı’nda tohumun önemini şöyle dile getiriyor:

“Bir tohum yaşamın sonsuzluğunu temsil eder. Onun ürettiği bir sürü meyve, bitki ve sayısız tohumun çoğu tükense, yenip yutulsa ve sadece bir adet sağlıklı tohum kalsa bu yeni bir yaşamı başlatmak için yeterlidir. Her tohum, kendisini her nesilde yenileyip çok değişken koşullara ayak uydurarak sürekliliğini sağlamak üzere sonsuz bir yaşamı temsil eder. Biz de bir tohum idik kısa bir süre önce... Tohuma can veren bütünü ve varlık şeklini sadece azot, potasyum fosfat, mineraller ve hatta genler ile açıklamak, kontrol etmek hele hele geliştirmek, bizim yeti ve kapasitemizin çok üstündedir. Bizim tohumlar için yapabileceğimiz en büyük iş; onlara sadakat göstermek, onları elimizde geleceğimizi tutuyor olmanın getirdiği sorumluluk ile saklamak, taşımak, paylaşmak, takas etmek ve sağlıklı toprakla, suyla tekrar tekrar buluşturmak olabilir ancak.”

Tohum Takas Ağı Projesi’ni bir başak olarak kabul edin,

her bir adımında birçok tohum içeren...

Bu tohumlar ekmek, dağıtmak, çoğaltmak için…

Bu tohumlar geleneklerimizde olduğu gibi: Kurda, kuşa ve aşa!