Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Irak merkezi hükümeti ile Ovaköy Sınır Kapısı'nın açılması noktasında fikir birliği oluştuğunu belirtti.

Gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Tüfenkci, son dönemdeki gelişmelere ilişkin de değerlendirmede bulundu.

Irak Başbakanı Haydar el-İbadi'nin Türkiye’yi ziyareti ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne yönelik gündeme gelen ambargolar kapsamında izlenecek yol haritasına ilişkin sorular üzerine Tüfenkci, Irak'ın, Türkiye için önemli bir komşu olduğunu söyledi.

Türkiye'nin her zaman Irak'ın toprak bütünlüğünden yana olduğunu vurgulayan Tüfenkci, dünkü ziyarette de güvenlik, petrol arzı ve ticaret gibi konuların gündeme geldiğini anlattı.

Bilinenin aksine Irak'la olan ticaretin büyük bölümünün bölgesel yönetimle değil, merkezi hükümetle gerçekleştiğine işaret eden Tüfenkci, Habur Sınır Kapısı'nın da Irak'a açılan tek sınır kapısı olduğunu dile getirdi. Bu kapının uzun yıllar Irak Kürt Bölgesel Yönetimi tarafından kontrol edildiğine ve ciddi bir gelir elde edildiğine dikkati çeken Tüfenkci, şöyle konuştu:

"Biz sınır kapılarının, havalimanlarının merkezi hükümetin kontrolünde olmasından yanayız. Irak'ın sınır kapılarının kontrolüne yönelik adımlarının gerçekleşmesini bekliyoruz. Görüşmelerde ikinci bir kapı olarak hukuki altyapısını tamamladığımız ama Irak tarafından adım atılmasını beklediğimiz Ovaköy Sınır Kapısı da gündeme geldi. Irak merkezi yönetimi ile ikinci bir kapı açılması noktasında fikir birliği oluştu. Bugüne kadar merkezi hükümet ile Kuzey Irak yönetimi arasındaki ihtilaflar dolayısıyla açılamamıştı. Irak merkezi hükümetinin de bu konuda istekli olduğunu gördük. Yol güvenliğinin sağlanması lazım. PYD/PKK, DEAŞ ve peşmelerin yol güvenliği noktasında baskıları olabilir. Bu noktada Irak veya bizim güvenliği sağlamamız lazım. Onlarla ilgili adımlar atıldıktan sonra Ovaköy Sınır Kapısı açılabilir. Karar verildiğinde bizim açımızından hukuki bir engel yok."

Tüfenkci, kararın şekillenmesiyle güzergah üzerinde bir köprü ihtiyacı ortaya çıkacağını, bunun da Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılabileceğini kaydetti.

İŞ DÜNYASI'NDAN VİZE KRİZİNE ÇÖZÜM ARAYIŞI

Tüfenkci, ABD Ticaret Odası Heyeti'nin, vize krizinin ardından Türkiye’de yaptığı görüşmeler ile Almanya'nın, Türkiye'ye yönelik finansman kaynaklarının kısıtlanması yönünde baskı yaptığı iddialarına ilişkin soruları da yanıtladı.

İkili ilişkileri iyileştirmek adına ticaret çevrelerinin temasları önemsediğini dile getiren Tüfenkci, "Türkiye-ABD ilişkileri kırılgan bir zeminde yürüyor. Dolayısıyla özellikle iş dünyasının, odaların bu noktadaki gayret ve istekleri önemli." dedi.

Vize yasaklamalarının ticareti sınırlandırdığını, oysa ticareti kolaylaştıracak adımlara ihtiyaç olduğunu ifade eden Tüfenkci, "İş dünyasının, karşılıklı anlayış temelinde, yapıcı bir tutumla vize engelinin kaldırılması gerektiği noktasında bir görüşü var. ABD Ticaret Odası heyeti de bu noktada girişimlerde bulunacaklarını ifade ettiler." diye konuştu. 

Tüfenkci, Türkiye'nin, ABD için ticari açıdan kolay kolay vazgeçilebilecek bir ülke olmadığının görüldüğünü, ticari anlamda Türkiye ile iş birliğinin iki ülkeye de kazanç sağlayacağını vurguladı.

AB'YE ELEŞTİRİ

AB ve Almanya'nın ikircikli ve Türkiye'ye hasmane tutum içinde bulunmasının da Türk iş dünyasını üzdüğünü dile getiren Tüfenkci, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Siyasi anlamda yapamadıklarını ekonomik yönden dize getirecek bir şantaj aracına dönüştürmeleri ahlaksızlıktır. AB'de mali yardımların kısıtlanmasına dair kararlar alınmaya çalışılıyor. AB öncelikle bugüne kadar Türkiye'ye yaptığı taahhütleri yerine getirme noktasında dürüst olsun. Daha mürekkebi kurumadı, göç anlaşmalarında üzerlerine düşen taahhütleri veremeyen bir Avrupa bugün mali yardımları kesse ne olur, kesmese ne olur? Yapılanlar ticarete, ahlaka, devlet hukukuna uymuyor." 

AB'nin ticaretin kolaylaştırılmasına yönelik oluşturulduğuna işaret eden Tüfenkci, şunları kaydetti:

"Bu değerleri unutarak ikiyüzlü bir tavır sergilemesi, ticarete yönelik birtakım engeller koyması AB'nin güvenilirliğini yitirmesine neden oldu. Bu kısıtlamalar, baskılar arttıkça iş dünyası nezdinde de sorgulanmalarına neden olacak. Adil bir rekabet istiyorlarsa ekonomik şantaja başvurmamaları gerekir. Bizim de karşı tedbirlerimiz her zaman var. Uluslararası hukukta mütekabiliyet şartları var. Türkiye bu tür yaptırımlarla dize gelecek bir ülke olmadı, olamayacak. Rahatsız eden AB'nin iki yüzlülüğü."

ŞİRKET TAKİBİ T.C. KİMLİK NUMARASI İLE YAPILACAK

Tüfenkci, T.C kimlik numarasıyla üzerinde bulunan şirketleri takip etmeye ilişkin, "Kurduğumuz yeni sistemle artık herkes T.C. kimlik numarasını Bakanlığımızın web sitesi ya da e-devlet sistemi üzerinden girerek adlarına şirket kurulup kurulmadığını veya bir şirketin ortağı olup olmadıklarını görebilecekler ve anında müdahale edebilecekler. Bu önemli bir kolaylık ve güvenlik." ifadelerini kullandı.x

E-TİCARETE YENİ DÜZENLEME

Tüfenkci, elektronik ticaretin kayıt altına alınması için yürütülen çalışmalara ilişkin soru üzerine de e-ticaretin Türkiye'de yeni gelişen ve önü açık bir alan olduğunu belirterek, esnafın fazla meblağ ödemeden veya fazla bilgiye gerek kalmadan e-ticaret alanlarında da yer almalarına imkan sağlayacaklarını söyledi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen "torba tasarı"da konuya ilişkin düzenlemeye yer verildiğini, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a madde eklendiğini anlatan Tüfenkci, düzenlemenin kısa sürede TBMM Genel Kurulu gündemine geleceğini bildirdi. Tüfenkci, düzenlemeyle e-ticaretin gelişiminin izlenebilmesi ve değerlendirilmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarının kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve diğer gerçek ve tüzel kişilerin bakanlığa bildirimde bulunması gerektiğini ifade etti.

Kanun kapsamında bakanlık tarafından istenilen bilgileri sunmayan gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında 5 bin liradan 20 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacağına dikkati çeken Tüfenkci, şöyle devam etti:

"Şimdiye kadar bu noktada derli toplu bir izlenme mekanizması ve bildirim mekanizması yoktu. Bunun 2-3 faydası olacak. Bir, Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi üzerinden toplanan veriler sayesinde istatistiki bilgiler üretilecek. Üretilen veriler de ticaret alanında sağlıklı ve sürdürülebilir politikaların uygulanmasını sağlamış olacak. Bir de güvenli olmayan veya korsan veya günübirlik veya dolandırıcılık amacıyla kurulan siteler var. Bunların denetlenme noktasında da ve sitelerin gerçek sahiplerine ulaşabilmesi noktasında da gerçekten sıkıntılar vardı. Bunları da önlemek adına biliyorsunuz bakanlık olarak güven damgasını geliştirdik, bu noktada da bir adım atmış olduk. Bu komisyondan geçti. Vergisel anlamda da takip olacak, hangi sitelerin kim tarafından, nasıl kurulduğunun denetlenebilirliği açısından. Böylelikle haksız rekabetin de önüne geçilmiş olunacak."

İSTENMEYEN SMS'LER

Tüfenkci, "torba tasarı"da, istenmeyen SMS'lerin yönetileceği bir sistem oluşturulmasını öngören düzenlemeye de yer verildiğini hatırlatarak, söz konusu sistemin şikayetlerin sonuçlandırılma süresini kısaltacağını ve süreci pratikleştirerek caydırıcı hale getireceğini vurguladı.

Sistem kapsamında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile veri alışverişi sağlanacağını anlatan Tüfenkci, "Bu sistemle kısa zamanda şikayetler sonuçlanmış olacak." dedi.