Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasında biri tutuksuz 6 sanık hazır bulunurken, cinayetlerin azmettiricisi olduğu iddiasıyla tutuklu bulunan ve geçen duruşmaya ''ödenek yokluğu'' gerekçesiyle getirilemeyen Varol Bülent Aral'ın, Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edildiği gerekçesiyle duruşmaya katılmadığı belirtildi.

Bir önceki duruşmada yapılan tebliğe rağmen gelmeyen ve hakkında zorla getirilme kararı çıkarılan tanık Burcu Polat da Balıkesir'de öğrenci olduğu gerekçesiyle mahkeme salonunda bulunmadı.

SUÇ DUYURUSU TALEBİ
Müdahil avukatlardan Hafize Çoban, Varol Bülent Aral'ın duruşmaya getirilmemiş olmasında kasıt olabileceği görüşünde olduklarını ifade ederek, ''Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından alınan bir kararda kişinin herhangi bir akıl eksikliğinin bulunmadığı belirtilmiş olmasına rağmen ve bu kararın dosyada bulunmasına karşın sanığın Adana'ya sevk edilmesi konusunda yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum'' dedi.

Avukat Erdal Doğan da tanık Burcu Polat'ın da öğrenci olmasının mazeret sayılamayacağını, dolayısıyla okulların tatil olduğu için getirilmesinde bir engel bulunmadığını savunarak, bu kişiyi salonda hazır etmeyenler hakkında da suç duyurusunda bulunulmasını talep ettiklerini ifade etti.

Mahkeme heyeti, Sanık Varol Bülent Aral'ın bir sonraki duruşmaya getirilmesi için Adana Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, tanık Burcu Polat'ın da hazır edilmesi için yazı yazılmasına karar verdi.

Mahkeme, ayrıca Adana Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına yazılacak yazıda, bu kişilerin bir dahaki duruşmada bulunmaması halinde suç duyurusunda bulunulacağının belirtileceğini kaydetti.

Duruşma 21 Ağustos tarihine ertelendi.

'SANKİ YARGILAMAYLA ALAY EDİLİYOR'
Müdahil avukatlardan Erdal Doğan, duruşmadan sonra NTV'nin sorularını yanıtladı.

Bu sanık mahkemeden kaçırılıyor şüphesi var sizde. Kim ve neden bunu yaptığını düşünüyorsunuz?

Erdal Doğan: 19 Haziran’daki duruşmaya Emre Günaydın’ın getirilmesi ikinci kez getirilmemişti. … mahkeme çıkışında olduğunu hem mahkemede de belirttik mahkeme çıkışında da söyledik. Sonrada öğrendik ki bu şüphemizde çok da yersiz değiliz.

Çünkü 19 Haziaran'da Malatya’daki duruşmaya Adıyaman’dan ödenek yokluğundan getirilmeyen sanık bir iki gün sonra nasılsa Adana’ya götürülüyor. Adana’da da 8 Temmuz’da taburcu ediliyor hastaneden ve ondan sonra Adana cezaevinde tutuluyor. Bu sanığın önemli bir yeri var. Bu duruşmada daha önce tanık olarak dinlendi. Tanık olarak dinlerken Ergenekon diye bilinen dava ile ilgili sanıklardan Veli Küçük’ün kendisini tehdit ettiğini söyledi.

Ayrıca gelen bir ifadede Emre Günaydın’ın daha önceden mahkemeye vermiş olduğu itirafta bu şahsın kendilerini azmettirdiği ve cinayette rolleri olduğu konusunda ifadeleri oldu. Sanık olarak iddianame hazırlanıp davaya eklenince bu şahıs Ergenekon soruşturmasını sürdüren savcılara bazı ifadeler için İstanbul’a götürüldü ve bazı bilgiler verdi sanırım. Bu şahsın özellikle mahkemeden kaçırılmak istendiği düşüncesi artık bizde hakim oldu. Çünkü ödenek yokluğundan veya sağlık kurulu raporu olmasına rağmen akıl ve ruh hastanesine götürülmesi gibi çabalar…

Ergenekon savcılarına ifade vermesi ve bu ifadelerine istinaden oluyor değil mi?

Erdal Doğan: Evet, ne zaman sanık oldu kendisi, 'Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara bu konuyla ilgili bildiklerimi açıklayacağım' diye gitti, ifade verdi. Daha sonra da başka bir suçtan dolayı tutuklu olduğu için Adıyaman’a götürüldü. Onunla ilgili hakkında karar verildi, aynı zamanda da bu Malatya’daki Zirve Yayınevi katliamında da ayrıca tutukludur.

Sonra da duruşmalara getirilmemeye ödenek yok deniyor, bir iki gün sonra Adana’ya götürülüyor. Adana’da taburcu ediliyor, cezaevindeyken yine Malatya’daki duruşmaya getirilmiyor. Duruşmaya getirilmemesinde de 15 Temmuz'da jandarma subayları bir tutanak tutmuşlar, kendisi tedavi görüyor diye. Tüm bunlar kasıtlı biçimde mahkemeden kaçırıldığı düşüncesindeyiz. Herhalde üçüncü iddianamede Ergenekon soruşturması ile Malatya cinayeti arasında bir bağın kurulmaması açısından bir çaba olup olmadığı şüphesi bizde uyanıyor.

En azından Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bu katliamın azmettiricisi olarak vereceği ifadeler çok önemli, çünkü biliyorsunuz Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi de Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılardan… Ödenek yokluğu denen bir şeyden bir veya iki gün sonra Adana’ya götürülmüş olması bürokrasi açısından iyi niyetli bir tavır değil. Adalet Bakanlığı'nın bu konuda açıklama yapması ve üzerinde durması gerektiğini söyledik ama sanırım bu konu üzerinde pek durmadı bakanlık.

Şimdi ruh sağlığı şikayetiyle Adana’da tedavi görüyor, o konuyu çok kısaca sizden alalım. Adıyaman’da yargılandığı davada böyle rapor çıkmış.

Erdal Doğan: En az iki rapor olduğunu biliyoruz ama en son rapor İstanbul Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu'nun akıl ve ruh sağlığı yerinde raporudur.

ZİRVE KATLİAMI
Malatya'da 18 Nisan 2007'de Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel bıçakla öldürülmüş, zanlılardan Salih Gürler (20), Cuma Özdemir (20), Hamit Çeker (19) ve Abuzer Yıldırım (19) olay yerinde yakalanmıştı.

Olaydan sonra üçüncü katın penceresinden kaçmaya çalışırken düşerek yaralanan Emre Günaydın, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezindeki tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

Tutuklu sanık Emre Günaydın'ın olaydan yaklaşık 2 yıl sonra cezaevinde cumhuriyet savcısına verdiği ifadenin ardından olayın azmettiricileri olduğu gerekçesiyle Varol Bülent Aral ve Zirve Yayınevi çalışanı olduğu belirtilen Hüseyin Yelki tutuklanmıştı. Yelki, 22 Mayıs 2009 tarihindeki duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti.