ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, İran'ın muhtemel saldırılarına karşı Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bölgesine uçak gemisi ve bombardıman uçaklarını sevk etmeden önce İran'a, söz konusu tehdidi fark ettiklerini ve buna yanıt verecek şekilde hazırlandıklarına dair mesaj verildiğini açıkladı.

Orgeneral Dunford ve Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan, Senato Tahsisatlar Alt Komitesinde 2020 savunma bütçesine ilişkin bir oturumda, ABD'nin İran, tehdidine karşı Orta Doğu'ya uçak gemisi ve bombardıman uçakları gönderme sürecinin detaylarını anlattı.

Shanahan, cuma günü İran'ın planlamalarına yönelik Orta Doğu'dan kritik ve son derece güvenli bir istihbarat aldıklarını söyledi.

Daha sonra aynı gün söz konusu istihbaratın kaynakları ve tam olarak ne anlama geldiğine ilişkin değerlendirme toplantısı yaptıklarını belirten Shanahan, şu ifadeleri kullandı:

"Cumartesi günü ise Genelkurmay Başkanı ve ben CENTCOM'dan Orgeneral McKenzie (CENTCOM Komutanı) ile söz konusu istihbaratın üzerinden tekrar geçtik. Cumartesi öğleden sonra (McKenzie) bize buna nasıl karşılık verebileceğimize dair seçeneklerle geldi ve onay istediğini söyledi. Daha sonra bunu (sevkiyatı) Dışişleri ve Ulusal Güvenlik Konseyi ile koordine ederek gerçekleştirdik."

Dunford ise Kongrenin neden önce bilgilendirilmediğine ilişkin bir soruya, "Hafta sonu ana odağımız caydırma üzerine idi. Biz cuma günü istihbaratı aldığımızda İran'a, tehdidi fark ettiğimizi ve kuvvetlerimizi karşılık verecek şekilde konumlandırdığımıza dair bazı mesajlar gönderdik." yanıtını verdi.

Bakan Vekili Shanahan'a Lincoln uçak gemisini bölgeye göndermeyi kendisinin de tavsiye ettiğini belirten Dunford, "Bizim orada istediğimiz şey, insanımıza veya ortaklarımıza yönelik bir saldırıya vereceğimiz yanıtta muğlaklık olmasın diye Lincoln ve bombardıman grubunun hızlı bir şekilde bölgeye geçişini sağlamaktı." dedi.

USS Abraham Lincoln Uçak Gemisi Görev grubu, bir tatbikat için İtalya açıklarında konuşlandırılmıştı.

USS Abraham Lincoln Uçak Gemisi Taarruz grubunda, Abraham Lincoln uçak gemisinin yanı sıra 7'nci Uçak Gemisi Hava Filosu, bir güdümlü füze kruvazörü ve 4 muhrip gemisi bulunuyor.

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre bombardıman görev gurubunda ise 4 nükleer silah kapasiteli B-52 bombardıman uçağı yer alıyor.

İRAN'A "NET VE KESİN BİR MESAJ"

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, dün yaptığı açıklamada, uçak gemisinin, bir bombardıman görev gücü ile Körfez'e yönlendirildiğini açıklamıştı.

Bolton, bu sevkiyatı İran yönetimine "net ve kesin bir mesaj" olarak nitelemişti.

Konuyla ilgili soruları yazılı yanıtlayan CENTCOM Sözcüsü Albay Bill Urban, CENTCOM'un, son zamanlarda İran ve İran destekli güçlerin bölgedeki ABD askerlerine yönelik saldırı hazırlığında olduğuna dair açık emareler görmesi üzerine kuvvet talebinde bulunduğunu belirtmişti.

İSTİHBARAT İSRAİL'DEN 

Amerikan medyasında yer alan bazı haberlerde, İsrail istihbaratının, İran'ın bölgedeki ABD askerlerine yönelik saldırı hazırlığında olduğu bilgisini ABD'ye ulaştırması üzerine Washington'un söz konusu kararı aldığı iddia ediliyor.

İsrail istihbaratının iki hafta önce Beyaz Saray'da bir toplantı sırasında İran'ın muhtemel birkaç planını Amerikan yönetimine aktardığı belirtilirken, İran'ın, Irak, Suriye, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bölgede ABD'ye ait hedeflere saldırabileceği bilgisinin verildiği öne sürülmüştü.


"TRUMP YÖNETİMİ İRAN İLE İLGİLİ İSTİHBARATI ABARTTI" 

Donald Trump yönetimindeki "şahin" bir grubun, "İran'ın bölgedeki bazı Amerikan birliklerine saldırı hazırlığında olduğu" şeklindeki istihbaratı abartarak bölgeye uçak gemisi taarruz grubu gönderilmesini sağladığı ileri sürüldü.

Amerikan Daily Beast haber sitesinde yer alan ve adı açıklanmayan bazı üst düzey ABD'li yetkililere dayandırılan iddia, Amerikan kamuoyunda yankı buldu.

Haberde, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'ın başını çektiği Beyaz Saray'daki "şahin" bazı isimlerin, İran'la ilgili bir istihbaratı olduğundan daha büyük bir tehdit olarak yorumlayıp bölgeye uçak gemisi taarruz grubu gönderilmesinde önemli rol oynadıkları iddia edildi.

"İSTİHBARAT DOĞRU, REAKSİYON ABARTILI"

Daily Beast'e konuşan bir yetkili, söz konusu istihbaratın doğru olduğunu, ancak yönetimin bu istihbarata aşırı tepki vererek bölgeye uçak gemisi gönderdiğini belirtti.

Bir diğer yetkili ise söz konusu istihbarata göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin, "Irak'taki İran'a bağlı güçlere Amerikan birliklerine yönelik saldırı konusunda talimat verdiğinin" bildirildiğini söyledi.

Bu istihbaratın ele alındığı toplantıda verilecek karşılığın "büyütüldüğünü" kaydeden yetkili, "Buradaki risk, yanlış hesap yapıp tansiyonu artıran düşük seviyeli (İran adına hareket eden) bir 'proxy' birimidir. Tehdit, betimlendiği kadar yakın olmasa da biz bu reaksiyonumuzla istihbarata bir mesaj gönderiyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Haberde, pazar günü Beyaz Saray'da yapılan ulusal güvenlik toplantısına katılan bazı isimlerin İran'a çok güçlü bir mesaj gönderilmesini savundukları, bunun sonucunda da uçak gemisi taarruz grubunun gönderilmesi kararının çıktığı iddia edildi.

BOLTON DUYURUYU YAPMIŞTI

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton, pazar günü yaptığı açıklama ile USS Abraham Lincoln Uçak Gemisi Görev grubunun bir bombardıman görev gücü ile birlikte Körfez'e yönlendirildiğini bildirmişti. Bolton, bu sevkiyatı İran yönetimine "net ve kesin bir mesaj" olarak nitelemişti.

Amerikan medyasında yer alan bazı haberlerde İsrail istihbaratının ABD'ye İran'ın bölgedeki Amerikan askerlerine yönelik saldırı hazırlığında olduğu bilgisini ulaştırması üzerine Washington'un söz konusu kararı aldığı iddia edilmişti.

DUNFORD'DAN İDLİB AÇIKLAMASI 

Öte yandan, Trump'ın Esad rejimine İdlib'e saldırmaması çağrısında bulunduğunu hatırlatan Güney Carolina Senatörü Cumhuriyetçi Lindsey Graham'ın, bu çağrının halen ABD politikası olup olmadığına yönelik sorusuna Dunford, "Bu halen bizim politikamız." yanıtını verdi.

Dunfor, İdlib'de askeri hareketliliğin son günlerde arttığına dikkati çekerek, "Bakan Pompeo (ABD Dışişleri Bakanı), son 7 günde Bakan Lavrov (Rusya Dışişleri Bakanı) ile iki kez görüştü ve bu konu da (İdlib'e saldırılmaması) onun mesajlarının bir parçası idi." dedi.

Graham, önceki gün Twitter'dan İdlib ile ilgili yaptığı açıklamasında "Başkan Donald Trump ve dünya Esad rejiminin İdlib'e yeni saldırısına karşı ses çıkartmalı. Katliam başlıyor, mülteci akını da bunu takip edecek. Dünyanın Şam'a karşı ayağa kalkma zamanı geldi. İdlib'i koruyun." ifadesini kullanmıştı.

İDLİB'DE NE OLUYOR?

Esad rejimi askerleri ve İran destekli terörist gruplardan oluşan rejim güçleri, "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi"nin güney kısmındaki Kefrenbude ilçesine ve Taş Tepesi bölgesine operasyon düzenliyor.

Bölgenin güney kısmında ilerlemeye çalışan rejim güçleri ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arasında ilçe etrafında şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

Karadan ilerlemeye çalışan rejim güçlerine havadan Rus savaş uçakları da destek veriyor.

ÖSO'nun saldırıya mukavemet göstermesi üzerine ilçenin batı kısmına giren rejim güçleri geri çekilmek zorunda kalmıştı.

Esad rejimi, Hama'nın kuzey kırsalındaki El Çenabire köyünü ve stratejik Osman Tepesi'ni de dün ele geçirmişti.

Rusya destekli rejim saldırılarında sivil kayıplarının sayısının 100'ü geçtiği belirtiliyor.

Türkiye, Rusya ve İran, 4-5 Mayıs 2017'deki Astana toplantısında, İdlib ve çevresini "Gerginliği Azaltma Bölgesi" ilan etmişti.

Türkiye ve Rusya, rejim güçlerinin, bu kapsamda başlatılan ateşkes sürecini ihlal eden saldırıları nedeniyle söz konusu bölge için ek bir mutabakata varmıştı.

Rejim, destekçilerinin yardımıyla 17 Eylül 2018'de Soçi'de imzalanan mutabakata rağmen saldırılarına devam ediyor.

Astana anlaşmaları çerçevesinde, Rusya ve İran'ın da bölgedeki ateşkesi koruma yükümlülüğü bulunuyor.