Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İngiltere Başbakanı Theresa May ile ikili görüşme gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İngiltere Başbakanı May'ın görüşmesinin ardından heyetler arası görüşmeye geçildi. Heyetler arası görüşme sonrası ortak basın açıklaması yapıldı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: ABD'NİN ELÇİLİĞİ KUDÜS'E TAŞIMASINI TANIMIYORUZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma girişimini asla kabul etmiyoruz ”dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Londra’da İngiltere Başbakanı Theresa May ile Başbakanlık binasında ikili görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “ABD’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma girişimini asla kabul etmiyoruz” diye konuştu.

ABD’nin bu kararı ile uluslararası hukuku hiçe saydığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD bu girişimi ile Birleşmiş Milletleri, Birleşmiş Milletler kararlarını ve uluslararası hukuku açıkça hiçe sayarak bölgedeki ihtilafın çözümünde bir arabulucu değil bir taraf olduğunu ilan etmiştir” şeklinde konuştu.

“ABD YÖNETİMİNİN POLİTİKALARI İSRAİL’İ İŞGAL GASP VE ŞİDDET YÖNÜNDE DAHA DA CESARETLENDİRMİŞTİR”

Kudüs’ün uluslararası anlaşmalarca belirlenmiş statüsünün değiştirilmesine yönelik atılacak adımlardan vazgeçilmesi gerekildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD yönetiminin fütursuz politikaları İsrail’i işgal gasp ve şiddet yönünde daha da cesaretlendirmiştir” ifadelerini kullandı.
ABD’nin politikalarının bölgedeki tansiyonu artırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “60 Filistinlinin hayatını kaybetmesine, birçoğu ağır olmak üzere 2 bin 500’nün de yaralanmasına sebep olan saldırılar işte bu politikaların sonucudur” dedi. İsrail’in saldırılarında hayatını kaybedenlere rahmet yaralananlara ise şifa dileyen Erdoğan, “Bu vahşeti bir kez de sizlerin huzurunda lanetliyorum” diye konuştu.

“İSRAİL ORADA İŞGALCİDİR VE TERÖR ESTİRMEYE DE DEVAM ETMEKTEDİR”

İsrail’in 1948 yılından bu yana Filistin topraklarında süre gelen işgaline değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sene 1948 ve Filistin hemen hemen şu andaki İsrail’in işgal ettiği toprakların tamamında yerleşik durumunda olan bir ülkeydi. Ve ondan sonraki süreç içerisinde sürekli olarak İsrail belli bir oranda ala ala şu anda Filistin’i orada bir avuç yere sıkıştırdılar ve kendisi de görüldüğü gibi çok daha büyük bir alanın işgalcisi olarak sahibi görünümüne girdi” dedi.

“İSRAİL’İN YAPTIĞI KABUL EDİLEMEZ”

İsrail’in yaptığının kabul edilemez olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güçlüyüm öyleyse haklıyım mantığı ile İsrail bölgede bu adımları atmıştır” dedi.
İsrail’in böyle bir tutumla haklılığını ispat edemeyeceğini belirten Erdoğan, “İsrail orada işgalcidir ve terör estirmeye de devam etmektedir” şeklinde konuştu.

“TARİH ABD VE İSRAİL’İ AFFETMEYECEK”

Gazze’de yaşanan katliamlar sebebi ile uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletlere çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası toplumu ve Birleşmiş Milletleri zaman kaybetmeksizin harekete geçmeye ve bu zulme son vermeye davet ediyorum” dedi.
Birleşmiş Milletler’de yapılan oylamada 128 ülkenin ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması karşıtı oy kullanması üzerine ABD’nin Büyükelçiliğinin taşınmasının onaylanmadığı hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD ben güçlüyüm diyor, öyleyse haklıyım. Hayır, sen haklı değilsin. Tarih seni affetmeyecek, bu gerçeği göreceğiz. İsrail’i ise hiç affetmeyecek bunu da göreceğiz” diye konuştu.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nı cuma günü İstanbul’da olağanüstü bir toplantıya çağırdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu olağanüstü toplantı ile de dünyaya çok güçlü bir mesajı İstanbul’dan vereceğiz” ifadelerini kullandı.

THERESA MAY: İSRAİL'DEN ŞİDDETİ DURDURMASINI İSTİYORUZ

May, Gazze'deki olaylarla ilişkin, "Gördüğümüz can kayıpları trajik ve son derece kaygı verici. Şiddet barış çabalarına zarar veriyor." ifadesini kullandı.

"Bütün tarafları ölçülü olmaya çağırıyoruz." diyen May, "Niçin bu kadar büyük miktarda gerçek mühimmat kullanıldığı dahil olmak üzere dün ne olduğu ve Hamas'ın bunda hangi rolü oynadığının, bağımsız ve saydam bir araştırma ile tespit edilmesi acil bir zaruret." şeklinde konuştu.

Başbakan May sözlerini şöyle sürdürdü:

"Filistinlilerin protesto hakkı var ama bu protesto barışçıl olmalı. Aşırı unsurların meşru protestoyu kendi amaçları için ele geçirmeye çalıştığından kaygı duyuyoruz. İsrail'in kendi sınırını koruma hakkını sorgulamıyoruz ancak gerçek mühimmat kullanılması ve neden olduğu can kaybı sorunludur. İsrail'i ölçülü olmaya çağıyoruz. İsrail'de ve İşgal altındaki Filistin topraklarında barış ve istikrar olması herkesin çıkarınadır."

"NATO MÜTTEFİKLERİYİZ"

Erdoğan ile görüşmede ikili ilişkilerin geniş ve derinlemesine ele alındığını belirten May, "Öncelikle bizler ittifaka, ortak güvenliğimizi sağlamanın en iyi yolu olarak güçlü bir şekilde bağlı NATO müttefikleriyiz." dedi.

Geçen yıl ocak ayında Türkiye'ye gerçekleştirdiği ziyaretten bu yana her iki ülkenin de vahim terör saldırılarının hedefi olduğunu anlatan May, "DEAŞ askeri olarak yenildi ama Suriye ve Irak'tan çevreye yayılan yabancı savaşçıların teşkil ettiği riskin bilincindeyiz. Bunu karşılamaya yönelik bugün istihbarat paylaşımımızı biçimselleştirecek somut adımlar üzerinde anlaştık." diye konuştu.

Theresa May, iki ülkenin; Türk makamlarının, terör eylemi yapmasından kuşkulanılan bir İngiliz vatandaşını iade etmesi durumunda, bunu mobil cihazlardan alınan görüntüler veya görüşmelerin dökümleri ile yapması üzerinde anlaşmak niyetinde olduklarını aktararak, "Bu, bize zarar vermeye çalışanların mahkumiyetlerini temin etme çabalarımızı destekleyecektir." ifadesini kullandı.

İki ülkenin içişleri bakanlıkları arasındaki iş birliğini güçlendirme konusundaki kararlılıklarını teyit ettiklerini dile getiren May, "Bu, polis gücümüzün, sınır, gümrük ve sahil güvenlik kuruluşlarımızın terör ve para aklama, uyuşturucu kaçakçılığı, insan ve silah ticareti gibi örgütlü suçla mücadelede bilgi paylaşımını nasıl daha kolaylaştırabileceğimize bakacağımız anlamına geliyor." diye konuştu.

DAEŞ İLE MÜCADELE

"Türkiye, İngiltere için hayati önemi olan birçok meselede cephe hattında bulunuyor." ifadesini kullanan May, Türkiye'nin DAEŞ'e karşı küresel koalisyonun önemli bir üyesi olarak Suriye'de de bulunduğunu kaydetti.

"Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ben DAEŞ'i yenilgiye uğratmak, savaşı sona erdirecek siyasi bir çözüme kavuşturmak ve Suriye’de, Türkiye’de ve bölgede istikrarı sağlamak konusundaki kararlılığımızı teyit ettik." diyen May, Suriye'ye insani yardım ulaştırılmasını teminat altına alma ihtiyacı üzerinde de görüş birliğine vardıklarını söyledi.

May, Erdoğan ile uluslararası insani yardım hukukuna ve sivillerin korunmasına Suriye'de bütün tarafların uyması gereği üzerinde de anlaştıklarını kaydetti.

KİMYASAL SİLAHLAR

Duma'da ve Salisbury'de gerçekleştirilen kimyasal saldırıların da görüşmede ele alındığını dile getiren May, "İki olay açık bir şekilde büyüklük açısından farklı olsa da iki olay da kimyasal silahların kullanımını yasaklayan küresel normları dikkate almayan bir davranış kalıbının parçasıdır." görüşünü dile getirdi.

May, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bugün kimyasal silahların kullanılmasının menfur olduğunu ve asla kabul edilemeyeceğini içeren uluslararası normun ihyasının önemi üzerinde görüş birliğine vardık." diye konuştu.

"TÜRKİYE'Yİ TAKDİR EDİYORUM"

"Suriye'deki çatışma milyonlarca insanın hem Suriye içinde hem de ötesinde, yerinden olmasına yol açtı." diyen May, şunları kaydetti:

"Türkiye'yi 3 milyon 500 binden fazla Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yaparak ve 600 binden fazla Suriyeli çocuğu eğiterek gösterdiği olağanüstü cömertliğinden dolayı takdir ediyorum. Türk makamlarının bu sığınmacıların ihtiyaçlarını karşılamak için sarf ettiği büyük gayreti teslim ediyoruz."

Theresa May, iki ülke arasında, bölgede kapasite inşasına ve göç akışının azaltılmasına dönük iş birliği yolları bulmak için üst düzey görüşmeler yapılması üzerinde anlaştıklarını da söyledi.

TİCARET

"İngiltere-Türkiye ortaklığının önemi, büyüyen ticaret ilişkimizle de kanıtlanıyor." ifadelerini kullanan May, "İngiltere ve Türkiye arasındaki ticaret 10 yılda y��zde 50'den fazla arttı ve 15 milyar sterlini geçti. Bunu geliştirmeye devam edeceğiz ve İngiltere'nin AB'den ayrılmasının ardından gelecekteki ticari ilişkimize bakacağız." diye konuştu.

May, Türkiye'ye geçen yıl yaptığı ziyarette, iki ülke arasındaki ticareti artırmanın ve liberalleştirmenin yollarını araştıracak bir çalışma grubu kurulması üzerinde anlaşmaya varıldığını hatırlatarak, "Yetkililerimiz, ilişkimizin üzerinde serpileceği sağlam bir zemin inşa etmek için çalışmayı sürdürüyor." dedi.

SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ

Türkiye ziyareti sırasında BAE Sistemleri ile TAİ'nin de Türkiye'nin muharip uçağı TFX'in tasarım öncesi aşamasında iş birliği anlaşması yaptığını ve 100 milyon sterlini aşan bir sözleşmenin de ağustos ayında imzalandığını hatırlatan May, şunları kaydetti:

"Bu, yeni bir iş birliği ve diyalog çerçevesi kuran, savunma bakanlıklarımız ve hava kuvvetlerimiz dahil olmak üzere yeni ve eşsiz bir hükümetler arası anlaşmayı da içeren derin ve kalıcı bir savunma ortaklığının başlangıcı oldu. Bugün, bu projenin sonraki aşamasını müzakere edebiliyoruz. Rolls Royce TFX muharip uçağının motorunun ortak tasarımı için teklif verdi. Bu, İngiltere'de ve Türkiye'de uzay mühendisliği kapasitesini ve istihdamı geliştirmeyi destekleyecektir."

DARBE GİRİŞİMİ

15 Temmuz darbe girişimine değinerek "İngiltere, Temmuz 2016'da demokrasisi saldırıya uğradığında Türk halkının yanında yer aldı." ifadesini kullanan May, "Demokratik olarak seçilmiş hükümeti devirmeye çalışanları adalet önüne çıkarmak doğrudur. Ancak, başarısız darbe girişiminden, Suriye sınırının ötesindeki istikrarsızlıktan ve terörizmden dolayı olağanüstü baskıyla yüz yüze olan demokrasi savunulurken, Türkiye’nin savunmayı istediği değerleri gözden kaybetmemesi de önemlidir." değerlendirmesinde bulundu.

May, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde, demokratik değerlerin ve uluslararası insan hakları yükümlülüklerinin de yerine getirildiğini görmek istediklerinin altını çizdiğini aktararak, "Bu süreç içinde ve gelecekteki ortak sorunlar karşısında İngiltere, Türkiye'nin gerçek bir dostu olarak kalacaktır." dedi.

PKK ve FETÖ terörüyle ilgili ortak mücadele konusunda Türkiye'nin İngiltere'den taleplerinin görüşmede gündeme gelip gelmediğine ilişkin soruya May, “Terör ve suç eylemi gördüğümüz yerde eyleme geçiyoruz, PKK'ya karşı İngiltere'de atılan adımlarda bunu görebileceğinizi sanıyorum." yanıtını verdi.

"AMERİKA, BÖYLE BİR KATLİAMA ZEMİN HAZIRLADI"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İngiltere Başbakanı Theresa May ile ikili görüşme gerçekleştirdi.

Baş başa görüşmenin basına açık bölümünde May'a teşekkür eden Erdoğan, ekonomik ilişkilerde ticaret hacmini yükseltmeyi hedeflediklerini ve bu istikamette ilerlediklerini söyledi.

Savunma sanayinde İngiltere ile atılan adımlar olduğuna işaret eden Erdoğan, bölgesel sorunlara dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ABD'nin büyükelçiliğini Kudüs'e taşımasıyla, bölge ciddi manada şu anda bir sıkıntının içerisine girmiş durumda." dedi.

Gazze'de şehitler ve 2 bini aşkın yaralı olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Bütün bu katliamı İsrail gerçekleştirirken ne yazık ki Amerika da böyle bir katliama zemin hazırladı." değerlendirmesinde bulundu.

Bu konuların ikili ve heyetler arası görüşmelerde ele alınacağını belirten Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkileri çok önemsediğini ifade etti.

"BÖLGE GÜVENLİĞİ KONUSUNDA TÜRKİYE'NİN ÖNEMLİ ROLÜ VAR"

Başbakan May ise konuşmasında, Erdoğan ile konuşacakları çok fazla konu olduğunu dile getirerek, bunlardan birinin de Türkiye ve İngiltere arasındaki ticaret ilişkileri olduğunu bildirdi.

May, savunma ve güvenlik konularındaki iş birliği hususunda da istişarelerde bulunacaklarını ifade ederek, "Bölge güvenliği konusunda Türkiye'nin de çok önemli bir rolü var. Tabii Suriye'de DEAŞ'ın yenilmesi konusunun da çok önemli konulardan biri olduğunu düşünüyoruz. Bunu da ele alacağız. Türkiye ve İngiltere arasındaki ilişkilerin ne kadar önemli olduğunun altını tekrar çizmek istiyoruz." şeklinde konuştu

Erdoğan ve May, daha sonra baş başa görüşmeye geçti.