Uluslararası Af Örgütü, Suriye makamlarının ülke dışında yaşayan vatandaşlarına karşı sistematik bir sindirme kampanyasına başvurduğu uyarısında bulundu. Af Örgütü, pek çok Avrupa ülkesi ile ABD ve Kanada'da benzer uygulamalara başvurulduğunu savundu.

Örgüt raporunda, İngiltere'de yaşayan ve muhalif eylemlere destek veren Suriyelilerin büyükelçilik personeli tarafından tehdit edildiğini bildirdi. Raporda, İngiliz Dışişleri Bakanlığı ve Londra Emniyet Teşkilatı'nın bu konudaki kaygıları elçilik yetkililerine ilettiği ancak büyükelçinin iddiaları yalanladığı da hatırlatıldı.

Raporda, İngiliz Dışişleri Bakanlığı ve Londra Emniyet Teşkilatı'nın bu konudaki kaygıları elçilik yetkililerine ilettiği ancak büyükelçinin iddiaları yalanladığı da hatırlatıldı.

Örgüt bu gibi vakaların pek çok ülkede tekrarlandığını belirtti. Londra'daki Suriye büyükelçisi ise personelinin herhangi bir sindirme ya da korkutma kampanyasına karışmadığını söyledi.

Suriye'de Beşar Esad yönetimine karşı Mart ayından bu yana düzenlenen eylemler sert şekilde bastırılırken, yurtdışındaki pek çok Suriye temsilciliğinin önü, yönetimleri aleyhinde eylem yapan Suriyelilerin buluşma noktası haline gelmişti.

Londra'da Esad yönetiminin son bulması çağrısıyla düzenlenen gösterilere katılan bir eylemci BBC'ye elçilikte görevli bir diplomatın bizzat kendisini tehdit ettiğini anlattı.

Ayrıca Facebook üzerinden fiziksel şiddete maruz kalacağı tehdidinde bulunan mesajlar aldığını ancak mesajların nereden geldiğini belirleyemediğini belirtti.

Bir diğer eylemci, İngiltere'de muhaliflere destek veren arkadaş ve yakınları hakkında ihbarda bulunma çağrılarını reddeden pek çok Suriyelinin korku içinde yaşadığını söyledi.

Bazı durumlarda göstericilerin yakınlarının gözaltına alındığı, dövüldüğü ya da rahatsız edilip korkutulduğu iddia edildi.

Bazı ailelerin ise yurtdışındaki yakınlarını reddettikleri yolunda açıklamalar yapmak durumunda bırakıldığı bildirildi.

Daha önce de Humus kentinde eylemlere katılan kardeşi Muhammed'i teslim olmaya ikna etmek için gözaltına alındığı düşünülen 18 yaşındaki Zeynep el Hüsni'nin morgda başı ve kolları kesik halde bulunması ve Humuslu piyanist Malik Candali'nin ailesinin saldırıya uğraması, ailelerin baskı taktiklerinde hedef alındığının işareti olarak yorumlanmıştı. Örgüt, tüm hükümetleri ifade özgürlüğünü korumak için gerekli adımları atmaya çağırdı.