3 soru 3 yanıt | Deprem sonrası imar suçlularını neler bekliyor?
08.03.2023 17:02
Anadolu Ajansı
Türkiye, 6 Şubat Pazartesi günü Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremle sarsıldı. Depremlerin ardından başlatılan soruşturmalar sürüyor. Yaptıkları binaların çökmesi sonucu kaçan müteahhitlerden bazıları yakalanırken sorumlu kişilerin “olası kastla adam öldürme” suçundan ceza almaları öngörülüyor. Peki deprem sonrası imar suçlularını neler bekliyor?






"'ÖLDÜRME SUÇU' İŞLENMİŞ OLACAKTIR"
1) Mevzuat ne diyor?
Öncelikle söz konusu sorumluluğu hem özel hukuk hem de ceza hukuku yönünden ele almamız gerekir. Ceza hukuku yönünden ele aldığımızda, müteahhitlerin yanında, yapının projesine uygun yapıldığının denetlenmesiyle yükümlü mühendislerin, yapı denetçileri gibi teknik görevlilerin, söz konusu binaya inşaat ruhsatı ve kullanma izni veren görevli ve yetkililerin, denetim görevini yerine getirmeyen belediyelerin ve bakanlık yetkililerinin de cezai sorumluluğu söz konusudur. Deprem sonucunda ölümler meydana gelmişse öldürme suçu işlenmiş olacaktır.


MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT


"KENDİ SEÇTİKLERİ YAPI DENETİM FİRMASIYLA ÇALIŞABİLİYORLARDI"
2) Uygulamada karşılaşılan sorunlar nelerdir?
Uygulamada karşılaşılan sorunlar nelerdir?1999 yılında Marmara Depreminden sonra 2001 yılında 4708 Sayılı Yapı Denetim Kanunu çıkarılmıştır. Kanunun amacı yeni yapıların proje ve eklerine uygun şekilde inşa edilmesini denetlemektir. Bu düzenlemeye göre müteahhitler kendi seçtikleri herhangi bir yapı denetim firmasıyla çalışabiliyorlardı. Bu nedenle imar mevzuatının etkin şekilde uygulanması çoğu kez sağlanamıyordu. 2019 yılında yapılan düzenlemeyle müteahhit firmaları denetleyecek yapı denetim firmaları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca oluşturulan havuzdan seçilmeye başlandı. Bundan dolayı 2019 yılına kadar müteahhitlerin kendi seçtikleri yapı denetçileriyle çalışmalarının ne kadar doğru yapılıp yapılmadığının tespiti zordur.



İNŞAAT MÜHRÜNÜN BOZULMASI
3) Ne gibi iyileştirmeler yapılabilir?
Deprem anında olası zararların önüne geçmek adına, konut sahibinin rızası olmasa bile Bakanlık ve yerel yönetimin riskli yapı tespiti yaptırabilmesi gerekiyor. Mevcut Türk Ceza Kanunu kapsamında, binadan kolon kesme eylemi ancak bina yıkılırsa suç olarak değerlendiriliyor. Bu kapsamda mevzuata, binaların statik yapısını bozabilecek her türlü eylemin zararın meydana gelip gelmemesine bağımsız olarak suç olarak değerlendirilmesine dair bir madde eklenebilir. İnşaat mührünün bozulmasının cezası artırılarak caydırıcı bir ceza haline getirilirken, depremle ilgili suçlar ağırlaştırılmış suçlar kapsamında değerlendirilmeli ve mahkemelerin riskli yapılar kapsamında yürütmeyi durdurma kararı vermesinin önüne geçilmelidir.



