Asya, Avrupa ve Afrika'nın kesişim noktasındaki Türkiye, politik ve ekonomik açıdan gelişmemiş devletler ile Batı ülkeleri arasında köprü niteliği taşıyor.

Bu özellikleriyle kaçak göçmenler tarafından transit ülke olarak kullanılan Türkiye, son dönemde bölgesinde kazandığı güçle de üçüncü ülke vatandaşlarının "hedef ülkesi" haline geldi.

Ortadoğu, Kafkasya ve Balkanlar'da süregelen çalkantılar sonucu tarihsel bağları ve sorumluluk anlayışı nedeniyle kaçak göç akınıyla karşı karşıya kalan Türkiye, izlediği stratejiyle bu süreci başarıyla yönetiyor. Türkiye, diğer yandan da insan ticareti ve düzensiz göçle mücadelesini aralıksız sürdürüyor.

Göçmenler, maddi olanaklarına göre 500 ila 7 bin euro arasında değişen ücretlere başka ülkelere taşınıyor. Organizatörler, 7 bin euro ve fazlasını ödeyeni lüks yatlarda, 500 euro civarı ödeme yapanı ise gayriinsani şartlarda "umut yolculuğuna" çıkarıyor.

İllegal faaliyetlerini yürütürken gizlilik prensibiyle hareket eden organizatörler, para transferini "hawala" adı verilen ve "yeraltı bankacılığı" olarak nitelendirilen sistemle gerçekleştirirken, aralarındaki irtibatı son teknolojiyi kullanarak sağlıyor.

Uyuşturucu ve terörden sonra en çok para kazandıran üçüncü suç türü olduğu uluslararası raporlarda kabul edilen göçmen kaçakçılığıyla ellerindeki her türlü imkanı kullanarak mücadele eden güvenlik güçleri, bir taraftan ülke sınırları dahilinde operasyonlarını sürdürürken diğer taraftan da sınır aşan bu suç türüyle etkin mücadele için yabancı muhataplarıyla işbirliği yapıyor.

Güvenlik güçlerince 2016 yılından Temmuz 2019'a kadar 795 bin 875 kaçak göçmenin "umut tacirlerinin" elinden kurtarıldığı operasyonlarda, 18 bin 775 organizatör ise adalet karşısına çıkarıldı. Organizatörlerin 4 bin 883'ü tutuklandı.

Yılbaşından itibaren ise 177 bin 654 göçmen umut tacirlerinin elinden kurtarılırken, operasyonlarda 4 bin 542 organizatör yakalandı. Bunlardan 927'si tutuklandı.

TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELERİNİ DE KAÇIRDILAR

Güvenlik birimlerinin yaptığı çalışmalar sonucunda, terör örgütü üyelerinin de gerek Türkiye'den kaçmak gerekse ülkeye girmek için göçmen kaçakçılarıyla yakın işbirliğinde olduğu tespit edildi.

2016'dan itibaren 343 FETÖ, 249 PKK/KCK üyesi ile dini istismar eden 240 ve aşırı sol örgüt üyesi 13 terörist yasa dışı sınır geçişi yaparken yakalandı.

ÖLÜMLE SONUÇLANAN UMUDA YOLCULUKLAR

İçişleri Bakanlığının verilerine göre, bu sene 144 kaçak göçmen, trafik kazası, donarak ve denizde boğulma gibi nedenlerle öldü.

Bu yıl içinde şu ana kadar Avrupa'ya geçmeye çalışan 28 kaçak göçmen denizde hayatını kaybetti. Geçen yıl 93, 2017'de 56, 2016'da 192, 2015'te 279 kaçak göçmen denizde yaşamını yitirmişti.

TRAFİK KAZALARINDA 64 KAÇAK GÖÇMEN ÖLDÜ

Kaçak yollarla Türkiye'ye giriş yapmaya ya da başka şehirlere gitmeye çalışırken geçirdikleri trafik kazalarında ise aynı dönemde 64 kaçak göçmen öldü. Trafik kazalarında geçen yıl ise 43 kaçak göçmen yaşamını yitirmişti.

Yasa dışı yollarla bu yıl Türkiye'ye giriş yapmaya çalışanlardan 39'u Van'da (İran sınırında), Yunanistan üzerinden Avrupa'ya ulaşmak isteyenlerden 13'ü ise Edirne'de donarak hayatını kaybetti.

Sahil Güvenlik Komutanlığının düzensiz göçle mücadelesi sayesinde, bu yıl şu ana kadar "Türk Arama Kurtarma Bölgesi" içinde kalan kara suları ile uluslararası sularda 16 bin 724 kaçak göçmen kurtarıldı.

YURT DIŞINDAKİ OPERASYONLAR

Türk polisinin yabancı muhataplarıyla işbirliği sonucu diğer ülkelerde bu yıl düzenlenen operasyonlarda ise 148 organizatör yakalandı.

Emniyet Genel Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yaklaşık 8 ay süren teknik ve fiziki takip sonrasında İngiltere, İtalya ve Ukrayna ile yapılan bilgi paylaşımları sonucunda, "Avrupa'nın en büyük göçmen kaçakçısı" olarak tabir edilen Irak uyruklu Akbar Omar Tawfeeg ve hakkında işlem yapılan 53 organizatör ile 569 kaçak göçmen yakalanmış, organizatörlerden 39'u tutuklanmıştı.

Yine Almanya ile eş zamanlı yapılan "Action Day" operasyonunda 16 organizatör ile 104 göçmen yakalanmıştı.

Güvenlik yetkilileri, düzensiz göçle mücadelenin Türkiye sınırları içi ve dışında aralıksız devam edeceğini belirtti.