27 Mayıs 50. yıldönümünde ve hala polemik sürüyor. Karşıtları olduğu gibi destekçileri de var.

Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın yanı sıra başka siyasetçilerin de ‘hayatını söndüren’ 27 Mayıs’ta, intihar mı etti öldürüldü mü denilen cumhuriyet tarihinin en uzun süre görev yapan içişleri bakanlarından Namık Gedik’in oğlu Arda Gedik; o yılların en dikkatle izlenen siyasi dergisi Akis'in genel yayın yönetmeni ve 27 Mayıs öncesi hapse atılan gazetecilerden Kurtul Altuğ; yine o dönemde Ankara Radyoevi’nde çalışan yazar Adalet Ağaoğlu.

Önce, dün gece canlı gaste’ye konuk olan bu 3 isme kulak verin sonra da ‘darbe mi, devrim mi?’ çıkmazındaki görüşlerinizi bizimle paylaşın.

KURTUL ALTUĞ:
"Ben bugünkü tartışmaları görünce hayretler içerisinde kalıyorum. 50 yılda neler değişmiş. Neden 27 Mayıs yarası kaşınmak istenir. Bilen de konuşuyor bilmeyen de. O tarihlerde ana rahmine düşmeyen bir genç kızın koca koca insanlarla konuştuğunu görüyorum; o tarihleri yaşamak gerekir.

Üzüntü verici asılma olayları yaşandı. Ancak, yarım asır önceki bir olayı insanları kutuplaştıracak şekilde tartışmanın bir anlamı yok.

Ben 27 Mayıs’a devrim ve ihtilal olarak bakanlardanım. Mevcut anayasa kaldırmış, yeni anayasayla özgürlükler, sosyal ve hukuk devleti yaratılmış, yargı bağımzılığı gibi nimetler getirilmiştir. 27 Mayıs’ı kötüleyenler, bunu yapanların utanç içinde olduğunu söyleyenler, yalanın dik alasını söylüyorlar.

Niçin devrim; TSK’da devrimler alt kademeden gelir. 27 Mayıs emir komuta zinciri içerisinde olmadığı için devrimdir. 27 Mayıs genç subay hareketidir. Her ihtilal 50 sene sonra mahkum edilecek olsaydı, Osmanlı zamanınden az 112 tane teşebbüs vardır ve birçoğu başarılı olmuştur... Tartışmak yerine uzlaşmaya ihtiyaç vardır.

Müdahele geleneği her devirde vardır. Şu anda vardır yarın da olacaktır. İsmet paşanın deyimiyle 'iktidar bu ortamı yaratırsa, müdahele olur.' Hiçbirimiz darbelerden yana değiliz. ÖlenLeri anıyoruz..." - İZLEYİN

ARDA GEDİK:
"Sayın Kurtul Altuğ, DP iktridarı nedeniyle 27 Mayıs’ın devrim olduğunu, zaruri olduğunu söylüyor. Değişik görüşler olması normal ancak bir gerçek var. ‘Bunu konuşmalayalım, kapalatalım’ demenin, suçluluk duygusundan kaynaklandığı açık. Konuşurken de yapıcı olma gerekliliği var tabi ki.

‘27 Mayıs darbe mi devrim mi’den birini seçmek zorundaysak, benim şahsi tercihim olarak değil, hangi kaynağa bakarsanız bakın adı darbedir. Kelimelerle de uğraşmanın faydası yok. 27 Mayıs orduya ve adalete zarar vermiştir...

27 Mayıs’a arka çıkılmasına anlam veremiyorum. Darbe olduğunda ben 20 yaşındaydım ve hukuk fakültesi öğrencisiydim. Sayın Altuğ’un nedamet hissine sahip olması olumlu... Demokrasi kültürü sağlam olan bir insanın, bir darbenin peşinde olması, bu kültüre yakışmaz. Benim darbem iyi senin darben kötü anlayışı politiktir ve mahkum edilmeli. Ayrıca 27 Mayıs, birçok taahhüdünü de yerine getirmemiştir..." - İZLEYİN

ADALET AĞAOĞLU
Darbeyi 'alkışlamakla' itham edilen, dönemin Ankara Radyosu çalışanı yazar Adalet Ağaoğlu – İZLEYİN