Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, Brüksel'de açıklamalarda bulundu. 

Vize muafiyetine yönelik çalışmalara değinen Çelik, "Son safhadayız orada. Son safhayı kısa zamanda geçip kendilerine ileteceğiz" dedi. 

Çelik, "Türkiye burada üzerine düşeni yapmıştır. Son kalan konularla ilgili olarak verimli formüller ortaya çıktığını düşünüyorum. Önemli olan ilişkilerde pozitif tablo olarak ele alınması ve siyasi bir engel çıkarılmamasıdır" diye konuştu.

Çelik'in açıklamalarından öne çıkan diğer başlıklar şöyle: 

"Bizim herkesten beklentimiz bu girişimin herkes tarafından desteklenmesidir. SDG denilen yapı YPG'dir. YPG de PKK'dır. DEAŞ'a ne yapılıyorsa bu örgüte karşı da o yapılmalıdır. Sınırımızda terör örgütü tacizine müsamaha göstermemiz söz konusu değildir. İnsani meselelerde Türkiye en duyarlı ülkedir. Bu operasyon sırasında da bu en net şekilde gözükmektedir. Bununla ilgili tedbirler alınmıştır.

"HAREKAT ULUSLARARASI HUKUKA UYGUN"

Türkiye DEAŞ ile mücadele konusunda sahada en güçlü mücadeleyi vermiş bir ülkedir. Bize kim saldırıyorsa gereken cevabı vermek hakkımızdır. Afrin'deki mücadele uluslararası hukuka uygundur. Müttefiklerimiz bilgilendirilmiştir. Bu operasyon kaçınılmaz bir operasyondur. Bir yere YPG'nin yerleştirilmesi DEAŞ'ın uzaklaştırılması anlamına gelmiyor. Ellerindeki DEAŞ'lıları serbest bıraktıklarını gördük. 

ABD'NİN GÜVENLİ BÖLGE ÖNERİSİ

Amerikalılardan duyuyorsunuz 30 kilometrelik bir güvenlik koridorundan bahsediliyor. Cumhurbaşkanımızın teklifleri daha önceden ciddiye alınsaydı o bölgede ne DEAŞ ne PKK olacaktı ne de göç sorununu yaşayacaktık. Sahadaki tablo son derece açık bir tablodur. Son 5 gündür müttefikimiz ve dostumuz olan ABD'den yapılan açıklamaları alt alta yazdığınızda anlamlı bir tablo görüyor musunuz? Bu çelişik açıklamalar herkesin gözü önünde gerçekleşiyor. Sözlere rağmen YPG'ye silah verilmeye devam edildi. Bir ABD'li yetkili açıklama yapıyor. Doğudaki SDG'liler (Bize göre PKK'dır) Afrin'e gelirse desteği keseriz diyorlar. Desteği kesseniz ne olacak?

"ABD-TÜRKİYE ZİRVESİ BİR AN ÖNCE YAPILMALI"

AB-Türkiye zirvesinin bir an önce yapılması gerektiğini söyledik. Mart gibi bir tarih güçlü şekilde konuşulmaya başlandı. Türkiye AB arasındaki yakınlaşma pek çok krizin çözümünde olumlu sonuçlar doğuracaktır. Bu zirve bir an evvel yapılacaktır. Bundan sonrasını nasıl planlayacağız açıkça ortaya konulmalıdır. Bu zirveye hazırlığımız var. Kesin bir tarih yok ama Mart'a yoğunlaşma var. Verimli sonuçlar doğuracağını düşünüyorum."