Canlı yayında NTV Ankara Temsilcisi Nilgün Balkaç’ın sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, teröre çözüm arayışlarından, yeni anayasa ve milliyetçilik tartışmalarına gündemdeki bir çok konuyu değerlendirdi.

TERÖRE ÇÖZÜM ARAYIŞI
Başbakan Yardımcısı Arınç, teröre çözüm arayışları ile ilgili şunları söyledi:

''Zor bir sürecin içerisindeyiz. Bütün siyasi partilerin sürece olumlu katkılarının bulunmasını isteriz. Esasen bu sürece başlarken öncelikle silahların bırakılması ve Türkiye'nin terk edilmesini öngördük. Abdullah Öcalan ağırlaştırılmış müebbete mahkum olmuştur ve infazın koşulları bellidir. Gerçekler gözardı edilmemeli. Silah bırakmayı göz önünde tutuyorsak Öcalan'ın önemli bir aktör olduğunu kabul etmemiz lazım.

ÖCALAN'IN ROLÜ
Biz gerçeklerle yola çıkıyoruz. Esasen onun aleyhinde her gün bin defa konuşan insanlar da bu gerçeği biliyorlar. Bu gerçeği bilmemiz onu yüceltmemiz anlamına gelmez. Bu aktörden Türkiye adına nasıl daha çok istifade edebiliriz, nasıl daha olumlu bir rol oynayabilir, etkisini örgüt üzerinde nasıl daha çok oranda gösterebilir biz bunun peşindeyiz. Akılcı siyaset yapıyoruz. Başarabilirsek, Türkiye 30-40 yıllık bir karabasandan kurtulmuş olacak. Başaramazsak Türkiye terörün acısını, yanığını içinde hissetmiş olacak. Kırılma noktaları olabilir. İşin başındayız. Hayalperest olmamak lazım ama ümitli olmalıyız. Hangi olumsuz gelişmeler yaşanabilir bilmiyorum ama ben en başından beri ümitli oldum. Toplumda büyük bir beklenti var. Öcalan, hem telkinleri hem Kandil'e, BDP heyetine veya bir başka noktaya gönderdiği mektuplarıyla, artık 'Nevruz'dan itibaren en azından bir eylemsizlik içine gireceksiniz, eylem yapmayacaksınız, Temmuz-Ağustos itibarıyla da silahlar tamamen bırakılacak ve yurt dışına çıkış süreci konuşulacak' dedi. Bunlar önemli konular ve başta ümit ettiğimiz gelişmeleri destekleyen durumlar. Ama buralarda hangi işler, hangi eller karışır, nasıl bir olumsuzluk ortaya çıkabilir. Kandil'in ne yapacağına ve Avrupa kanadının ne söyleyeceğine bakmamız lazım. MİT hala sürecin önemli aktörü.''

28 ŞUBAT'TA YENİ DALGA
28 Şubat'ın 16. yıldönümüne bir gün kala Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nca yürütülen 28 Şubat Soruşturması kapsamında, bugün İstanbul ve Ankara'dan bir muvazzaf albay ve eski Kara Kuvvetleri Komutanı Erdal Ceylanoğlu dahil 4 emekli general polis nezaretinde Ankara Adliyesi'ne getirilmişti.

Arınç, 28 Şubat soruşturmasına ilişkin ise, ''28 Şubat' sürecinin siyasi ve ekonomik anlamda olumsuz etkileri oldu. Hükümeti yıkmaya teşebbüs ettikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma önemli. Bir restorasyon sürecindeyiz. 28 Şubat sorgulanıyor. Önemli buluyorum. Bu konuda 57 kişinin tutuklu olduğu ancak toplam 80'in üzerinde şüpheli ve gözaltı olduğu bana iletildi. CHP'nin 28 Şubat'ın asli faillerinde biri olduğuna inanıyorum. O zamanki CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 28 Şubat sürecinde 'TSK adeta bir sivil toplum örgütü gibi çalıştı' dedi bu saçma sapan bir tarif. Bunu söylemek bir siyasetçiye yakışan bir tavır değildi'' şeklinde konuştu.

YENİ ANAYASA TARTIŞMASI
Başbakan Yardımcısı, anayasa çalışmalarının 1 seneyi geçtiğini belirterek Mart veya Nisan ayı sonunda bitmesi gerektiğini söyledi. Arınç, ''4-5 yıl bu işi tartışamayız. Uzlaşma olmazsa 330'un üzerinde oy alacağını düşündüğümüz an kendi anayasamızı Meclis'e getiririz'' dedi.

MİLLİYETÇİLİK TARTIŞMASI
Başbakan Yardımcısı Arınç, Başbakan Erdoğan'ın Mardin'de kullandığı "Biz her türlü milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldık" ifadesiyle ilgili, ''Her şeyi Türk'e göre dizayn etmeye çalışan bir anlayışı reddetmemiz lazım. 'Sadece benimki var benden başkası yalan' bunu reddediyoruz. Farklılıkların bir arada yaşaması bir özgürlüktür. Türkçülükle ve Kürtçülükle bir yere varmak mümkün değil. Yani Başbakanımızın 'Benim önüme Türkçülükle veya Kürtçülükle gelmeyin' demek istediğini ama konuşma süreci içerisinde bunu farklı bir şekilde ifade ettiğini düşünüyorum. Konuşma bütünüyle doğrudur. Kimse etnik milliyetinden dolayı utanç duyamaz'' diye konuştu.