Çocukluğumdan geriye özlemini çektiğim tek şey hayal gücümün zenginliği.

Annemin kloş eteğiyle bir prensese dönüşüp hayali halkımı günde üç posta selamladığım, saatler boyu rolümden çıkmadığım günler, bir sopa ile askercilik oynadığım, hala yazlıkta kullandığımız kanepenin kolçağını at yapıp bindiğim, kelebeklerin pullarının göz farı olduğunu hayal ettiğim zamanlar dün gibi.

Çocukların hayal gücünü harekete geçirmek için oyuncağa ihtiyaçları yok, evdeki malzemelerle oyunlarını pek ala yapılandırabilirler, özgürce.

“Ay’a gidebilir miyim?”

Bebek ayının annesine sorduğu bu soruyla başlıyor her şey. “Hayır” diyor annesi, önce bir roket lazım Ay’a gitmek için.

Küçük bir çocuk için ne kadar zor olabilir ki roket bulmak? Hatta uzay botları ve uzay başlığı?

Birazcık hayal gücünün bulup çıkaramayacağı hiçbir şey yok.

Nitekim Bebek Ayı mukavva kutudan bir roketin içine biraz yiyecek koyuyor ve vuuuuummmm geceye uçuyor. Yükseğe daha yükseğe… Yolda bir baykuş ile karşılaşıyor. Birlikte seyahate devam ediyorlar, ayda bir piknik yapıp geri dönüyorlar.

Metinler kısa, akılda kalıcı. Öyle ki ben ezberden noktası virgülüne kadar söyleyebiliyorum tüm kitabı. Tabii bunda Arca’nın milyon defa okutmasının da etkisi yadsınamaz.

Özellikle “çocuğum bir yaşını geçti, bebek kitaplarından öykülere geçmek istiyorum ama uzun kitaplardan da çocuğum sıkılacak diye endişeleniyorum” şeklinde düşünenler için tam isabet bir seçim!

Kitap bir sayfa siyah beyaz, bir sayfa renkli çizimlerle resmedilmiş. Metin kısa evet ama resimlerle öykü devam ediyor ve eğer siz de hayal gücünden yana zengin bir ebeveyn iseniz öyküyü istediğiniz gibi uzatabilirsiniz.

Ay'a Yolculuk

Yazan ve çizen: Jill Murphy

Çeviren: Gülten Senem Kaleli

Mandolin Yayınları

Yaş aralığı: +1,5 yaş