Bahçeli: Anayasa değişikliğine esastan kapalıyız

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin, AK Parti'nin hazırladığı anayasa değişikliği teklifine ''esas'' ve ''usül''den kapalı olduğunu bildirdi.

Anadolu Ajansı 30.03.2010 - 13:18

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, patisinin grup konuşmasında Anayasa değişikliği çalışmalarına değindi.

''AK Parti Hükümeti'' tarafından hazırlandığını belirttiği Anayasa değişikliğine ilişkin teklif taslağının geçen hafta kamuoyuna sunulduğunu hatırlatan Bahçeli, anayasa üzerinden sürdürülen gerilim stratejisinin yeni bir aşamaya geçtiğini, AK Parti'nin, anayasa gibi ciddi bir meseleyi ucuz siyaset malzemesi yaptığını ve yeni bir istismar alanı oluşturma çabasına girdiğini iddia etti.

Bahçeli, ''anayasa değişikliğinin yangından mal kaçırırcasına, ince hesaplar ve taktik manevralarla piyasaya sürülmesinin çok ciddi sakıncaları da beraberinde getirdiğini'' ileri sürdü.

Geniş toplumsal mutabakatla hazırlanıp doğru zemine oturtulmadığı zaman, anayasaların kalıcı ve kapsayıcı olmayacağını vurgulayan Bahçeli, ''AKP hükümetinin 'Tek başımıza bir metin hazırlayıp bunu herkesle paylaştık. Beğenen beğendi, beğenmeyen beğenmedi, ne yapalım' yaklaşımı, anayasa değişikliği konusundaki samimiyetsizliği, art niyeti ve kafalarda başka hesapların olduğunu göstermiştir'' dedi.

Bahçeli, toplumsal uzlaşmayı temsil etmesi gereken anayasanın, şimdiden kavganın, ayrışmanın ve kutuplaşmanın odağı haline geldiğini, üzerinde ittifak sağlanacak bir metin olmaktan uzaklara düştüğünü öne sürerek, ''Başbakan Erdoğan'ın 'Kucaklayıcı bir tasarı olacağı'nı söylediği anayasa değişikliğiyle ilgili taslak metin daha şimdiden toplum ve devlet hayatını bölmüş ve cephelere ayırmıştır'' diye konuştu.

YÜKSEK YARGIYA TERBİYE
''Önerilen sözde değişiklik teklifinin teferruatları bir kenara konulduğunda, yüksek yargının tanzim edilmesine ve hatta terbiye edilmesine yönelik hedefin amaçlandığı anlaşılacaktır'' diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

''Elbette ki çoğulcu demokrasinin ve hukuk devletinin güvencesi olan yargı organının bu rolünü yerine getirecek biçimde hem taraflılığını ve hem de bağımsızlığını sağlayan bir anlayışla güçlendirilmesi gereklidir ve zorunludur. Buna bir diyeceğimiz yoktur. Ancak meselenin yalnızca yargı organlarına seçilecek kişilerin sayısı ile basite indirgenmesi, bu alanda yapılması gereken devasa düzenlemelerin daha işin başından sakat ve ahlaken sorumlu olmasına neden olmuştur.

Anlaşılmaktadır ki hukuk konusundaki yaklaşımı ve bu alandaki kötü sicili kabarık olan iktidar zihniyetinin büyük bir gürültüyle giriştiği anayasa değişikliğinin özünde bir yerlerle hesaplaşma, birilerinin önünü kesme dürtüleri yatmaktadır. Bu yaklaşım bile başlı başına değişiklik tekliflerinin ne kadar tehlikeli, kasıtlı ve marazi olduğunu ortaya koymuştur.''

Türkiye'nin acil çözüm bekleyen ağır sorunları dururken, AK Parti'nin önceliğinin yargı organlarına nasıl seçim yapılacağı, üye sayısının kaç olacağı meselesi olduğunu ileri süren Bahçeli, adalet sisteminin sorunlarının hallinin bu basit hesaplara indirgendiğini öne sürdü.

MARDİN FETVASI
Londra merkezli bir kuruluşun organizatörlüğünde Mardin Artuklu Üniversitesinde düzenlenen konferansın muhtevasına ve konuşmacıların kimliklerine dikkati çeken Bahçeli, din adamı veya din uzmanı oldukları ifade edilen şahısların bir araya gelmelerinin herkesi kuşkuya sevk ettiğini söyledi.

Bahçeli, çeyrek yüzyıldır nüfusu milyara ulaşmış İslam dünyasının küresel gelişmeler karşısında maddi ve manevi direncini kırmak ve tepkilerini etkisizleştirmek için büyük çabalar ve paralar harcandığını bildiklerini belirtti.

Toplantıda, ''cihat fetvası'' denilen tarihi mesajın içeriğinin görüşüldüğünü belirterek, içeriğin kendi konuları olmadığına değinen Bahçeli,konuya, YÖK ve Diyanet İşleri Başkanlığının nasıl bir açıklama getireceğini beklediklerini söyledi.

Bahçeli, ''Giderek yaklaşan İran'a saldırılma ihtimali üzerine, bu ülkenin Müslüman halkının manevi direnme dayanakları hakkında kuşkular mı uyandırılmak istenmektedir? Ülkemizde yapılan bu toplantı ile on binlerce şehidin üzerinde yükseldiği Filistin direnişi, dini gerekçelerle kırılmak mı istenmektedir? İslam dünyasında başlayan antiemperyalist tepkiler, sürdürülen eşbaşkanlık görevinin gereği olarak, söndürülmek mi istenmektedir? Bu sorularımızın dürüst ve samimi olarak cevaplanması, sadece ülkemize değil, İslam dünyasına sokulmuş 'Truva atı' olan AKP zihniyetinin gerçek yüzünü göstermesi bakımından çok önemli olacaktır. Bu toplantının gerçek anlamı ve hükümetle ilişkisi de; tıpkı İstanbul'da Ermeni tezlerini destekleyen üniversite toplantılarında olduğu gibi, tıpkı Erbil'de Peşmergelerle kucaklaşarak açılımın kurdelesinin kesilmesi gibi çok yakında gün ışığına çıkacaktır'' diye konuştu.

SİYASİ NAMUS MESELESİ
Bahçeli, “Şu hususun altını kararlılıkla çizmek isterim ki; bu iktidarı geldiği yere geri göndermek bizim için siyasi bir namus meselesidir. Ve bunu yapacak olan kadro ve inanç ise Üç Hilal'de bir araya gelmiştir” dedi.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...