İlişkili Haberler

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, muhtarların katılımıyla kentteki otelde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, muhtarların, gönüllerinde önemli bir yeri bulunduğunu belirterek, devletin milletle temas ettiği ilk kapıda yer aldıklarını dile getirdi. 

Muhtarlara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını ileten Soylu, Erdoğan'ın devletin kapılarını muhtarlara açtığını, kaymakamını, genel müdürünü hatta bakanını da muhtarların emrine verdiğini anımsattı.

Sözlerine, "Hani bu 15 Temmuz hadisesi var ya..." diyerek devam eden Soylu, şunları kaydetti:

"Aslında bu hadise, bir anlamda kitap gibi bir hadisedir. Çevirip çevirip hepimizin okuması lazım. O gece ne yapmak istediler, kim ne yapmak istedi, kimlerle ortaktılar, bunlar daha pek çok soru sorulur, pek çok cevap… Ancak ben o geceden sadece bir detay üzerinde müsaadenizle küçük bir tahlil yapmak isterim. Bakın o gece, işi tezgahlayanlar, saldıranlar iş başındaydı ama bir de toplumun arasında sıradan insan dediğimiz adamları vardı. Onlar o gece çok farklı bir şey yaptılar, insanlara mesaj çektiler. 'Bir şeyler oluyor, sakın evinizden çıkmayın' dediler.

Sosyal medyadan veya SMS'lerle güya itidal çağrısı yaptılar, 'Sakin olun.' dediler. Oysa asıl işi onlar yapıyordu. Maksatları, o geceyi sabahına bağlayana kadar bizi bir gaflet uykusuna yatırmaktı. Ninni söyleyip bizi uyutmaya çalışıyorlardı. Planlı, çalışılmış, üzerinde anlaşılmış bir stratejiydi."

"6-7 YILDIR SÜREKLİ İSTİKRARIMIZA YÖNELİK ATAKLAR GELİYOR"

Soylu, birilerinin kendilerine sürekli ninni söylemeye ve gaflet uykusuna yatırmaya çalıştıklarına dikkati çekerek, "Oysa etrafımızda garip garip işler dönüyor. 6-7 yıldır sürekli istikrarımıza, birliğimize, kalkınmamıza yönelik ataklar geliyor." dedi.

Türkiye'nin IMF'ye borcunu bitirip bağını kopartır kopartmaz büyük ve sistemli saldırıya maruz kaldığını belirten Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Önce Gezi, ardından 17-25 Aralık, sonrasında 7 Haziran seçimleri sonrası artan terör hadiseleri, onun sonrasında baktılar ki olmuyor, 15 Temmuz gecesi doğrudan saldırdılar. Sonra küçük çaplı bir döviz operasyonu, baktılar ki olmuyor, geçen ağustosta büyük çaplı bir döviz operasyonu. Onun öncesinde CHP ile HDP'yi birbirine yapıştırmalar ve İYİ Parti'yi sahaya sürüp onu da CHP ile yoğurmalar ve son iki seçimde Saadet Partisini de bunların yanına katmalar."

Soylu, Avrupa'da bile AK Parti'ye, Recep Tayyip Erdoğan'a karşı yürüyüşler ve sözde tepkiler gerçekleştirildiğine dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şimdi bütün bunları görmeyelim diye, bütün bu hadiselerin eskiden başımıza getirilmiş işlerle bağlantısını görmeyelim diye, darbeleri hatırlamayalım, asılan başbakanları, bakanları hatırlamayalım, Çorum ve Kahramanmaraş olaylarıyla hangi fitneleri ortaya koydular hatırlamayalım, çocuklarımıza sağcı solcu diye birbirine nasıl kurşun sıktırdıklarını hatırlamayalım, sonra bizim evlatlarımızı bir sağdan bir soldan nasıl astıklarını hatırlamayalım, PKK'yı nasıl besleyip büyüttüklerini, HDP'nin, PKK'nın emrinde bir parti olduğunu, belediyeleri nasıl PKK'nın eleman ve tedarik merkezi haline getirdiklerini görmeyelim diye, bugün bize diyorlar ki '31 Mart sadece bir yerel seçimdir, kapı kapı gezmenize gerek yok, teyakkuza gerek yok...' Yersek, açık söylüyorum yersek…"

"OYUNU KURGULAYANLAR ÇOK İYİ BİLİYORLAR"

"Hiç şüpheniz olmasın, onlar belediyelerin nasıl bir güç olduğunu çok iyi biliyorlar." ifadesini kullanan Soylu, belediyeler üzerinden siyasetin, istikrarın nasıl baskılanacağını ve belediyelerin üretmediği hizmetlerle ülkenin kalkınmasına nasıl sekte vurulacağını bildiklerini söyledi.

Soylu, şunları dile getirdi:

"Şer ittifakının piyonları bunları bilmiyor olabilir ama oyunu kurgulayanlar çok iyi biliyorlar. İşte Murat Başkan aramızda, Van'da görev yaptı. Oradaki belediyelerde bu anlattıklarımı nasıl da sistematik uyguladıklarını gayet iyi bilir. Biz bu görevlendirme yaptığımız belediyelerle PKK'nın şah damarını kestik. Şimdi onu tekrar birleştirmeye, ona tekrar güç vermeye, onu tekrar milletimizin başına musibet etmeye çalışıyorlar çünkü oradan kendilerine öyle bir güç devşiriyorlardı ki bunu tekrar kuramazlarsa o PKK'yı ve dolayısıyla Orta Doğu coğrafyasını karıştırmaktan başka bir fonksiyonu olmayan bu yapıyı yok olmaktan kurtaramayacaklarını gayet iyi biliyorlar."

PKK'nın Karadeniz'e de sızmaya çalıştığına işaret eden Soylu, "Eylemler yapmaya kalktılar, evlatlarımızı şehit verdik hatta Karadeniz üzerinden kaçak göç için yeni bir rota oluşturmaya çalıştılar, müsaade etmedik. Belediyelerden ekmeklerini kestik, aç kaldılar. Uyuşturucu operasyonları yapıyoruz, oradan da darbe yiyorlar. Devletin gücü var, eksi 30 derecede, 5 metre karda çocuklarımız operasyon yapıyorlar, İHA'larımız var, burunlarını çıkaramıyorlar, ondan da dertleri var. Öte taraftan, Zeytindalı ve Afrin operasyonlarıyla, Kandil'e sürekli yaptığımız ataklarla güneyden de bunları sardık. Her taraftan kapana kısıldılar, bir türlü çıkış yolu bulamıyorlar." şeklinde konuştu.

Soylu, iş ortakları ülkelerin de bunları çıkmazdan kurtaramadığını ifade ederek, şunları belirtti:

"Onun için dertleri büyük ama en büyük dertleri, kendilerini yaslamaya çalıştıkları ve yıllarca baskıyla, tehditle bir şekilde destek almaya çalıştıkları kendi seçmenlerini harekete geçiremiyorlar. 'Apo için yürüyüş yapacağız.' diyorlar, kimse takmıyor. Terörle iltisaklı belediyelere kayyum atadık, oturma eylemi falan yaptılar, kimse yanlarına bile gitmedi. Kan akan musluk afişleriyle siyaset yapıyorlardı, insanların evlerine tehdit mektupları gönderiyorlardı, artık onu da yapamıyorlar. Sadece zarıl zarıl ağlıyorlar. Bir gözleri Amerika'ya, bir gözleri Avrupa'ya bakıyor, 'Bize oradan bir imdat yok mu?' diye. Yok, gelmeyecek, gelse de yetmeyecek."

"Trabzon'dan açık açık söylüyorum, ey PKK, ey HDP, sizi bu milletin elinden kurtaracak hiçbir güç yoktur, o Kandil sönene kadar, bu kadar basit, o son terörist etkisiz hale gelene kadar bize uyumak da durmak da yoktur." diyen Soylu, daha önce dağlarda 15 bin terörist olduğunu, şimdi ise 700 terörist kaldığını söyledi.

Soylu, şöyle konuştu:

"Sadece 2018'de 13 kırmızı renkli teröristi bizim aslanlarımız ortadan kaldırdı, turuncu renkli, kırmızı da değil. Onların sözde lider diye tarif ettiklerini, madem o kadar bu işe hevesliler, Murat Karayılan denilen alçak, aşağılık hayvan, Cemil Bayık denilen alçak aşağılık hayvan niye orada dururlar? Irak'ın kuzeyinde Kandil'de, madem o kadar çok hevesliler, biz onlara çağrı yapıyoruz, gelsinler Türkiye'nin dağlarında da o 700 kişiyi yalnız bırakmasınlar. Buradan çağrı yapıyoruz, haydi gelsinler madem mücadeleleri o kadar kuvvetli, bizim evlatlar bekliyorlar, onları lime lime edecekler. Türkiye'de üst düzey teröristleri kalmadı."

Terör örgütünün de içinde çok büyük bir tartışma başladığına dikkati çeken Soylu, şunları kaydetti:

"Terör örgütünü tutmaya çalışan... Önümüzdeki günlerde kamuoyuna açıklayacağız, Amerika'nın PKK ile, Amerikalı generallerin PKK ile PYD ile hangi ilişkileri kurduğunu, onları nasıl gönüllendirmeye çalıştığını, onlara nasıl hediyeler verdiğini, onları nasıl takviye ettiğini… O yakaladıklarımız var ya üst düzeyden yakaladıklarımız tek tek ötüyorlar, adam can havliyle Amerika'yı da satıyor, Avrupa'yı da satıyor. 

Bu seçimi kuru kuru bir yerel seçim olarak görmek işte bu adamların, bu oyunu kuranların, sistemli şekilde son 6-7 yıldır Türkiye'nin istikrarına saldıranların tezgahına gelmektir. Allah'ın izniyle bu asil millet hiç tezgaha gelmemiştir."