BRÜKSEL - Çeşitli temaslar için bulunduğu Brüksel’de, Avrupa Politika Merkezi (EPC) isimli düşünce kuruluşu tarafından düzenlenen bir panelde “Türkiye’de muhalefetin Türkiye-AB ilişkilerine bakış açısını” anlatan Baykal, “Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerindeki durgunluk” üzerinde durdu ve “heyecan yitirmenin söz konusu olduğuna, Türk kamuoyunda AB’ye desteğin yüzde 30’lara düştüğüne” değindi.

İlişkilerde son 10 yılda kaydedilen gelişmelerin analizini yapan Baykal, yapılan reformlara ve atılan adımlara rağmen bugünkü durumun çelişkili bir görüntü yansıttığını ifade etti.

Türkiye-AB ilişkilerini ve Türkiye’nin AB’ye katılımını CHP’nin her zaman desteklediğini ve destekleyeceğini anlatan Deniz Baykal, “her zaman Avrupa’nın bir parçası olan Türkiye’de AB ile ortak değer ve ilkelerin paylaşıldığını” belirtti.

Türkiye’nin AB’ye katılım iradesi ve katkıları üzerinde duran Baykal, laiklik ilkesinin önemine de değindi ve “din ile devlet işlerinin ayrı tutulması gereğinin Türkiye gibi bir ülkede ön planda kaldığını” anlattı.

Türkiye’de insan hakları ihlalleri, yolsuzluk sorunları, yargının siyasallaştırılması, basının baskı ve kontrol altında tutulması gibi sorunlar yaşandığını söyleyen Baykal, “Avrupalı bir sosyal demokrat parti olarak” CHP’nin görüş ve programları hakkında bilgiler verdi.

Çeşitli soruları da yanıtlayan Baykal, Kıbrıs’ta adil bir çözüm için müzakerelerin desteklendiğini, kadınların Türk Parlamentosuna ve siyasetine katılım oranını artırmak için çaba harcandığını ifade etti.

BAYKAL: AB İLE İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİNİ ÖNEMSİYORUZ
Baykal, AB ile ilgili temaslarda bulunmak üzere gittiği Bürüksel’den TRT 1’in ana haber bültenine de katılarak soruları yanıtladı.

Temasları hakkında bilgi veren Baykal, “son derece olumlu ve yararlı görüşmelerde bulunduğunu, CHP olarak Türkiye’nin AB sürecinde görevlerini yerine getirmiş olmanın mutluluğunu yaşadıklarını” kaydetti.

Baykal, “temasları çerçevesinde, AB’nin Türkiye’ye bakış açısını değerlendirilmesinin” istenmesi üzerine şunları söyledi:

“Bir defa AB, Türkiye ile ilişkilerin bir tıkanıklık içine girdiği tespitini yapıyor. Bunu canlandırmak için bir büyük atılım yapma kararı söz konusu değil, ama, ‘Durumu hiç olmazsa idare edelim’ anlayışı içinde. Tabii bu arada da yeni adımların atılması lazım, işbirliğinin geliştirilmesi lazım. Şimdi yeni bir nokta olarak sendikalarla ilgili, çalışma yaşamıyla ilgili bir düzenlemenin mutlaka gerekli olduğunun burada fark edildiğine tanık oldum. Bugüne kadar hep olayı insan hakları, demokrasi kavramları etrafında ele alırlardı, sosyal sorunlarla hiç ilgilenmezlerdi. Şimdi ilk kez sosyal sorunlarla ilgili, çalışma hayatına yönelik bir arayış içinde olduklarını ve Türkiye’de sendikalarla ilgili, çalışma hayatıyla ilgili bir düzenlemenin talep edileceğini gördüm. Bizde buna destek vereceğimizi, bunu önemsediğimizi ifade ettik. Yani ilişkilerde böyle bir çeşitlenme olabilir, ama önemli olan bu enerji konusunda Avrupa’ya ‘sizin enerjinizi biz taşırız’ yani ‘enerji muhatabınız biz oluruz, olabiliriz’ demek çok önemli. Bu enerji kanallarının, şebekesinin Türkiye toprakları üzerinden Avrupa’ya taşınmasına yardımcı olmak... Bu bizim stratejik önemimizi çok ciddi şekilde etkileyecektir. Ekonomik konumumuzu etkileyecektir. Bu geçişten dolayı bir kazanç sahibi olacağız.”

Baykal, enerji konusunda Rusya ve Ukrayna arasında bir problem olduğuna dikkati çekerek, Türkiye’nin bu konuda önemli bir rol üstlenebileceğini ve enerji naklinde geçiş güzergahı olabileceğini anlattı.

Bunun hem Türkiye hem de Avrupa için son derece yararlı olacağını ifade eden Baykal, gerçekleşmesi halinde Avrupa’nın Türkiye’nin öneminin bir kez daha farkına varacağını vurguladı. Görüşmelerinin son derece yararlı olduğunu vurgulayan Baykal, “Burada bir görev yaptık” dedi.

Baykal, iç siyasete yönelik soruya “Bu konulara hiç girmeyelim. Ben şimdi bütün ilgimi, dikkatimi Türkiye-AB ilişkilerine yönelttim. Bu konuda ciddi bir görev yapıyoruz. Böyle bir ihtiyaç olduğunu gördüm. Muhataplarımızın böyle bir şeyi bekledikleri, buna ihtiyaç duydukları anlaşıldı” karşılığını verdi.

Temaslarının, Türkiye-AB ilişkilerinin yeni bir anlam kazanmasına katkı verdiğini düşündüğünü ifade eden Baykal, muhataplarının da bu görüş alışverişinden “memnuniyet duyduklarını” ifade ettiklerini söyledi.

Temasları sırasında bir takım tespitler de yaptıklarını belirten Baykal, “Biliyorsunuz bizde seçimler var. Avrupa Parlamentosunun da seçimleri var Haziran ayında. Bu seçimler yapıldıktan sonra yeni bir ilişki düzeni içine girme kararı ortaya konuldu. Bunları değerlendireceğiz” diye konuştu.

Baykal, “bundan sonraki süreçte AB ile müzakereler konusunda, reformlar konusunda hangi perspektiften bakacaksınız” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Bizim parlamento içinde belli bir konumumuz var. İlkelerimiz var, anlayışımız var. Türkiye’nin menfaatleri konusunda tespitlerimiz var. AB ile ilişkilerin geliştirilmesini önemsiyoruz, ama Türkiye’nin menfaatlerini de önemsiyoruz. Ve Avrupa’ya bu açıdan anlatmamız gereken şeyler var. Onları anlatırız. Türkiye’nin daha ileri gitmesi için, standartlarını yükseltmesi için atılması gereken adımlar var. O adımlara katkı yaparız. Mesela konuştuğumuz çalışma yaşamıyla ilgili, sendikalarla ilgili gerçekten İLO standartlarına uygun düzenleme getirilecek ise bundan çok mutluluk duyarız, buna katkı veririz.”

“BU YAKLAŞIMIMIZ AÇILIM DEĞİL”
Baykal, “Son günlerde açılımlardan bahsedildiği ifade edilerek, AB konusunda da CHP’nin yeni bir açılımının olup olmadığının” sorulması üzerine, AB’de yeni bir anlayışın şekillenmekte olduğunu gördüğünü, bunun altında da Türkiye’de yaşanan olayların bulunduğunu kaydetti.

Baykal, “Türkiye ile ilgili, hükümetle ilgili, bizimle ilgili gerçeklerin burada değerlendirilmekte olduğunu görüyoruz ve bizim önümüze böyle iyi niyetli, ciddi katkı yapabileceğimiz bir program getirildiği zaman, bir seçim kampanya döneminde dahi olsa koşup geliyoruz. Görevimizi yapıyoruz. Çünkü o görevi biz yapabiliriz. Çünkü bir başkasının ikame edilmesi mümkün değil. Türkiye adına bu görev sırası bize gelmiştir” dedi.

CHP’nin Türkiye’nin bu konudaki ciddi tavrını inandırıcı ve tutarlı bir şekilde anlatmasının gerekli olduğunu vurgulayan Baykal, bunu en üst seviyede gerçekleştirdiği temaslarda hayata geçirdiğini söyledi.

Baykal, ciddi bir görevi yerine getirmiş olmanın mutluluğu içinde olduğunu belirterek, sözlerine şunları ekledi:

“Buna ihtiyaç vardı yararlı oldu. Bizim bu yaklaşımımız, bizimle ilgili bir açılım maçılım değil. Biz aynı noktada duruyoruz, ama giderek bizim bu noktamızın önemi değeri zaman içinde artıyor, anlaşılıyor. Ve biz gerektiği zaman görevimizi en iyi şekilde yapıyoruz.”