Numan Kurtulmuş'tan Özgecan Aslan açıklaması

Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş, Özgecan Aslan'ın katilinin cezaevinde öldürülmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Cezaevinde birisinin öldürülmüş olması, asla kabul edilemez" ifadesini kullandı.

NTV Haber - Anadolu Ajansı 10.04.2016 - 12:38 | Son Güncelleme : 12.04.2016 - 00:34

Numan Kurtulmuş'tan Özgecan Aslan açıklaması

Bakanlar Kurulu, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında Şanlıurfa'da bir araya geldi.

GAP Tarımsal Eğitim Merkezinde (GAPTEM) düzenlenen toplantı, saat 14.40'da başladı. Toplantı yaklaşık 3 saat sürdü.

Toplantının ardından kameralar karşısına geçen Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Gelen bir soru üzerine Özgecan Aslan'ın katilinin cezaevinde uğradığı saldırı sonrası öldürülmesine değinen Kurtulmuş, konunun Bakanlar Kurulu toplantısında gündeme geldiğini söyledi.

Toplantıda Adalet Bakanı tarafından bilgi paylaşıldığını söyleyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Özgecan'ın katili olan kişi cezaevinde silahla vurularak önce ağır yaralandı sonra öldüğü bilgisi bize ulaştı. Babasının da hayati tehlikesinin olmadığı ama yarasının ağır olduğu bilgisi var. 

Tabii cezaevinde kim olursa olsun, cezaevinde birisinin öldürülmüş olması, bir mahkumun ya da bir tutuklunun öldürülmüş olması asla kabul edilemez. Burada kimin, ne şekilde, nasıl ihmali, kusuru, hatası varsa bu mutlaka ortaya çıkarılacaktır. Bu çerçevede hem Adana Cumhuriyet Başsavcımız olaya el koymuştur hem de Adalet Bakanlığımız derhal bir müfettiş görevlendirmesi yaparak konunun bütün detaylarıyla soruşturulması, silah nasıl sokuldu bu olay nasıl gerçekleşti, detaylar nedir, kimin ihmali, kusuru, hatası vardır bunlar ortaya çıkarılacaktır."

"SURİYELİLER DAHA UZUN BİR SÜRE BURALARDA"

Toplantıda Suriyeli sığınmacılar meselesinin de ele alındığını bildiren Kurtulmuş, Türkiye'de toplam 2 milyon 749 bin 140 Suriyeli sığınmacı bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suriyelilerin bir kısmı 26 kampta barınıyor, 269 bini yaklaşık. Bundan sonraki süreçte öyle anlaşılıyor ki Suriyelilerin daha uzun bir süre buralarda, bu bölgede, ülkemizde kalması, misafir edilmesi kaçınılmazdır. Bu çerçevede AFAD vasıtasıyla, bir Mülteciler Strateji Planının hazırlıkları yapılmıştır, bu hazırlıkların gözden geçirilmesini, bugünkü Bakanlar Kurulu toplantımızda yaptık. Bu anlamda eğitim, istihdam, barınma gibi insan hayatını ilgilendiren genel konuların, yaklaşımların dışında, Suriyelilerin sosyal entegrasyonuyla ilgili konular üzerinde durulmuş ayrıca AB Mülteciler Anlaşması kapsamında Suriyeli mültecilere yapılacak projelerin AB fonları kapsamında fonlanmasıyla ilgili de çalışmalara detaylı şekilde başlanılmıştır. Bu çerçevede özellikle 5 ilimizde yani nüfuslarına oranladığınız zaman Suriyeli mültecileri gerçekten büyük bir şekilde ev sahipliği yaparak bağrına basan Gaziantep, Şanlıurfa, Hatay, Kilis ve Mardin illerimizde yapılacak çalışmalar ayrı perspektifle ele alınmıştır."

"YERLİ HALK SAYILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL"

"Sığınmacıların yerli nüfus sayılacağına" ilişkin iddiaların hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, Suriyeli sığınmacılar konusunda çok fazla spekülasyonun yapıldığına dikkati çekti.

"Şunu çok açık söyleyeyim, Suriyeli mültecilerin yerli halk sayılması konusu söz konusu değildir" diyen Kurtulmuş, Suriyeli sığınmacılar nedeniyle bazı şehirlerin ilave yük taşıdığını belirtti. Kurtulmuş, Kilis'in kendi nüfusundan fazla Suriyeli sığınmacıya, Şanlıurfa'nın ise yaklaşık 530 bin Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yaptığını ifade ederek, "Bu illerimiz gerçekten fedakarca, tam bir ensar anlayışı içerisinde ekmeklerini paylaşıyorlar." diye konuştu.

Söz konusu illerdeki ilave yüklerin azaltılmasına yönelik zaman zaman bazı çalışmaların yapıldığını anımsatan Kurtulmuş, geçmişte de bugün de devam eden bu yardımların daha sistematik hale getirilmesine yönelik bir takım çalışmaları sürdürdüklerini bildirdi. Kurtulmuş, amaçlarının Suriyeli sığınmacıların yükünün sadece şehirlerin üzerine bırakılmaması olduğunu vurguladı.

"SORUŞTURMA SÜRÜYOR"

Aynı gazetecinin kişisel verilerin korunmasına ilişkin yeni bir çalışma olup olmadığına ilişkin sorusuna Kurtulmuş, "Son sızmaların kesinlikle resmi kaynaklardan olmadığı, İçişleri Bakanlığı verilerinden olmadığı, bunların, bu sızmaların başka bir şekilde ortaya çıktığı anlaşılıyor. Onunla ilgili de gerekli ilave tedbirler alındığı gibi bundan sonraki bu süreçle ilgili soruşturmalar da yürütülüyor." yanıtını verdi.

Bakanlar Kurulu, 13 yıl aradan sonra ilk kez Ankara dışında toplandı. Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde, 4 eylül 2003'te, Sivas Kongresi'nin yıl dönümü dolayısıyla Sivas'ta toplanmıştı.

"AĞIR BİR İNSANLIK SUÇU İŞLEDİ"

Bir gazetecinin, Alman İkinci Kanalı'nda (ZDF) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret içeren şiir okuyan Jan Böhmermann'ın yargılanmasına yönelik nota verilmesine ilişkin sorusu üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Basın özgürlüğü, fikir özgürlüğü eyvallah. Herkes istediği fikiri söylesin, en aykırı fikri söylesin, bundan hiçbir şekilde gocunmayız. Ancak, hiçkimsenin hele bu ülkenin, halkın oyu ile seçilmiş olan Cumhurbaşkanına, oturduğu yerden, televizyon kanalından ağıza alınmayacak, hiçbir lugatın, hiçbir vicdanın kabul etmeyeceği bir şekilde hakaretler etmesi, hakaretler saydırması kabul edilemez. Bu hiçbir şekilde de 'basın özgürlüğü' diyerek tevil edilemez, tefsir edilemez. Dolayısıyla bu açık bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına ağır bir hakarettir. Türkiye'deki cumhurun başı olmak hasebiyle 78 milyon vatandaşımıza, yani hepimize ağır bir hakaret anlamına gelir. Bunu kabul etmemiz, bunu uygun görmemiz, bunu hoş görmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla Türkiye olarak bu edepsiz adamın Alman yasaları çerçevesinde derhal bir cumhurbaşkanına hakaretten yargılanmasını tabii ki isteriz.

Bunu söylerken de asla bir siyasi baskı ortaya koyuyor değiliz. Bunu söylerken de Türkiye'de halkın oyuyla seçilmiş olan bir cumhurbaşkanına yapılan hakareti, millet olarak kabul etmediğimizi, ülke olarak kabul etmediğimizi, ülkeyi yöneten hükümet olarak kabul etmediğimizi açıkça ifade etmek istiyoruz. Dolayısıyla evet bu kişi ağır bir insanlık suçu işlemiştir. Gerçekten edepsizliğin bütün sınırlarını aşmıştır. Buna Almanların da gerekli hassasiyetle eğileceklerini ümit ediyoruz."

İsrail ile ilişkilerde normalleşme sürecine de değinen Kurtulmuş; özür, Filistin'e ambargonun hafifletilmesi ve Mavi Marmara şehitlerine tazminat konularındaki taleplerin tam anlamıyla yerine getirilmeden anlaşma sağlanamayacağını da sözlerine ekledi.

Sayfa Yükleniyor...