TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, Muğla'nın Bodrum ilçesine bağlı Turgutreis beldesindeki Paloma Yasmin Otel'de düzenlenen Türk Girişim ve iş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanlar Konseyi Toplantısı'nın sona ermesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İlişkili Haberler


Ümit Boyner, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın sözlerine yanıt verdi.

Boyner, ''Ben son yaptığım söyleşi de 'Türkiye'de herkesin eşit eğitim hakkı olmalıdır. Türban yasağı, 18 yaşını geçmiş bir genç kadının, kıyafeti yüzünden eğitim hakkından mahrum kalması kabul edilebilir bir şey değildir' dedim. Bunun üzerine de şunu söyledim, 'Bu eğitim hakkından sonra bu kadınların, kızların kamuda istihdamı konusu da gelecek gündeme. Bunun da mutlaka konuşulması, tartışılması lazım. Neticede Türkiye'nin gelmesi gereken nokta bireylerin yaşam tarzlarının toplumsal veya kamusal baskılara maruz kalmayacağı bir noktaya gelmesidir' dedim. Yani burada özgürlükçü bulmadığı sayın bakanın nedir ben bilmiyorum. Açıklarsa çok sevinirim'' dedi.

Boyner, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Türkiye'nin gelmesi gereken nokta şudur. Eğitimde tüm bireylerin eşit hakkı olması lazım. Kimse kıyafetinden dolayı üniversite eğitiminden dışlanamaz. Burada tabi ki aslında hukuki bir düzenleme yapılması veya Anayasayla bunun kişisel özgürlükler bağlamında düzenlenmesi, Türkiye'nin sorununu daha yapıcı bir şekilde çözecektir.''

ARINÇ NE DEMİŞTİ?
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TÜSİAD Başkanı Boyner'in bir gazeteye yaptığı ''Türbanın kamuya gelmemesi mümkün değil'' şeklindeki açıklamasına bugün NTV’de yanıt vermişti.

Arınç, şunları söylemişti: ''Hanımefendi isabet buyurmuş. Kendisi hakkındaki ümitlerimizin tamamını boşa çıkaran, ismi Ümit hanımefendi ama bütün ümitlerimizi boşa çıkaran, özgürlükçü görünen ama arkadan korkularla, endişelerle, bu tür şeyler...

Bendeki kredisini tamamen tüketmiş durumda. Hatta ziyaretime geldikleri zaman, geçmişteki TÜSİAD'ın hazırladığı raporların arkasında nasıl durulmadığını, konjonktüre göre nasıl hareket ettiklerini söylemiş ve 'siz cesur bir hanımefendiye benziyorsunuz, bundan sonraki düşüncülerinizin arkasında umarım kalırsınız' demiştim.

Yani şu Anayasa referandumunun öncesi ve sonrasıyla dünkü mülakatını okuyunca tüylerim diken diken oldu. Yanlış düşünceler, bunlara katılmıyorum.''