AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ile Anayasa Mahkemesinin dün aldığı iki ara karara ilişkin TBMM'de basın toplantısı düzenledi.

Bozdağ, mayın yasasının temizleme işini tarımsal kiralama karşılığında yaptırma maddesinin yürürlüğünün durdurulmasını, siyasi bir karar olarak niteledi.

Bozdağ, şu açıklamayı yaptı:

"Belki 2-3 ay içerisinde ihalesi yapılıp tamamlanacak, Milli Savunma Bakanlığının yaptığı ihaleyle, mayınların temizlenme imkanı ortaya çıkacak, belki de hiç uygulanmayacak veya Maliye Bakanlığı yaptıracak. Ne zaman uygulanacağı belli olmayan, belki 3 sene sonra uygulama ihtimali olabilecek, belki de hiç uygulama imkanı bulamayacak bir fıkranın yürürlüğünü durdurmayı zaruri kılan nedir? Yürütülen, uygulanan bir fıkra yok.

Mayınlı arazilerin temizletilerek, tarıma açılması ihalesiyle ilgili, yap-işlet-devretle ilgili yapılan bir ihale, çalışma yok. Böyle bir ihale, çalışma olsa, o zaman telafisi imkansız zararlar doğabilir, böylesi bir endişeyle yürütmeyi durdurma kararı verilebilirdi. Ama uygulanmayan, ne zaman uygulanacağı belli olmayan, belki de hiç uygulanmayacak bir fıkrayla alakalı, fıkra yürürlüğe girmeden önce Anayasa Mahkemesi tarihinde ilk defa bir yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Bunu anlayamadık. Gerekçesini yazarlarsa, o zaman daha iyi anlayacağız. Çünkü ortada yürüyen, yürütülen bir hüküm yok.

Ortada zarara yol açacak bir durum, telafisi imkansız bir hal, aciliyet yok. Bütün bunlara rağmen Anayasa Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Bu davayı esastan görüşüp, esastan da karara bağlayabilirdi.

Önünde yeteri kadar zaman vardı. 3. fıkra belki hiç uygulanmayacaktı. Bu nedenle yürütmeyi durdurma kararını öne alması, böylesi telafisi imkansız bir durum olmadığı, yürütülen bir hüküm olmadığı halde, yürütmeyi durdurma kararı vermesi, bu işin ihalesi belki önümüzdeki günlerde yapılacak, biraz acelecilik gibi geldi. Siyasi bir karardır bu, hukuki karar değildir. Bize göre de anayasaya aykırı bir karardır."

Yasada uyuşturucu, örgütlü suçlar ve anayasal düzeni değiştirme gibi eylemlere sivil yargı yolunun açıldığına dikkat çeken AK Parti Grup Başkanvekili, yasa görüşmeleri esnasında CHP milletvekillerinin de ellerini kaldırarak mevcut değişikliği onayladıklarını söyledi.





Bekir Bozdağ, ''Mayın yasasını gördük, karşıydılar, Meclisi 1 ay kilitlediler. Şimdi muhalefet bu yasaya (askere sivil yargı yolunu açan yasa) karşı olsaydı, bu yasa bu kadar rahat geçmezdi. Hem önergenin hem maddenin hem de yasanın tümünün oylamasında bütün siyasi partilerin kabulü vardı. Aleyhte oy kullanan yoktur'' dedi.

Bozdağ, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ile Anayasa Mahkemesinin dün aldığı iki ara karara ilişkin TBMM'de basın toplantısı düzenledi.

Askerlere sivil yargı yolunu açan yasayı CHP'nin Anayasa Mahkemesine götürdüğünü anımsatan Bozdağ, yüksek mahkemenin, davanın esastan görüşülmesine karar verdiğini, bu ön incelemenin, esasa dönük değil, şekil yönünden bir inceleme olduğunu söyledi. Bozdağ, mahkemenin, şekil şartlarının yerine geldiğini tespit ederek, davanın esastan görüşülmesine karar verdiğini belirtti.

Kararın bu yönüyle kendilerine göre de doğru olduğunu ifade eden Bozdağ, ''Bu konu basın yayın organlarında sanki davanın özüne ilişkin bir karar verilmiş gibi algılandı, takdim edildi. Karar, davanın özüyle ilgili bir karar değil'' diye konuştu.

CHP'nin, yasanın yürütmesinin durdurulması talebine ilişkin mahkemenin bir değerlendirme yapmadığını vurgulayan Bozdağ, şunları kaydetti:

''Bu düzenleme Anayasa'ya aykırı bir düzenleme değildir. Anayasa'nın 145. maddesi çok açıktır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde yer alan adli yargıda yargılanması öngörülen suçlara baktığınız zaman, 145. maddede öngörülen suçların hiç birisi burada yer almamaktadır. Neden? Çünkü 3 grup suç var burada; uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu. Bu bir askeri suç değildir. İkincisi çıkar amaçlı suç örgütlerinin faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar. Tehdit, şantaj veya çek senet tahsilatı gibi bir takım yasa dışı yollarla çıkar sağlamaya yönelik suçlar, bu da askeri bir suç değildir. Üçüncü grupta Anayasal düzene karşı işlenen suçlardır. Bu suçların muhtevasına baktığınız zaman, Terörle Mücadele Kanunu'nun kapsamında yer alan suçların tamamı burada yer alan suçlar... Yasa dışı yollarla rejimi değiştirmek, Meclisi ortadan kaldırmak, hükümeti kaldırmak veya çalışamaz hale getirmek, ülkenin bölünmez bütünlüğü aleyhinde eylemler yapmak... Bunların hiç birisi askeri suç değil, askerin hizmet ve göreviyle ilgili suç değil, askeri mahalde işlenecek suçlardan da değildir. Bu nedenle, 145. maddeye aykırı bir yönü yoktur. Ancak, bu konu çarpıtıldı. Sanki askeri suçlar adli yargıda yargılanacak gibi. Sanki askerin disipliniyle ilgili her şey adli yargıda yargılanacakmış gibi değerlendirildi.''

''TALEPLERİ DOĞRULTUSUNDA DÜZENLEME YAPILDI''
Yasanın görüşülmesi sırasında daha önce de ifade ettikleri gibi, hem CHP'nin hem de MHP'nin ortak görüşü ve oylarıyla kabul edildiğini belirten Bozdağ, ''Bu yasada hiçbir partinin aleyhte oyu yoktur'' dedi.

Adalet Bakanının önergeyi saat 20.00-20.30 arasında getirdiğini ve önergenin MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır'ın elinde olduğunu belirten Bozdağ, şunları söyledi:

''O okudu, sağında ben duruyorum, solunda sayın Hakkı Suha Okay duruyor. Üçümüz beraber aynı önergeyi okuduk. Ne yazdığını (hali, dahil) kelimesini çıkararak bir okuduk, yerine (dahilinde) kelimesini koyarak bir okuduk. Sayın Adalet Bakanı kanunu okudu mukayese ettik. Bu madde kapsamındaki suçlarda, askeri kişilerin adli yargıda yargılanmasını getirdiğini hep birlikte tespit ettik ve dedik ki; bu doğru bir şey, yapılması lazım gelen bir şey. Hep beraber yapalım... Onun için de beraberce gündeme aldık, önergelerle ilgili grup başkanvekillerine Adalet Bakanı tarafından bilgi verildi.

6. maddeyle alakalı sayın Oktay Vural'ın itirazı üzerinde MHP ve CHP'nin katkısı alındı, onların talebi doğrultusunda düzenleme yapıldı. (Şurada yanlışlık var) diyen irade, eğer yanlışlık var idi ise, doğru değil idi ise, ayağa kaldırmazlar mıydı Meclisi? Mayın yasasını gördük, karşıydılar, Meclisi 1 ay kilitlediler. Şimdi muhalefet bu yasaya karşı olsaydı, bu yasa, bu kadar rahat geçmezdi, geçmesi de mümkün değildi. Hem önergenin oylamasında, hem maddenin oylamasında hem de yasanın tümünün oylamasında bütün siyasi partilerin kabulü vardı. Aleyhte oy kullanan yoktur.

Sayın Baykal CD gösterdi. Dediler ki ; bu CD'de yok. Ama ben zannediyorum ki Baykal o CD'yi seyretmedi. Maddenin oylamasına bakmadı. Kabul edilen önerge doğrultusunda maddenin oylamasına bakıldığı zaman, CHP ve diğer partili milletvekillerinin eli havadan aşağı inerken, kabul oyu verdikleri gözüküyor. Hem 6. maddede hem 7. maddede hem de geçici maddedeki oylar açık, CD'de kayıtlı. Yasa tasarısının tümünün oylaması da gayet açık.''

CD'LER ÇOĞALTILIP BASINA VERİLECEK
Elinde gazetecilere gösterdiği CD'nin çoğaltılarak basın bürolarına dağıtılacağını bildiren Bozdağ, ''Yasanın görüşülmesini tasnif edilmiş bir şekilde ileteceğiz. Bunun bir tanesini de Sayın Baykal'a göndereceğiz. Ama diyoruz ki; 'Sayın Baykal, lütfen gönderdiğimiz CD'yi izleyin. İzleyin, ondan sonra bakın. (Bu yasaya başlangıçta evet dedik ama sonradan vazgeçtik) deseler, anlayışla karşılarız. Ama (Aldatıldık, kandırıldık, biz bu yasaya destek vermedik, mahmurluğumuza denk getirildi) demeleri doğru bir üslup değil. Yakıştıramıyorum; hem sayın genel başkana hem de sözcülerine'' dedi.

''ÖNEMLİ BİR MAKAM''
Bozdağ, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, ''Meclis Başkanının uzlaşmayla seçilmesi gerektiği ve TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın Meclis Başkanlığını destekledikleri'' yönündeki açıklamalarına ilişkin, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Meclis Başkanının bütün siyasi partileri temsil ettiğini vurgulayan Bozdağ, siyasi partilerin Meclis Başkanı seçimi konusunda kendi görüşlerini kamuoyuyla paylaşmalarının doğal bir şey olduğunu söyledi.

AK Parti iktidarı döneminde 3 kez Meclis Başkanı seçildiğini, Bülent Arınç'ın iki kez, Köksal Toptan'ın ise bir kez seçildiğini kaydeden Bozdağ, şöyle dedi:

''Meclis Başkanlığı önemli bir makam. Seçim sürecinde de siyasi partiler kendi görüşlerini açıkladılar, AK Parti olarak biz de kendi değerlendirmelerimizi yaptık. Geçen Pazartesi günü AK Parti MKYK'sı toplandı, bu konuyla ilgili değerlendirme yaptı. Bugün de grubumuz bu konuyla ilgili bir değerlendirme yaptı. Meclis Başkanı seçimi konusunda grup kararı alınamadığını da partilerin bir belirleyici tavır içerisinde olmasını da Anayasa yasaklamıştır. Bu nedenle, partiler arası görüşmeden ziyade, bu konuda hatırlarsanız sayın Toptan, ismi açıklandıktan sonra parti genel başkanlarını ziyaret etmiş, görüşmelerde bulunmuştu. Bu süreç bittikten sonra muhtemelen bir takım görüşmeler olacaktır. Partilerin bu süreçte görüşlerini ifade etmeleri de doğaldır'' diye konuştu.

Bozdağ, Meclis Başkanı seçimi konusunda partilerle uzlaşma arayışına gidilip gidilmeyeceğine ilişkin bir soruya ''Mutlaka, Meclis Başkanının uzlaşıyla seçilmesi, herkesin arzu etiği bir şeydir'' karşılığını verdi.