Çelebi: Yasakçı zihniyeti kırdık, gururluyuz

Taksim’de konuşma yapan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Taksim’in artık 1 Mayıs alanı olduğunu söyledi. Çelebi, “12 Eylül’ün yasakçı zihniyetini kırdık, gururluyuz” dedi.

Haberler - Anadolu Ajansı 01.05.2010 - 15:28

Çelebi: Yasakçı zihniyeti kırdık, gururluyuz

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Taksim Meydanı'ndaki konuşmasına, işçileri, emekçileri ve sanatçıları selamlayarak başladı.

Çelebi, öldürülen DİSK'in kurucusu, eski Genel Başkanı Kemal Türkler'in, demokrasi barış ve kardeşlik için mücadele eden Abdullah Baştürk'ün kürsüsünden seslendiğini söyledi.

Bu kürsünün, en son 1978 yılında kurulduğunu, 32 yıl boyunca da işçilere, emekçilere, kürsünün gerçek sahibi olan üretenlere kapatıldığını söyleyen Çelebi, ''1 Mayısta, burada yine yan yana duruyor ve hep birlikte 1 Mayıs şarkısı söylüyorsak, bu hepimizin, işçi sınıfının eseridir. Hepinizi, bu mücadelede alın teri, gözyaşı döken işçi sınıfının ve dostlarının demokrasi mücadelesini kutluyorum'' dedi.

Kemal Türkler'in 1977 yılında ''Bu alanın adı 1 Mayıs alanı olarak değiştirilsin mi?'' diye sorduğunu ve o gün, 500 bin emekçinin verdiği yanıtın tarihe yazıldığını ifade eden Çelebi, ''Bu alanın adı 1 Mayıs alanı olarak değiştirilsin mi?'' sorusunu yönelttiği işçilerden ''Evet'' yanıtı alınca, ''Bu alan, 1 Mayıs alanıdır, kutlu olsun'' dedi.

Süleyman Çelebi, yasaklanan işçi sınıfının 1 Mayıs'ı unutmadığını, her 1 Mayısta emekçilerin, kadını, erkeği, yaşlısı, genci ile yüreklerini koyarak inatla 1 Mayıs alanında buluştuklarını kaydetti.

Bu inançlı mücadelenin 1 Mayıs alanını özgürlüğe kavuşturduğunu belirten Çelebi, ''Tam 33 yıl boyunca emekçiler, hep bugünü yaratmak, bu muazzam tablonun bir parçası olmak için çabaladık, artık huzurluyuz. Çünkü 1 Mayıs'ta yitirdiğimiz canlarımıza verdiğimiz sözleri tuttuk. 12 Eylül'ün yasakçı zihniyetini kırdık. Artık gururluyuz, 1 Mayısta 1 Mayıs alanındayız'' diye konuştu.

DİSK Genel Başkanı Çelebi, yılların birikmiş sorunlarının bütün emekçi kesimini kuşattığını, hakların kısıtlanmak istendiğini, sendikaların büyük tehdit olarak görüldüğünü, işsizliğin her geçen gün arttığını, güvencesiz, kuralsız çalışma biçiminin yaygınlaştığını, yoksulluğun çığ gibi büyüdüğünü, toplumu umutsuzluğun sardığını, sosyal devletin adım adım yok olduğunu ve gençlerin geleceğinden umutsuz olduğunu savundu.

Bu ortamda iktidarın emekçi kesimle alay ettiğini, sosyal devlet yerine sadaka zihniyetinin dayatıldığını, Başbakan'ın çıkıp ''Kriz bizi teğet geçti'' dediğini ifade ederek, alanda bulunanlara ''Ekonomik kriz sizi teğet geçti mi, evinize giren ekmek arttı mı, huzur arttı mı?'' diye sordu.

'KARANLIKLARDAN HESAP SORULSUN'
Süleyman Çelebi, gündemde sürekli demokrasinin konuşulduğunu hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bu ülkenin karanlıklarını aydınlatmadan, darbeciler, işkenceciler yargılanmadan, 1 Mayıs 1977'nin, Kahramanmaraş, Çorum, 16 Mart katliamlarının failleri adaletin önüne çıkarılmadan, bunların hesabı sorulmadan, Abdi İpekçi, Kemal Türkler, Doğan Öz, Uğur Mumcu, Musa Anter cinayetlerinin ardındaki sırlar açıklığa kavuşmadan, Türkiye'de yeni bir sayfa açılamaz.

Karar süreçlerine emekçileri, tüm halkı katmadan, siyasette, sendikalara konan baraj kalkmadan demokrasi olamaz. Siyasetin, parti liderlerinin iki dudağına sıkıştığı, Meclis’e yansımadığı, yargının, siyasetin aracı haline getirildiği bir ülkede demokrasi yaşayamaz. İşçi sınıfının örgütlü gücü olamadan, Kürt sorunu, demokratik barışçı bir biçimde kardeşlik temelinde çözülmeden demokrasi olgunlaşamaz.''

Çelebi, DİSK olarak, ''işsizliğe, kıdem tazminatının kaldırılma taleplerine, 4-C uygulamalarına, işten çıkarılmalara, sendikal hakların kullanılmasına, esneklik dayatmalarına, güvencesiz çalışmaya, sendikasızlaştırmaya, taşeronlaşmaya, özelleştirmelere, uzayan çalışma saatlerine, vergilere, kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesine, sosyal güvenlilik ve emeklilik hakkına, kısacası kölelik dayatmalarına karşı mücadeleyi yükseltmeleri gerektiğini'' ifade etti.

Bu alandaki güç birliğinin, çalışanların umudu olduğunu dile getiren Çelebi, Türkiye'nin aydınlık geleceğine inançlarını yitirmemeleri gerektiğini söyledi.

Kendilerine düşen görevlerin, dayanışma ile el ele vermek ve yine kendilerine dayatılan gündemi yırtıp atmak olduğunu ifade eden Süleyman Çelebi, ''Bize düşen, Türkiye'nin gerçek gündemi işsizliği, yoksulluğu, adaletsizliği, haksızlığı, yolsuzluğu, bürokratikleşmeyi siyasetin önüne koymak, bunların çözülmesi için güçlerimizi birleştirmektir. Şu iyi bilinmelidir ki demokratik, özgür, bağımsız, ayrımsız, sömürüsüz bir dünya ve Türkiye, bizim işçi sınıfının ellerinde yükselecektir. Yaşasın bir Mayıs, yaşasın işsi sınıfının birliği ve dayanışması'' dedi.

Sayfa Yükleniyor...