CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesinde açıklama yaptı.

Mersin’de vahşice öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın annesi ve babasıyla konuştuğunu hatırlatarak, "Biz ne kadar vicdan azabı çeksek de üzülsek de ateş düştüğü yeri yakıyor" diye konuştu.

Bu tür travmaların, toplumu kendisine getirmesi gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin "manevi değerler büyük yaralar aldı" diye, manevi ve ahlaki temelleri güçlendirmek için iktidara geldiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin, "yoksullukla, yasaklarla, yolsuzlukla mücadele edeceğiz" dediğini dikkati çekerek, "Buradan 77 milyon yurttaşıma sesleniyorum: Verdikleri hangi sözü yerine getirdiler Yolsuzlukla mı mücadele ettiler Yolsuzluğu, hırsızlığı bütün dünya tarafından bilinenleri, devletin en tepe noktalarına taşıdılar ve bunları korudular. Hangi ahlaktan, vicdandan, dinden, imandan söz ediyor bunlar? Ben anlayamıyorum" diye konuştu.

Türkiye'de yoksulların sayısının arttığını, 29 milyon insanın yoksulluk sınırının altında yaşadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, iktidarın, "yoksulluğu yönettiğini", "ne kadar yoksul olursa, onlar bizim siyasal esirimiz olur" dediğini iddia etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın, her gün parlamentoya yeni bir yasak getirdiğini savunarak, en son "hırsız var" diye bağırmanın yasaklandığını, bunu yapanların tutuklanıp, hapse atılacağını ifade etti.

Kılıçdaroğlu, "Biz buna izin mi vereceğiz? Bizim inancımız, dinimiz, ahlakımız buna izin vermez. Ama bunlar, yasal olarak izin almak istiyorlar. 'Yolsuzluk yapacağız, kimse bize dokunmasın' diyorlar" ifadesini kullandı.

Konuşmasında, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) rakamlarından örnekler veren Kılıçdaroğlu, Türkiye'de her dört vatandaştan birinin depresyonda olduğunu, 2008'de antideprasan ilaç kullanımı 17 milyon kutuyken, bugün bunun 37 milyona çıktığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Huzurlu bir toplumda insanlar niye antideprasan ilaç kullansınlar? Manevi değerleri yüksek olan bir toplumda, neden insanlar antideprasan ilaç kullansınlar " diye sordu.

Kılıçdaroğlu, aile içi şiddet, geçimsizliğin başlı başına bir olay olarak Türkiye'nin gündeminde olduğunu belirterek, hayat pahalılığı ve borçlanmaların aile yapısını derinden sarstığını söyledi.

"Üç çocuğun peşindeler, ya önce şu ailede huzur var mı yok mu, geçinebiliyor mu?" diyen Kılıçdaroğlu, iktidarın hem aç bıraktığını, hem "çocuk yap" dediğini iddia etti.
Boşanmaların hızla arttığını, boşanma oranındaki yüzdenin, doğum sayısını geçtiğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Hangi çocuktan bahsediyorlar? Bunlar Türkiye İstatistik Kurumunun rakamlarını bile bilmiyorlar. Lütfedip, 'ne oluyor Türkiye'de ' diye, onu bile sormuyorlar. Onların dertleri ne Sabah, öğle, akşam, ikindi CHP. Neden 'CHP toplumu aydınlatmasın, topluma doğruları söylemesin, onun sesini keselim sadece biz konuşalım'. Ama sert kayaya çarptıklarını unutmasınlar. Onların baskıları bizi yıldıramaz" dedi.

Kılıçdaroğlu, son 12 yılda, ağırlıklı olarak işlenen suçların, hırsızlık, dolandırıcılık ve yaralama olduğunu belirterek, "Eğer güçlüyseniz, hırsızlık yaparsanız, devletin en iyi yerlerine gelirsiniz. Güçlü değilseniz, hırsızlık yaparsanız yolunuz cezaevi" diye konuştu.

Cezaevlerinde, 2002'de yaklaşık 60 bin kişinin kaldığını, bunun, 2014'te 152 bine çıktığını ifade eden Kılıçdaroğlu, TBMM'deki yasa çıktığında, Türkiye'deki cezaevi sayısının ikiye, üçe katlanacağını savundu.

Kılıçdaroğlu, cezaevlerine giren ve suç işleyenlerin yaş ortalamasının 18-35 olduğuna dikkat çekerek, son 12 yılda çocukların uyuşturucu batağında olduğunu, okulların önlerinde, peynir, ekmek gibi uyuşturucu satıldığını ileri sürdü.

CHP'nin uyuşturucuyu önleme amacıyla TBMM'de verdiği önergelerin, AK Parti'nin oylarıyla reddedildiğini öne süren Kılıçdaroğlu, 2009-2013 yılları arasında, bir veya birden fazla sentetik veya uyuşturucu madde kullanan çocukların sayısındaki artışın yüzde 658,7 olduğunu iddia etti.

Kılıçdaroğlu, toplumsal çöküntünün nedenlerinin yoksulluk, dışlanma ve güven eksikliği olduğunu vurgulayarak, "Bu atmosferi yaratan kim? Siyasi iktidar. Şunu herkesin bilmesini istiyorum; Adalet ve Kalkınma Partisi'nin hayata geçirdiği bütün politikalar çökmüştür, başarılı oldukları bir tek politika bile yoktur. Eğer hırsızlığı bir politika olarak benimsiyorlarsa, orada başarılılar, kimse ellerine su dökemez. Yolsuzluğu bir politika olarak benimsiyorlarsa, orada da başarılılar, kimse ellerine su dökemez" diye konuştu.

İktidarın ekonomi politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu, "29 milyon insanın yoksulluk sınırı içinde yaşadığı Türkiye'yi 12 yıl yöneteceksiniz, yoksulluğu engelleyemeyeceksiniz ve bitiremeyeceksiniz. Ve bunu da başarı olarak satacaksınız" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, sağlık politikasının başarılı olmadığını ileri sürerek, Şanlıurfa'ya gittiğinde, 6 metrekarelik odada 9 çocuk ve annesinin kaldığını gördüğünü söyledi. Kılıçdaroğlu, "Kendinize kaçak saray yaptıracağınıza, Şanlıurfa'ya hastane yaptırmak hiç mi aklınıza gelmedi Gelmez, çünkü onlar saltanat meraklısı, vatandaşın derdiyle onlar ilgilenmezler" diye konuştu.

"Tarım politikalarının neresi başarılı? Gitsinler bir tane hayatından memnun olan bir çiftçi göstersinler, görelim" diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Dış politika... Yalnızlaşan bir Türkiye var. Eski bir diktatör bozuntusu demiş ki; 'Efendim benim umurumda değil Türkiye'nin yalnızlaşması'... Zaten Türkiye'de, dünya da senin umurunda değil ki. Aile boyu hırsızlık yaparsınız, senin umurunda mı Sen Türkiye'yi nasıl dünyada yalnız bırakırsın Ortadoğu'ya, Avrupa'ya, Türki Cumhuriyetlere, Uzak Doğu'ya gidin dışlanan Türkiye. İçine kapanan, dışlanan Türkiye. Kuzey Kore modeli, bunların dış politikası bu. İçeride bir diktatör, her şey yasak, bunlar hayatından memnun. Villa mı, han-hamam mı, din-iman sömürüsü mü, ahlaksızlık mı, bunlarda hepsi var. Türkiye'nin bir onuru, şerefi, saygınlığı var. Türkiye'yi nasıl bu konuma getirirsiniz?"

Kılıçdaroğlu, Türkiye'de 5.5 milyon insan işsizken, "Suriyelilere iş vereceğiz" denildiğini öne sürerek, önce Türkiye'deki vatandaşlara iş bulunması gerektiğini söyledi.

HÜKÜMETE AÇIK ÇEK

Kimsenin umutsuzluğa kapılmamasını isteyen Kılıçdaroğlu, Türkiye'yi aydınlığa taşıyacaklarını, kutuplaşmayı, toplumu bölmeyi kesinlikle istemediklerini vurguladı. En dürüst, namuslu çağrıları iktidara, kendilerinin yaptığını kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları ifade etti:

"Aynı çağrıyı yine tekrarlıyoruz, Sayın Davutoğlu, siyasette temizlik mi, ahlak mı, düzey mi istiyorsun? Gel, Siyasi Ahlak Yasası'nı beraber çıkaralım. Her türlü desteği vereceğiz. Açık çek veriyorum, Parti Meclisi'nin, 77 milyonun önünde açık çek veriyoruz. Gelin Siyasi Ahlak Yasası'nı çıkaralım. 'Şeffaflık' dediniz, 'il, ilçe başkanları mal bildirimde bulunulacak' diye, 'milletvekillerinin mal bildirimi şeffaf olacak' diye. Açık çek veriyorum, kanun tasarısını getir, CHP olarak destekleyeceğiz, öyle seçim sonrası, seçim öncesi değil, getir, hemen destekleyeceğiz. Hiçbir tereddüdümüz yok. Ahlak mı, namus mu, CHP'den destek var. Getir, hemen destek vereceğiz sana, Parlamento'dan çıkaralım. Demek ki biz muhalefet olarak bu ülkenin çıkarı neyi ön görüyorsa, ona destek veriyoruz. Huzurlu bir toplum istiyoruz, barış içinde yaşamak istiyoruz."

Kılıçdaroğlu, dış politikayı yeniden yapılandıracaklarını belirterek, Suriye'de, Irak'ta, diğer ülkelerde, Türkiye'nin saygınlık kazanması için yeniden mücadele edeceklerini ifade etti.

Suriye'de kavganın biteceğini, Müslümanların birbirini öldürmeyeceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Suriyeli kardeşlerimize de diyeceğiz ki; 'Bak sizin için 5.5 milyar dolar para harcadık, savaş bitti, ülkene, babanın, dedenin topraklarına dön.' Kendi ülkemde ben, kendi çocuklarıma iş bulacağım. Hepsini kendi ülkelerine göndereceğiz. Bu ülkede huzur sağlayacağız" dedi.

Kılıçdaroğlu, işsizlikle mücadelenin CHP'nin en temel sorun alanı olduğunu vurgulayarak, işsizlik sorununu çözeceklerini söyledi.

Yoksulluğu bir sömürü aracı olarak asla kullanmayacaklarını, her ailenin sosyal devletin güvencesi altında sigortalı olacağını belirten Kılıçdaroğlu, "Onlar ceplerini doldurdular, sözüm söz, biz, halkın cebini dolduracağız" diye konuştu.

CHP iktidarında, emeklilerin dini bayramlarda birer maaş ikramiye alacaklarını, borç almadan kurbanlarını keseceklerini savunan Kılıçdaroğlu, Türkiye'yi huzurlu bir ülke haline getireceklerin dile getirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin çıkarı için hangi yasa getirilirse kesintisiz destek vereceklerini kaydederek, siyasette kutuplaşmaya son vermek istediklerini ifade etti.

Her siyasi görüşün parlamentoda temsil edilmesini istediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Milli irade hırsızlığına izin veren 12 Eylül darbe yasasının değişmesini istiyoruz. Milletvekillerini genel başkanların değil, milletin kendisinin seçmesini istiyoruz. Varsan, Parlamentoya getir, açık çek veriyoruz, destekleyeceğiz. Siyasi Partiler Yasası'nı, lider sultasını öngören yasayı getir, destek vereceğiz" diye konuştu.
CHP'nin yüzde 10 seçim barajının kalkması için kanun teklifi verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Kim samimi kim değil, Hem 12 Eylül darbe yasalarının arkasına saklanacaksın hem de demokrasiden söz edeceksin. Demokrasi de çifte standart olmaz" dedi.

"DUYDUĞUM EN SAÇMA ELEŞTİRİ"

Kılıçdaroğlu, direnme hakkından, evrensel bir haktan söz ettiğini anımsatarak, şöyle konuştu:

"Hemen, 'vay efendim bunlar molotofkokteyli atacaklar, yok yüzünü kapatacaklar, bunları CHP koruyor.' Hayatımda duyduğum en saçma, en düzeysiz eleştiridir bu. Açıkça söylüyorum, en ahlaksız eleştiridir bu. Ne zamandan beri biz molotofkokteylini savunduk, yüzünü kapatan insanları ne zaman savunduk biz Zaten suç onlar. Söylediğimiz, zaten bunlar suç, Terörle Mücadele Yasası'nda bunlar zaten var. Söylediğimiz, kanunda bunlar olduğu halde, sen niye bunları tutuklamıyorsun, neden gözaltına almıyorsun? Niçin? Hükümet yok da onun için. Şimdi boşluk var, yeni yasalar, yeni yasaklar getirecekler. Ne yasak getirecekler 'Hırsız var' demek yasak. Dünyanın hangi ülkesinde bir vatandaş 'hırsız var' dediği zaman tutuklanır? Ayakkabı kutusunu göstermek yasak, onları alıp hapse atacaklar. Getirdikleri kanunun asıl amacı bu. Yoksa diğerleri var zaten, vatandaş öğrenmenin diye saklıyorlar."

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, unutulan demokrasiyi yeniden topluma hatırlatacaklarını ifade etti.