CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.

Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, bugün Irak'ın kuzeyinde iki şehit haberi aldıklarını belirterek, şehitlerin ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi. Tezcan, Türkiye'nin terör belasından bir an önce kurtulması dileğinde bulundu.

Türkiye'nin mirasyedi bir hükümetle karşı karşıya olduğunu iddia eden Tezcan, 14 şeker fabrikasının "özelleştirme" adı altında "yandaşlara" satılacağını öne sürdü.

Tezcan, daha önce KİT'lerin ve birçok kuruluşun yandaşlara peşkeş çekildiğini, 6 milyon işsiz, 16 milyon yoksulun olduğu bir ülkede fabrika kapatan bir hükümeti anlamanın mümkün olmadığını kaydetti.

"Eğer ihanet arıyorsunuz en büyük ihanet bu." ifadesini kullanan Tezcan, milletin bu varlıkları dişinden tırnağından artırarak yaptığını vurguladı. Tezcan, "Bu saltanatlarının finansmanıdır. Bunların sarayların bir dakikalık maliyeti bir asgari ücrete bedel. 16 senede sattılar sattılar doymadılar. Milletimize sesleniyoruz, CHPiktidarında bu satışların hesabını soracağız" diye konuştu.

İTTİFAK TARTIŞMALARI

Tezcan, siyasetin gündeminde ittifak tartışmaları olduğunu, bugün AK Parti ve MHP temsilcilerinin konuyla ilgili bir açıklama yapmalarının beklendiğini söyledi.

İlginç bir tablo ile karşı karşıya olduklarını ifade eden Tezcan, 16 Nisan referandumuna giderken "evet" diyenlerin "koalisyon dönemi bitecek" propagandası yaptıklarına değindi. Tezcan, şöyle konuştu:

"Şimdi bu yaptığınız ne Hani bitecekti koalisyonlar dönemi. Milleti kandırmaya doymadınız. Bu bir tek adam rejimi ittifakıdır, bu bir tek adam koalisyonudur. Ortada bir tek adam koalisyonu vardır. Erdoğan'ın tek bir hesabı var, 'ne olursa olsun ben cumhurbaşkanı olayım, başka hiçbir şeyin önemi yok' diyor. Bütün sistemi bunun üstüne kurgulamışlar. Onun için milleti kutuplaştırmaktan çekinmiyor, toplumda çatışma dilini yerleştirmekten çekinmiyor."

Tezcan, bu koalisyonun sözcüsünün ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olduğunu ileri sürerek, Erdoğan'ın bugün cumhurbaşkanı olmanın bu ittifakla değil de başka bir yolla mümkün olduğunu görse, orayla da ittifak yapmaktan çekinmeyeceğini söyledi.

Bu söylediklerine çok sayıda delil bulunduğunu bildiren Tezcan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmiş dönemlerde HDP'yle ilgili "siz PKK'dan talimat alıyorsunuz" dediğini hatırlattı.

Eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın mahkemede, "Bu hükümet, Erdoğan'ın bakanları, Erdoğan'ın siyasetçileri bana üç sefer, HDP'ye mesaj getirdi" dediğini aktaran Tezcan, şöyle devam etti:

"Birinci mesaj, 2010 referandumunda. 2010 referandumunda hükümetin bir bakanı Abdullah Öcalan'ın el yazılı mektubunu getirmiş, referandumda 'evet' deyin demiş. Bunu Sayın Demirtaş duruşmada, ifadesinde söyledi. Muhatapların bir şeyi açıklama mecburiyeti var. Öcalan'ın mektubunu hangi bakan getirdi Hangi bakan, İmralı ile HDP arasında aracılık yaptı Erdoğan bunu açıklasın Milletin bunu bilmeye hakkı var. Ağzınızı açtığınız zaman, 'HDP'den PKK'dan, Kandil'den talimat alanlar' diye herkesi töhmet altında bırakıp, suçlarken talimatın aracısı siz olmuşsunuz. Devletin bakanını postacı yapmışsınız. İkinci haber, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi. Yine Sayın Demirtaş, 'İmralı üzerinden adaylığımı çekme baskısı yapıldı.' diyor. 2015 Haziran seçimlerinde ise 'İmralı üzerinden, parti olarak seçimlere girmeyin diye talimat geldi' bize diyor. Eğer Öcalan'ın talimatıyla hareket eden birilerinden bahsediyorsanız, talimatın aracısı sizsiziniz... O zamanın dili çözüm diliydi kendi tabirleriyle, bugünün dili çatışma dili.Bunun hesabını millete vermeyecek misiniz İşte tek adam koalisyonunun hedefi. Yarın yeniden cumhurbaşkanlığına gitmenin yolunun buradan geçtiğini görsün, hiç tereddüt yok, döner sırtını, Bahçeli de beni aldatmış diyebilir. Şimdi ben merak ediyorum, bu işe tek adam koalisyonunun sözcüsü Sayın Bahçeli ne diyecek?"

DENİZ YÜCEL'İN TAHLİYESİ

Bülent Tezcan, tahliyesine karar verilen Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel'in haksız yere tutuklandığını söyledi.

"Yücel'in tutuklanması yanlıştı, tahliyesi doğru, tahliye şekli rezalettir" diyen Tezcan, bu tahliye şeklinin Türk yargısı ve hukuk için utanç tablosu olduğunu iddia etti. Tezcan, şu ifadeleri kullandı:

"Deniz Yücel, talimatla tutuklanmıştır. Devletin en tepesindekiler iftiranın ve talimatın sözcüsü olmuştur. Daha iddianame bile düzenlenmeden 'casus' diye suçlanmıştır. Şimdi arkasında Merkel'in gücüyle, hükümetle yapılan pazarlıkla serbest bırakılmıştır. Kendisi de rahatsız. Hukukla serbest bırakılmadığı için, pazarlıkla serbest bırakıldığı için kendisi de rahatsızdır. Anayasa Mahkemesi kararını dinlemeyen bir yargı var. Anayasa Mahkemesi diyor ki 'bu gazetecilerin tutuklanması hukuka aykırıdır.' Yargıda diyor ki 'ben senin kararını uygulamıyorum.' Ama Anayasa Mahkemesinin kararını uygulamayan, Merkel'in talimatıyla, sarayın talimatını uygulayan bir yargı var. Türkiye bundan daha büyük utancın içine sokulabilir mi Böyle bir ülkede vatandaşın güvenliği olabilir mi Bu memlekete giydirilen bu deli gömleğini izah etmek mümkün değil. Şimdi herkesin arkasında bir Merkel mi olması gerek tahliye için?"

"KABAK BAŞINIZA PATLAR"

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'na da "casus" denildiğini hatırlatan Tezcan, Berberoğlu'nun Yargıtayda beraat edeceğine inandıklarını söyledi.

"Erdoğan'ın aldatıldık demesine, aldatılmasına alıştık. Çocuğunuz bu kadar aldatılsa, çocuğunuzun cebine harçlık koymazsınız ama devleti emanet etmişler." diyen Tezcan, şunları kaydetti:

"Siyasetin emri ve talimatı altındaki hakimleri ve savcıları uyarıyorum, dikkat edin Erdoğan'ın talimatıyla iş yapıyorsunuz, Erdoğan alışıktır yarın döner 'bu hakimler beni aldattı, yanılmışım' der, kabak sizin başınıza patlar. Onun için hukuktan ayrılmayın, kabak yarın sizin başınıza patlamasın."

Tezcan, Zeytin Dalı Harekatı'nın başarıya ulaşması temennilerini yineleyerek, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliğini içeren siyasi çözüme odaklanılması gerektiğinin altını çizdi.

"İSTİSMAR BATAKLIĞI KURUTULMALI"

Türkiye, İran, Suriye ve Irak'ın bir araya gelerek, bölgedeki sorunları çözecek bir birliktelik oluşturması gerektiğine işaret eden Tezcan, husumetle meselelerin çözülemeyeceğini, Suriye hükümetiyle derhal temasa geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye'de çocuk istismarının çok önemli bir problem olduğuna dikkati çeken Tezcan, şunları ifade etti:

"Çocuk istismarıyla ilgili bir yasal çalışma yaptığını hükümet kamuoyuna açıkladı. Şunun net olarak bilinmesi gerekir, çocuk istismarına karşı etkili bütün yasal düzenlemelerin gecikmeksizin yerine getirilmesi gerekir. Etkili bütün yasal düzenlemelerin yapılmasına 'evet' diyoruz ancak bu yetmez. Mesele sadece cezai düzenlemelerle çözülebilecek bir mesele olmanın çok ötesindedir. İstismarı yaratan kültürü üretmemek gerekir. Ne yazık ki AK Parti iktidarı dönemi istismarı yaratan kültürün tekrar tekrar üretildiği bir ortam yarattı. Bu çok ciddi bir sıkıntıdır. Dolayısıyla istismar bataklığını kurutmamız gerekir."

"TAHLİYE DOĞRUDAN İRTİBATLI"

Çocuk istismarı sayısının, 10 yılda yüzde 700 arttığını belirten Tezcan, kaçak yurtlar ve merdiven altı eğitim kurumlarında ortaya çıkan çocuk istismarlarına dikkati çekti.

Tezcan, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. "Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel'in tahliyesi konusunda Almanya Başbakanı Angela Merkel ile ne pazarlık yapıldığını düşünüyorsunuz?" sorusuna Tezcan, "Hiçbir şey olmasa, ilişkilerin düzelmesini herhalde ön şartı olarak getirmiş olacaklar. Bu ayıptır. Silah ticaretiyle ilgili şeyler de söyleniyor. Bilemem, onlar çıkar meydana ama ne olursa olsun bu görüşmeyle bu tahliyenin doğrudan irtibatlı olduğu çok net. Türkiye'yi bu muameleye maruz bırakmaları ayıptır" cevabını verdi.

ÇOCUKLARI CİNSEL İSTİSMARDAN NASIL KORUYACAĞIZ? (PROF. ARİF VERİMLİ'DEN AİLELERE İPUÇLARI)