Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katıldıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri’nden dönüşünde gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Erdoğan, Türkiye'nin, Rakka’nın DAİŞ’ten temizlenmesi için Birleşik Devletler'le işbirliği yapabileceğini belirtti. Erdoğan, “Şunu açıkça söylemekte yarar var. Dünyada DEAŞ karşısında en etkin mücadeleyi veren ülke Türkiye. Yapılan dezenformasyonun aksine en etkin mücadeleyi biz veriyoruz. Rakka operasyonuyla ilgili olarak başta dışişleri bakanlarımız, askeri yetkililerimiz ABD’yle temasta. Rakka konusunu görüşüyorlar. Kendileriyle şartlarımız paylaşıldı. Atılacak müşterek adım bizim için önem arz ediyor. Rakka DEAŞ’ın en önemli merkezi. ABD bu işe PYD ve YPG'yi sokmaz ise bu mücadeleyi ABD ile verebiliriz elbet" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Irak’ın Musul kentinin DAİŞ’ten alınması için yapılacak operasyona da katkıda bulunabileceğini söyledi. Erdoğan, “Orası daha çok Arapların ve bize ciddi manada müzahir unsurların yaşadığı bir şehir. ABD, Musul konusunda bizimle aynı yaklaşımı paylaşır veya paylaşmaz. Bilemiyorum. Ama gördüğüm kadarıyla olumlu bir yaklaşım içindeler. 19 Ekim’de, Irak merkezi yönetimiyle Musul’da DEAŞ’a karşı bir operasyon başlatabilecekleri söyleniyor. Ne olacağını göreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı, uçakta gazetecilere harita üzerinden Fırat Kalkanı Operasyonu’nun gidişatı konusunda bilgi verdi. Cumhurbaşkanı DAİŞ’ten temizlenen yerlerin güvenliği için ılımlı muhaliflerden oluşan milli bir ordu gereğini gündeme getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği bilgiye göre, Amerika Birleşik Devletleri Başkan Yardımcısı’yla yaptığı görüşmede Amerikalıların Kobani’deki YPG güçlerine gönderdiği yeni silah yardımı da gündeme geldi. Erdoğan, “Bizim itiraz ettiğimiz husus, terör örgütü olan PYD/YPG’ye silah verilmesidir. Ama o kadar çarpık bir yapı var ki, Biden’e iki gün önce Kobani'ye iki uçak dolusu silah indirdiklerini söyledim. Bana 'Benim bundan haberim yok' dedi. Ben de, 'Siz öyle diyorsunuz ama benim haberim var' dedim. Bu nasıl iştir? Başkan Yardımcısı Biden 'Haberim yok' diyor. Ertesi gün de Savunma Bakanı Carter çıkıp 'Silah verdik. Vermeye de devam edeceğiz' diyor” dedi.

ABD'YE SARRAF TEPKİSİ

Cumhurbaşkanı, uçakta gazetecilere Birleşik Devletler’deki temaslarını anlatırken, bu ülkede tutuklu olan işadamı Rıza Sarraf’ın durumunu gündeme getirdiğini belirtti. Erdoğan, “Diyelim ki ABD, George’un tutuklanmasına nasıl duyarsız kalamıyorsa biz de vatandaşımızın başka bir ülkede tutuklanmasına duyarsız kalamayız” dedi.

Cumhurbaşkanı, Türk adalet ve ekonomi bakanlıklarının araştırma yaptıklarını, bu kişinin suçunun olmadığı sonucuna varıldığını anlattı. Erdoğan, “Kaldı ki İran da aynı şeyi söylüyor” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Sarraf dosyasını hazırlayan savcının ve hakimin daha önce Türkiye’de FETÖ tarafından ağırlandıklarını söyledi.

Erdoğan, “Yani ABD Adalet Bakanlığı, Sarraf’ı tutup orada FETÖ’nün yedirip içirdiği isimlere teslim ediyor. Biden’e bunları anlattım. 'Bilmiyorum' dedi. Hukukla değil, ilişkiler ağıyla başka işler çevirme peşindeler. Enteresandır, mesela tutup iddianamede eşimin TOGEM’in kurucusu olduğu, benim o dernekle ilişkim olduğu falan yazılıyor. Ama o derneğin kurucuları arasında ne eşim var ne de ben. Böyle bir durum olmamasına rağmen, bunun sözkonusu edilmesi adamların art niyetlerinin ne istikamette olduğunu gösteriyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerikan adalet sistemine göre, diğer devlet başkanlarının herhangi bir mahkemeye konu edilemeyeceğini hatırlattı, “Buna rağmen mahkemede adımızın geçirilmeye çalışılması art niyet olduğunu ortaya koyuyor” dedi.