Kuzey Irak'tan Türkiye'ye dönüş yapan 34 PKK üyesi de serbest bırakıldı.

İlişkili Haberler


Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar NTV yayınında yaşanan hukuki sürece ilişkin bilgiler verdi.

Aktar'ın açıklamaları şöyle...

Nasıl bir hukuki süreç işledi?

Mahkeme her ne kadar 221.maddenin uygulanma koşullarının olabileceği ihtimaline dayanarak serbest bırakmışsa da şunu gördük ki aslında bu, hükümete ve parlamentoya bir nefes aldırmak kararıdır. Bundan sonra parlamentonun hızlı şekilde eve dönüşü sağlayacak ama insanların onurunu da kırmayacak toplumsal bir siyasal yaşama katılma olanağı sağlayacak bir yasal düzenlemeyi acilen parlamento gündemine getirmeli.

221.madde pişmanlık duyanlar için uygulanması gereken bir madde ama gelenler pişmanlık duymadıklarını, -aslında sorulmadı da- teslim olmaya değil demokratik sürece katılmak için geldiklerini ve bunu yaparken de bir çağrıya uyarak, Abdullah Öcalan’ın çağrısına uyarak geldiklerini ifade ettiler. Aslında 221. maddenin bu durumu karşılamadığı görülür; yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır. Hem cumhuriyet savcısı hem Silopi Sulh Ceza Hakimliği'nin gerekçesi hükümete bu süreçte bir katkı sunmak ve nefes aldırmaktır.

Soruşturma mercileri bunun bir çağrı sonucu olduğunu kabullenmek istemiyordu; sıkıntı burada doğuyordu. Adeta bunu söyleyerek serbest bırakılmaları halinde bir muhataplık organının çıkacağı algısı vardı. Biz toplumun bütünü olarak çağrı yaparsak dağdan bir tek kişi indirme şansına sahip değiliz ne yazık ki. Ama Abdullah Öcalan’ın çağrısına uyarak iki günlük süre içinde 34 kişi dönebiliyor.

Hangi yasa çerçevesinde serbest bırakıldılar?

Son beş kişide 221.maddenin uygulanma ihtimali gerekçesi vardı mahkeme tarafından ama bizim öyle bir talebimiz yoktu. Bizim gerekçemiz 'bu şahıslar kaçma şüphesi altında değiller kendiliğinden geldiler, bu şahıslar delilleri karartma şüphesi altında değil'. Çünkü tek delil kendi beyanları. Kandil'den gelenler örgüte katıldıklarını kabul ediyorlar. Zaten diğerleri örgütle bir bağlarının olmadığını söylediler. Kandil’den gelenler örgüte katıldıklarını ama bir eylemlerinin bulunmadığını bu çağrıya uyarak döndüklerini demokratik sürece katkı sunmak istediklerini ifade ettiler.

Neler soruldu şüphelilere nasıl bir diyalog geçti?

Hem cumhuriyet savcıları hem sulh ceza hakiminin yaklaşımları son derece olumluydu. Kimse aşağılanmadı, kimse hakir görülmedi hiç kimseye 'pişman mısınız' diye sorulmadı bu çok anlamlıydı. Örgüte ne zamana katıldıklarına ilişkin bir soru vardı; örgüt içinde bir eylemleri olup olmadığı soruları soruldu. Sonra da neden döndükleri soruldu. Mahmur’dakilerde buradan Irak’a geçme gerekçeleri soruldu; ne kadar kaldıkları soruldu. Bu süre içinde örgütle bir bağlarının olup olmadığı soruldu ve geliş amaçları soruldu. Onlar daha çok çatışma ortamından kaçmak güvenlik gerekçesi olarak bir kısmı köylerinin boşaltıldığı yakıldığı gerekçesiyle döndüler. Irak’ta bir süre çalıştıktan sonra mülteci kampına yerleştirildiklerini ancak Türkiye'deki demokratik açılımı duymaları ve katkı sunmak amacı ile ülkeye döndüklerini ifade ettiler.