2006-2010 dönemini kapsayan Bilgi Toplumu Strateji Raporu’nda devletin gerçekleştirmesi öngörülen 111 projeden sadece 7’si tamamlanmış durumda. Öte yandan bunları yönetecek kurumların yetki ve sorumluluklarını ayrıntılı şekilde tanımlayan yasalar ve güvenlik önlemleri de henüz sıra bekliyor.

İlişkili Haberler


İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Bilgi Güvenliği Konferansı’nda Türkiye’nin bilişim hukuku ve e-devlet hazırlıklarında geride kaldığı vurgulandı. Avrupa Birliği’nde 2015’e dek uzatılan entegre e-devlet uygulamasına geçiş kararına ayak uydurmak zorunda olan Türkiye, o yıla kadar belirlenen ve sonradan eklenebilecek olan tüm bilişim ve e-devlet projelerini hayata geçirmek zorunda.

Konferansı organizasyonunu yöneten Bilgi Üniversitesi Bilişim Teknolojisi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Leyla Keser Berber, iki gün süren konferansı ntvmsnbc’ye değerlendirdi. E-devlet projelerinde vatandaşların tüm gizli kişisel bilgilerinin bu ortama taşınacağını belirten Keser, bu nedenle devletim maruz kalacağı tehditlere dikkat çekti. Keser, bu projelerin sahipleri olan bakanlıkların henüz bilgi gizliliği ve güvenliği konusunda ilgili ve bilgili olmadığını söyledi.

Keser şöyle devam etti:
“Örneğin e-okul projelerinde öğrencilerle ilgili kimlik bilgileri, notları, velisine ilişkin bir takım kimlik bilgileri de orada barındırılıyor. Öğretmene ilişkin kimlik bilgileri, performansıyla ilgili veriler orada saklanıyor. Sağlık Bakanlığı’nın sağlık.net adını verdiği projede de benzer şekilde, kendisine bağlı tüm sağlık kuruluşlarından kişilerin sağlık bilgilerini topluyor. Adalet Bakanlığı, Uyap uygulamasıyla yine kritik olan kişi ve kurumlara ait mahkeme bilgilerini oraya taşıyor. Bu durumda devletin maruz kalacağı tehditler çok daha kritik önemde.”

VATANDAŞIN MAHREMİYETİNİ KORUYAN YASA YOK
Alınması gereken çok yol olduğunu söyleyen Keser, örneğin kişilerin sağlık verilerinin korunmasına ilişkin bir yasal düzenleme yapmadan ve buna ilişkin koruma yöntemleri olmadan bu sistemin çalıştırılmaya başlandığına dikkat çekti. Keser, “Bugün bu özel bilgilerin korunmasına dair yasalar olmadığı için tek bir güvenlik numarasıyla herkes bir başkasının özel bilgilerine, siciline, mahkeme kayıtlarına, kredi ve borç geçmişine ulaşabiliyor” diye konuştu.

Türkiye’deki e-devlet takvimine göre mevcut durumu da yorumlayan Leyla Keser Berber, bugün 111 projeden sadece 7’sinin bitmiş durumda olduğunu belirtti. Keser Berber şöyle devam etti:
“2010 yılında büyük ihtimalle sürenin uzatılması söz konusu. AB de uzattı bu süreyi. Onların E-2010 Lizbon Stratejileri vardır, ama onlar da bitiremedi ve süreyi 2015’e çektiler. Biz de o tarihe uymak zorundayız, çünkü e-devlet projeleri her yerde entegre yürüyor ve aday ülke olarak Türkiye’de orası hangi yoldan geçiyorsa ona uygun ilerlemek durumunda.”

"HERKESE E-POSTA" GİBİ UYGULAMALAR AMACINDAN SAPABİLİYOR

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer’in geçen hafta açıkladığı “her doğan bebeğe e-posta” projesini yorumlayan Leyla Keser Berber, bu tip uygulamalarda bütün dünyada kabul edilmiş bir ortak yapılma şekli olduğunu ve ortak aklın kullanıldığını vurguladı. Türkiye’deyse ortak akıldan sapan uygulamalar olduğunu belirten Keser “aynı devletin farklı kurumları, aynı amacı gerçekleştirmek için başka başka yollardan gidip işi biraz amacından saptırmaya başladılar” dedi.

Leyla Keser sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kaytlı e-posta bir tarafta devletle vatandaşın arasındaki iletişimi, öte tarafta da özel sektörle vatandaşın resmi iletişimini sağlayacak. Sistem bu iki ayağı da içinde barındırıyor. Devletin tebligatları, bildirimleri, haberleşmeleri bu sistem üzerinden yürüyecek deniliyor. Ama dediğim gibi dünyada ortak standartlarla işletilen, hukuki çerçevesi belli olan bir süreçtir bu. Türkiye’de de bu yolla işlemesi gerekiyor ama şimdilerde ortalık biraz karışmış durumda.

"Bir çok kurum bu işe dahil olmak, yapmak istiyor ama muhtemelen Ulaştırma Bakanlığı’nın vazifesi olacak. Çünkü kayıtlı e-posta bir telekomünikasyon hizmeti ve UB’nın bir açıklama yaparak bunun doğrusunun ne olduğunu, sorumlu kuruluşun kim olduğunu açıklaması gerekiyor ki devlet tarafında düzen belli olsun.”