AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisince Yalova Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitinginde bir konuşma yaptı.

Konuşmasında CHP’ye tepki gösteren Başbakan Erdoğan, şöyle konuşt: “Allah aşkına, bu CHP'ye bir sormak lazım: Medeniyet adına bu ülkede siz ne yaptınız? Ama lafa da gelince ne derler, 'Biz Atatürkçüyüz' Siz Atatürk üzerinden eçinenlerdensiniz. Atatürk üzerinden geçinenler bunlar. Bunlar değil mi, Atatürk öldüğü zaman Türk Lirası'nın üzerinde Atatürk'ün resmini kaldırıp İsmet İnönü'nün resmini koyanlar? Devlet dairelerinde Atatürk'ün resmini kaldırıp İnönü'nün resmini koyanlar bunlar değil mi?”

CHP'nin iktidar olduğu geçmiş dönemlerde, ekmek ve şekerin nüfus cüzdanına mühür vurularak verildiğini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi: ''Hangi CHP'yi konuşuyoruz ya, hangi CHP'yi konuşuyoruz? Sorulduğu zaman ne diyorlar? 'Biz cumhuriyetten eskiyiz' Cumhuriyetten eski olsan ne olacak? Tek partili dönemin dışında bu ülkede ne yaptın? Benim Tunceli'deki valime takılıyorsun. Önce sen şu kafayı değiştir.

Erdoğan, şöyle konuştu: “Önceki gün Muğla'da konuşuyor. (CHP 2011'de iktidara gelecek) diyor. Sayın Baykal'ın herhalde dili sürçtü. Sanırım 3011 diyecekti, yanlışlıkla 2011 dedi. Biz o günleri göremeyiz ama Allah uzun versin. Şu anda 70 yaşında gerçi, uzun ömür versin. Böyle giderse 3011'de de Sayın Baykal CHP'nin başında olur.

Beni çarşı, pazara çağırıyor. 'Gel beraber pazara çıkalım' diyor. Sayın Baykal ben pazardan çıkmadım ki. Gece gündüz zaten pazardayım. Bak ben pazara geliyorum. 29 Mart Pazar günü Ankara'dayım. Partimin genel merkezindeyim. Bakalım o pazara sen de gelebilecek misin milletçe göreceğiz. O pazar akşamı sen partinin genel merkezinde mi olacaksın? Neyse daha gerisini söylemeyeyim.''

Konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik eleştirilerde de bulunan Erdoğan, Bahçeli'nin haftalardır küresel mali krizden bahsettiğini belirterek, hükümeti devraldıkları DSP-MHP-ANAP Hükümeti döneminde ''krizler dönemi''nin yaşandığını ifade etti.

MHP'nin iktidar ortağı olduğu dönemde gecelik faizlerin yüzde 7500'lere çıktığını kaydeden Erdoğan, o dönemde devletin borçlanma faizinin de yüzde 63 olduğunu söyledi.

Erdoğan, şöyle devam etti: ''Gecelik borçlanma faizi şimdi kaç? Yüzde 13. İnsaf, insaf. Sayın Bahçeli ya sen matematik hiç okumadın ya da bu işi hiç bilmiyorsun. Ya yüzde 63 faizle devraldık, şu anda yüzde 13. Merkez Bankası'nın gecelik faizi 11,5. Şimdi nasıl oluyor da konuşuyorsun? Hayret.Sayın Baykal, sen nasıl konuşuyorsun? Hayret. Sayın Baykal da tabi yalnızların, yanlışlıkların avukatı. İşte çıkıyor, diyor, (Ben Ergenekon'un avukatıyım) Kimin avukatı olursan ol. Biz, Tayyip Erdoğan olarak şahsım, biz de milletin avukatıyız, milletin avukatı. Onun için tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemeyecek ve yedirtmeyeceğiz. Sayın Bahçeli Erzurum'da konuşuyor. 230 milyar dolardan milli geliri almışlar, 750 milyar dolara çıkarmışlar. (Ey Erzurumlu gardaşım senin cebine ne girdi?) diyor. Hesaba bak ya, mantığa bak ya, anlayışa bak. Sayın Bahçeli kılavuzu değiştir kılavuzu. Bir ülkenin ekonomik yapısı, bir ülkenin finansal noktadaki gücü bu rakamlarla belirlenir. Senin Gayri Safi Yurtiçi Hasılan (GSHY) nedir, bunun karşısında senin borçlanman denir? Borçlanma gücün bile buna göre hesaplanır. SayıBahçeli, sizden iktidarı devraldık, göreve geldik. Türkiye'nin GSHY'ye göre borçlanması o zaman neydi biliyor musunuz? Yüzde 64. yani 100 liranın 64 lirası borçtu. Şimdi nereye düştü biliyor musunuz? Yüzde 25. Buradan buraya getirdik. Borç yiğidin kamçısıdır derler ya, ha şimdi yiğit var ortada. O zaman yiğit yoktu. O zaman zafiyet içerisinde bir hükümet vardı. Bakanlar kurulu toplantısını bile yapamıyorlardı. Eğer ayda bir, iki ayda bir biraya gelirlerse 'zirve bir araya geldi' diyorlardı. Bu hale düşmüşlerdi.''

Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Durmadan bir 'zihinsel sömürü' yapıyorlar. Durmadan, malum yandaş medyaları var, CHP yandaşı medya. Onların da ne olduğunu biliyorsunuz. Yalan, yanlış haberler... Zaten söylüyorum. Yalan yanlış hangi haber varsa okumayın, almayın diyorum. Milletçe bunlara ders verin, almayın diyorum. Sokmayın bunları evinize diyorum. Niye? İsraf olur. Onların yalan haberlerini okumak suretiyle zihniniz niye bulansın? Onun için almayın. Dürüst, basın-yayın ahlakına uyanlarla yola devam edin. “





Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kendisiyle ilgili ''Karanlık odalarda kimlerle görüştün?'' dediğini belirterek, ''Ben hangi karanlık odalarda kiminle konuşmuşum eğer bunu ispat etmezsen namertsin'' dedi.

Bursa Fomara Meydanı'nda düzenlenen mitingde halka hitap eden Erdoğan, muhalefet partileri için söylediği ''Bunlar Sivas'tan öteye geçemezler'' sözünü anımsattı. ''Sayın Devlet Bahçeli'nin bazen kimyası bozuluyor'' diyen Erdoğan, ''O da diyor ki 'Bu çizgi başkalarının çektiği çizgidir'. Sayın bahçeli geç onu geç... 780 bin kilometre kare vatan toprakları bizim. Şunun bunun çektiği çizgi bizi ilgilendirmez. Sen git de 81 vilayeti dolaş. Hepsinde siyaset yap. Sadece işine gelen yerde değil, hepsine git. 71,5 milyon vatan evladının tamamı bizim, ayırt edemeyiz, tamamı... Efendim gerilim siyasetiymiş. Ne gerilim siyaseti ya... Gerçekleri söylemek mi gerilim siyaseti... Biz bunları sonuna kadar söyleyeceğiz'' dedi.

''İSPAT ETMİYORSAN NAMERTSİN''
Erdoğan, Bursa'dan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye seslenmek istediğini belirterek, ''Şimdi de ben Sayın Bahçeli'ye söylüyorum, bak benimle ilgili şu ifadeyi kullanıyorsun, 'Karanlık odalarda kimlerle görüştün? Senin siyasete yeniden dönmenin, o imkanı verenler kimler?' Sayın Bahçeli istemezdim ama sen beni buna mecbur ettin. Bak söyleyeceğim mecburum buna.

Müddei (davacı), yani hukukta bir kaidedir bu. İddia sahibi iddiasını ispatla mükelleftir. Bu iddianın sahibi kim? Sayın Bahçeli'nin kendisi... Diyorum ki Sayın Bahçeli sen eğer bir şey biliyorsan, ben kiminle görüşmüşüm bunları biliyorsan, eğer bunu ispat etmiyorsan namertsin diyorum. Bu kadar açık. Çünkü senin kılavuzun kimdir bilemem. Ama bak bu kadar ağır konuşuyorum. Ben hangi karanlık odalarda kiminle konuşmuşum eğer bunu ispat etmezsen namertsin'' dedi.

''AÇIKLAMAYA MECBURSUN''
Siyasete milletle geldiğini, milletle yürüdüğünü, milletle yürümeye devam edeceğini ifade eden Erdoğan, ''Haksızlık karşısında susmam. 'Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum' derken ben bunu söylüyorum. Asla susmam, bu kadar açık konuşuyorum. Benim hiçbir savcıyla, hiçbir başsavcıyla ne işim, ne görüşmem olmamıştır. Onun için bu kadar açık konuşuyorum ve bunu açıklamaya mecbursun. Eğer açıklamıyorsan tarih de seni affetmeyecektir, ben de seni affetmiyorum. Bu kadar açık konuşuyorum. Bir genel başkan böyle iftira içine girmez ve bunu kalkıp da Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı için söyleyemez. Eğer bir şey biliyorsan kalk, bunu açıkla, gizli gizli konuşma. Dürüst ol samimi ol, bildiğini açıkla. Açıkla ki beni sen gel halk nezdinde bitir. Benim milletim dürüst davranmayanı affetmez, seni de affetmeyecektir'' şeklinde konuştu.