Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin "Kadın Kolları" toplantısında yaptığı konuşmada, Salı günü TBMM'de yaşanon olaylara değindi.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

“Salı akşamı TBMM kürsüsünde sergilenen densizlik, Türk siyasi hayatına olduğu kadar MHP'nin tarihine de kara bir leke olarak kazınmıştır ve o leke oradan hiçbir zaman çıkmayacaktır.

Peygamber Efendimizi siyasi polemiklerin malzemesi haline getirmek kimin haddinedir? Partimin içerisinden herhangi bir tanesi, sürçülisan ile böyle bir ifadeyi kullanmış, bunu yakalamak suretiyle buradan kalkıp şahsıma böyle bir izafede bulunmayı sen hangi hakla, hangi salahiyetle söyleyebilirsin?

3,5 senede ülkenin ekonomisini, iç politikasını, dış politikasını, sosyal yaşamını felç ettiler. Her şeyden öte, bu ülkenin itibarını yerlerde süründürdüler. 2001-2002 ekonomik krizlerini benim milletime kim yaşattı? MHP'nin içinde olduğu koalisyon yaşattı. ''Milliyetçiyim' diyerek ortalıkta dolaşanlar, ülkenin milli bankasının göz göre göre hortumlanmasına seyirci kaldılar.

Yolsuzlukların olduğu bir iktidar olsaydı, sizin gibi olurdu. Bu ülkede taş üzerine taş koymadınız. Millet size 5 yıl görev verdi. Siz 5 yıl dayanamadınız, 3,5 yılın sonunda bırakıp kaçıp gittiniz.

RUH DEĞİL, TEK YUMURTA İKİZİ
Sayın Bahçeli ile Sayın Baykal'ın ruh ikizi olduğunu söylüyordum. Bunu söylediğimde de hop oturup hop kalkıyorlar. Eksik söylemişim, şimdi daha iyi anlaşılıyor ki bunlar ruh ikizi değil bunlar tek yumurta ikizi.

En iyi yaptıkları iş kışkırtmaktır, hırçınlıktır, terörize etmektir, kavgadır, saldırıdır, bunu yaparlar. Ağızlarında tehdit, hareket, aşağılama eksik olmaz sonra kalkar rakiplerini bununla suçlarlar.

SORUMLUSU BAHÇELİ'DİR
İşte dün yayınladıkları basın açıklamasında Sayın Bahçeli tehdit ediyor, hakaret ediyor, bize, özel sektöre şuna buna vesaire. Sayın Bahçeli, senin gücünü bilmem ne olursan ol. Ama bu tehditlerle AK Parti'yi sindireceğini zannediyorsan şunu bil, bizim verilecek tek can borcumuz Allah'adır. Hiçbir zaman bu tehditlerin bize tesir etmez. Her şeyden önce siyaset ahlakını iyi öğren, siyasi etiği iyi öğren.

Orada yanındakiler edep, adap tanımadan davranış içine girerlerken orada sus pus seyretmen seni kurtarmaz. Çünkü bütün onların sorumlusu sensin. Meclisteki o hale gelişin sorumlusu sensin. Yanındaki milletvekilinin akla hayale gelmez, ahlaki olmayan ifadeleri kullanmasına vesile olan sensin. Dolayısıyla millete bunun hesabına verecek olan da sensin. Bunlar milletin gözü önünde oluyor.

SİVİL FAŞİZMİ İYİ BİLİRLER
Dün gördünüz isim vererek medya sahiplerini nasıl suçluyorlar, nasıl tehdit ediyorlar. İşte sivil faşizm diye bir şey varsa bugün temsilcisi bu zihniyettir. Bunlar faşizmi iyi bilirler.

Bunların edep dışı, terbiye dışı, izan ve vicdan dışı üslupları karşısında biz sağduyuyu elden bırakmayacağız.”