Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kültür Park'ta Dünya Çevre Günü Kutlamaları ve toplu açılışlar dolayısıyla düzenlenen törende bir konuşma yaptı.

Erdoğan, konuşmada yardım gemilerine operasyon düzenleyen İsrail'e yönelik sert çıkışını sürdürdü.

Dün İsrail'den getirilen yaralıları ziyaret ettiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, ''Eli silahsız olan bu kardeşlerimize ateşli silahlarla saldırmışlar. Plastik mermi de kullanmışlar, demir leblebi de kullanmışlar, kurşun da kullanmışlar. Hepsini gördük. Ameliyattan çıkan, yoğun bakımda olan kardeşlerimizin hallerini gördük. Onlar da yaşadıklarını bize anlattı. Dahası bu gemilerin yolcuları sadece Türkiye'den değil, 32 ülke var. Hepsini dinledikten sonra baktık ki büyük bir zulüm ve tamamen korsanca bir saldırı'' değerlendirmesinde bulundu.

İsrail saldırısını ''açık bir devlet terörü, hukuk tanımamak, saldırganlık'' olarak tanımlayan Erdoğan, saldırının, ''İsrail'deki hükümetin nasıl bir hastalık ruh hali, nasıl bir paranoya, nasıl bir travma içinde bulunduğunun örneği'' olduğunu söyledi.

İsrail Hükümeti'nin ''dünya bize karşı ikiyüzlü davranıyor'' söylemlerini hatırlatan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

TEVRATTAKİ ON EMİRDEN ALTINCISI DİYOR Kİ 'ÖLDÜRMEYECEKSİN'
''Hayır. İkiyüzlü olan sensin, yalancı olan sensin, katliam yapanlardan gurur duyan sensin, 'arkanızdayım' diyen sensin, sen. Bir kez daha söylüyorum, öldürmeyi iyi bilirsiniz. Ben onlara kendi dillerinden konuşuyorum. Tevrattaki on emirden altıncısı diyor ki 'öldürmeyeceksin.' Anlamadın mı? Bak bir kez daha İngilizce söylüyorum: 'you shall not kill.' Yine mi anlamadın? Bak o zaman senin dilinden, İbranice söylüyorum: 'Lo tir'tsach.'

Buradan bir hususun da altını çizerek söylüyorum. İsrail'deki hükümetin zorba tavrı, sadece Filistin'i değil, sadece bölgeyi değil, İsrail halkını da zora sokuyor, İsrail halkını da rahatsız ediyor. Hükümetin İsrail halkını yalnızlaştıran, dünyadan tecrit eden, dünya nezrinde imajını zedeleyen bu hırçın siyaseti İsrail vatandaşlarını da zora sokuyor. Hükümetin sebep olduğu siyon yıldızını gamalı hacla yan yana gösteren dünya algısı, eminim ki İsrail halkını da rahatsız ediyor. İsrail halkını bu düşüncesiz, bu öngörüsüz, zalim ve vicdansız yöneticilere karşı daha dikkatli davranmaya İsrail'in sokulmak istendiği mecrayı daha dikkatli okumaya davet ediyorum.''

İsrail'in saldırısının ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun sürdürdüğü diplomatik süreci anlatan Başbakan Erdoğan, TBMM'de grubu bulunan partilerin İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren gemilere saldırısını oy birliğiyle, ittifakla bir deklarasyon yayınlamak suretiyle yeni bir sürece bağladığını söyledi.

İsrail'de kalan yaralılardan son ikisinin de Sağlık Bakanlığına ait uçakla Türkiye'ye getirildiğini bildiren Erdoğan, böylece İsrail hastanelerinde hiçbir Türk vatandaşının kalmadığını kaydetti.

Saldırı sonrasında Türkiye'nin Dışişleri, Sağlık, İçişleri ve Adalet bakanlıklarının, Silahlı Kuvvetlerin, devletin hep birlikte STK'larla adım attığını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Adım adım süratle bu işleri tamamlamanın gayreti içinde olduk. Emeği geçen, bu gayreti samimi şekilde ortaya koyan tüm kardeşlerime tüm görevlilere şahsım, milletim adına çok teşekkür ediyorum. Bütün imkanlarımızı kullandık. Uluslararası gücümüzü devreye soktuk. Ama bitirmedik. Bundan sonra da devam edeceğiz. Çünkü bu iş noktalanmadı. Bunun arkası var. Devam ediyoruz, devam edeceğiz. Ne yapılması gerekiyorsa uluslararası camiada bunları da yapmaya devam edeceğiz. Hak yerini buluncaya kadar bu devam edecek.''