Türkiye Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı'nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye sınırındaki mayınlı arazinin temizlenmesiyle ilgili muhalefetin eleştirilerini yanıtladı.


Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kıbrıs meselesinden tutunuz, Azerbaycan'a, sosyal güvenlik yasasından tutunuz, Avrupa Birliği sürecine kadar her alanda engellemelerle karşılaştık. İşte şimdi bir mayın meselesi. İlginç yerlere çekiyorlar. Efendim işte, 'Güneydoğu Anadolu bölgesi İsrail'e peşkeş çekilecek'. Neye dayanarak bunu söylüyorsun? Nerede bu var? Yasanın içerisinde böyle birşey mi var? Adrese sipariş. Bunu söyleyen kişi, o zaman gel sen gir bu işin içine.

Efendim işte bak, bunu kendileri yapsın. Bunu mu söylüyorsun? Peki bunun maliyeti hakkında bir bilgin var. Var mı bir çalışman? Yok. Çık bunu açıkla. Biz, para nasıl yönetilir derken, bunu ifade ediyoruz. 200 metre derinliğinde bir güvenlik sınırıyla tamamen güvenlik ortamı içerisinde değerlendirilen bir bölgeyi, kalkıp sen güvenliksiz bir bölge olarak ilan edemezsin. Bunlar da ortada. Bir taraftan Güneydoğu Anadolu bölgesinde, 'Burasını ayağa kaldıracağız' diyeceksin. 780 kilometre bir Suriye sınırı var ve bu sınırda kalkacağız.

Diyoruz ki 'Bu sınırı bereketlendirelim Yazıktır, günahtır bu topraklara bunları canlandıralım'. Kalkıp da 'İşte bakın, filanca yeri, İsrail'e burayı veriyorlar, verdiler'. Bu denli ileri giden var. Ve bu noktada ortaya hiçbir formül, proje koymadan, sadece, 'İstemezuk'. Başka birşey yok. Ama geçmişleri de bu. Çünkü bu ülkede çivili ve dikili ne bir tahtaları, ne bir ağaçları yok. Yaklaşım tarzı bu.

Vatanı sevmek, vatanseverlikse, biz kimseden daha az vatansever değiliz. Bu konuda da hepsiyle yarışa gireriz."

Başbakan Erdoğan, mayınlı arazilerin temizlendikten sonra bölünerek, dağıtılması önerilerini de değerlendirerek şunları söyledi:

"Efendim, 'böl-ver' neyi bölüp veriyorsun ya? Biz şu anda tarımda toplulaştırmanın gayreti içindeyiz. Sen 'böl-ver' diyorsun. Zaten Türkiye'de biz tarımı böyle rezil ettik, böyle bitirdik, böyle batırdık. 'Böl-ver' 300 metrekare, 400 metrekare bunda tarım yapılır mı? Dünyada böyle bir tarım anlayışı var mı? Ondan sonra akıldan, bilimden bahsediyorsun. Bunun neresinde akıl var, neresinde bilim var? Ama işi eğer inceler, iyi araştırırsan 300 metrekare, 400 metrekare bunlarla tarım olmuyor. Eğer modern tarım yapacaksan burada büyük arazilere ihtiyaç var. Onun için de toplulaştıracaksın. Dünya bunu başarıyor. Biz de dönemimizde bunu başardık, başarmaya devam edeceğiz. Fakat bu diğer konularla ilgili geniş açıklamaları da zaten önümüzdeki günlerde çok daha teferruatlı olarak yapacağız."