Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Birleşmiş Milletler 68. Genel Kuruluna katılmak üzere New York'a hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda yaptığı açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin "Suriye ile son günlerden yaşanan gelişmeler kapsamında Türkiye sınırına yakın olan Azaz kasabasının El Kaide ile bağlantılı güçlerin denetimini girdiği belirtiliyor. Bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'nin sınır bölgesinde bazı ilave önlemler alması söz konusu mudur?" sorusunu yanıtlayan Gül, uluslararası dünyayı, başından beri, "Eğer bu işler uzarsa istikrarsız bir ülkede radikal ekstrem akımlar giderek güçlenir. O ülke için de bölge için de tehlikeli hale gelir" diye ikaz ettiklerini söyledi.

Gül, şöyle devam etti:

"Türkiye, bu konularla ilgili gayet dikkatli, gerekli tedbirlerini almakta. Terör konusunda Türkiye'nin duruşu çok sağlamdır. Bundan hiçbir tereddüt olmaması gerekir. Biz, 'bizim teröristimiz, sizin teröristiniz' anlamının, bakışının çok tehlikeli olduğunu bilen ve bunun acısını hep çeken bir ülkeyiz. O açıdan Türkiye olarak en büyük hassasiyetimiz çevremizdeki bu istikrarsızlıktan kaynaklanan aşırı akımların ileride teröre dönüşerek bölgeyi etkilememesi ve tabii ki ülkemizi bütün bunlardan korumak Türkiye'nin birinci önceliğidir. Yetkililer de hükümetimiz de bunun farkındadır."

Gül, "Demokratikleşme paketine ilişkin detaylı bilgiler varsa bunu bizimle paylaşır mısınız Bu değişikliklerle birlikte Türkiye'de nelerin değişeceğini düşünüyorsunuz " sorusu üzerine, Türkiye'nin en önemli dış politika gündeminin Suriye meselesi olduğunu belirterek, bütün amaçlarının bu savaşın en kısa süre içinde bitmesi olduğunu söyledi.

İç savaşların en acımasız savaşlar olduğuna işaret eden Gül, dost bir halkın gözönünde çok büyük bir katliama uğraması, dost bir ülkenin gözönünde kendi kendini tüketmesinin acı verdiğini, bütün mesailerin bu işin en kısa süre içinde bitmesi için harcandığını anlattı. Bu işlerin diplomasiyle bitmesi için çok büyük uğraşlar verildiğini ifade eden Gül, o zaman uluslararası camianın olayı fark edemediğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Gül, şunları kaydetti:

"Türkiye, yaptığı reformlarla bölgeye bir ilham kaynağı olmaktadır, yumuşak gücüyle olmaktadır. Başından beri reform programları, demokratikleşme programları, aslında bütün çevremiz tarafından ilgilenmekte, sadece kendi halkımız değil, bütün çevre tarafından... Demokrasisi Avrupa standartlarına ulaşmış bir ülkenin bile hala yapmaları gerekli olduğunu gösterme açısından bütün çevrenin Türkiye'den ibret alması gerekiyor. O bakımdan, Türkiye'de yaptığımız ve yapılmaya çalışılan bütün bu reform çalışmaları, bir taraftan milli birliğimizi, beraberliğimizi daha pekiştirmek, herkesin özyurdunda, kendi ülkesinde herhangi bir şikayeti olmadan yaşamasını temin etmek ve diğer taraftan da tabii ki bölgeye ilham kaynağı olacağı kanaatindeyim."

Gül, "Türkiye, Suriye'ye bir askeri müdahaleyi destekliyor mu?" sorusunu yanıtlarken, "Türkiye, bu işin savaşsız halledilmesini isteyen bir ülke. Başından en büyük çabayı bunun için gösteren bir ülke. Savaşlar, hiçbir zaman arzu edilmez ama savaşa hazır olmazsanız da o zaman yanlışların yapılmasını önleyemezsiniz. Bu işi böyle algılamak gerekir. Türkiye'nin herhangi bir savaş arzusu falan da yoktur. Türkiye sadece Suriye'de devam eden katliamın en kısa süre içerisinde durdurulmasını talep etmektedir. Uluslararası camianın çok güçlü bir kararlılık göstermesini istemektedir" diye konuştu.