İçişleri Bakanı Ala: Büyükşehir Yasası'yla ilgili çalışma yapılıyor

İçişleri Bakanı Efkan Ala, NTV canlı yayınında, Büyükşehir Yasası'yla ilgili bir çalışma yapıldığını açıkladı. Ala, söz konusu yasanın çıkması için toplumsal iklimin önemine işaret etti.

efkan-ala-05-03-15

İçişleri Bakanı Efkan Ala, NTV canlı yayınında Funda Görey'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde devam eden terör operasyonlarıyla ilgili soru üzerine Bakan Ala, ''Terör bitene kadar devam edecek bu mücadele. Vatandaşımıza bir zarar gelmesin diye sokağa çıkma yasakları koyuyoruz. Terör, şiddet insanlık dışı bir yöntemdir, terörün bir gerekçesi olmaz'' ifadelerini kullandı.

Efkan Ala, ''Büyükşehir Yasası'yla ilgili bir çalışma yapılıyor'' sözleriyle de söz konusu yasada değişikliğe gidileceğinin sinyalini verdi.

Bakan Ala'ya sorulan sorular ve alınan cevaplar şöyle:

Operasyonlar daha ne kadar devam edecek ve son durum nedir?


Mardin, Şanlıurfa ve Diyarbakır'da hem STK'larla hem esnafımızla hem de operasyonları yerinde gördük. Güvenlik birimleri ile değerlendirmeler yaptık. Şu an itibariyle 4 ilçemizde sokağa çıkma yasağı devam ediyor. Cizre ve Silopi Şırnak'ın ilçeleri, Sur Diyarbakır'ın ilçesi ve Dargeçit Mardin'in ilçesi. Terör bitene kadar devam edecek bu mücadele. Eskiden beri de devam ediyordu. Zaman zaman yöntemler farklılaşabiliyor veya bir kaç yöntem birden kullanılabiliyor. Terörün bataklığını kurutma yönünde atılacak adımlar ve toplumun siyasetten beklentisini arttıran meselelerin çözümünü siyasetten bekleyen ve teröre desteği azaltan yöntemlerdir. Bunları biz 2002'den beri AK Parti olarak bir arada yürütüyoruz. Terör sadece güvenlik birimlerine havale edilecek bir konu değildir. Birçok nedenleri var. Sivilleri vatandaşları ayırmak gerekiyor mesela sokağa çıkma yasakları bunun neticesidir. Vatandaşımıza bir zarar gelmesin diye sokağa çıkma yasakları koyuyoruz. Aslında hiçbir gerekçe terörü haklı kılamaz. Terör, şiddet insanlık dışı bir yöntemdir, terörün bir gerekçesi olmaz. Toplumun desteğini ortadan kaldırmanın yolu sosyal alanlarda, politik alanlarda, kültürel alanlarda hak neyse vermek. Ama teröristlerle mücadelede de ayrı bir iştir.

4 ilçe saydınız, biz kaç teröristten bahsediyoruz? Bu süre neden bu kadar uzadı?

Bazıları Suriye ile sınır. Aradan sadece bir demiryolu geçiyor doğru dürüst bir sınır yok. Bazı yerlerde ise oraya konuşlanmışlar mesela Sur'da evlere girmişler, hendekler kazmışlar, tuzaklar kurmuşlar bütün bu hendekler temizlenerek devam ediliyor. Bunları yaparken belediyenin araçlarını zaman zaman kullanmışlar. Daha önce bir kaç kez temizlendiği halde yine vatandaşlara olan kamu hizmetini sunma konusu erteleyemeyeceğini için yeniden gelmişler. Öğrencilerin okula gidememe durumu, esnafın işyerini açamaması bütün bunlara yönelik her zaman gözden geçiriyoruz ve bunları rahatlatacak tedbirleri almaya çalışıyorlar. Sokağa çıkma yasaklarını zaman zaman kaldırıyorlar. Okulları, camileri yakıyorlar, ambulans, itfaiye gönderiyorsunuz onu yakıyorlar. Böyle bir ortamda bunlarla mücadele ederken vazgeçilmezimiz vatandaşa hizmet ve onların canını malını korumak. Dağlarda da yıllardır mücadele ediyoruz. Suriye'deki hadiseden dolayı yöntem değiştirdiler ve şehirlerde mücadele ediyorlar. Bu çözülecektir.

Çözüm süreci zarfında mı bu silahlar mühimmat buralara yığıldı?

Çözüm süreci devam ederken de memnun olan vardı olmayan vardı. Şimdi de memnun olan var olmayan var. Yani bir tane muhalefet anlayışı gösterin ki 10 yıl önce ne diyorsa aynı yerde duruyor. Bir iktidar partisi iş yaparken muhalefet keşke öyle olmasa. Keşke terör olunca bir arada olabilsek AB'deki gibi Fransa'daki gibi. Burada terörist var o zaman bu konuda beraber olalım karşı duralım ama çözüm önerilerimiz elbette olacaktır onları tartışalım diyebilsek. Çözüm sürecinde hem terör örgütünün hem oradaki bazı yapıların bunu istismar etmeye çalıştığı ortada. Ama şimdikini de istismar etmeye çalışanlar var. Her bir politikanın avantajları vardır dezavantajları vardır. Siz hesap kitap yaparsınız maksimum karı, menfaati ve çözüm imkanı daha fazlaysa o politikayı uygularsınız. Ama bu hiçbir yan etkisi olmayacak değil. Seçim oldu millet yüzde 49 buçukla Türkiye'nin önünü açtı. Bir seçim oldu aradaki durumu izledi partileri yeniden değerlendirdi. Sandıkta biz 2 yılda 4 seçim yaşadık. Burada yerel yönetimleri seçtik, cumhurbaşkanımızı seçtik, iki defa hükümet kim olacak diye seçim yaptık ve millet bir karar verdi. Bazıları buradan yararlanalım daha çok reform yapalım diyeceğine hendek kazıyorlar. Oraları bombalıyorlar. Şu anda hangi gerekçe ile Diyarbakırlı kardeşim eziyet çekiyor. Belediye neden yol yapmıyor hendek kazıyor.

Büyükşehir Yasası'nda bir değişiklik hazırlığı var mı? Yerel yönetimlerdeki bazı yetkilerin merkeze alınması yönünde bir değişiklik hazırlığı var mı? Örneğin itfaiye teşkilatı ya da il özel idarelerinin yeniden kurulması gibi.

Bir çalışma yapılıyor şu anda bununla ilgili. Biz geçen dönem de Büyükşehir Yasası'yla ve valiliklerde kurulacak sistemle ilgili meclise bir tasarı götürmüştük. Biz şimdi daha çok hizmeti daha etkin şekilde nasıl yapabiliriz diye büyükşehirler ve belediyeler yasasıyla birlikte bir çalışma içerisindeyiz yakında bunu da ortaya koyarız.

Yereldeki bazı yetkileri merkez teşkilatına devretme şeklinde mi?

Büyükşehirlerle ve belediyelerle çalışma içindeyiz bunu da yakında açıklarız. Merkezden yürütülecek işler vardır yerelden yürütülecek işler vardır. Biz bu çalışmayı yapıyoruz ama bir kanunun çıkarılmasının da bir iklimi vardır. Yani bir toplumsal iklim. Biz orada bir kesime yapmıyoruz 78 milyona yapıyoruz. Bir kesime yapmıyoruz. Mesela Diyarbakır belediyesine 2015 yılında ödenen para 489 milyon. Denizli'ye ödenen 347 milyon, Erzurum 381 milyon hepsinden fazla Diyarbakır'a gitmiş. Bu para Diyarbakırlı kardeşimize hizmete dönüşmesi gerekirken ne yapılıyor? O sokaklarda hizmet yapılacağına teröristler hendek kazıyor ve bunlara yardımlar yapılıyor. Bu sorgulanmalı. Burada bu paralar doğru kullanılsa daha çok hizmet sunulsa hendek siyasetinden hizmet siyasetine dönülse, daha fazla reformlar gündeme gelecek. Orada bazı partiler millete dediklerinden değil terör örgütünden talimat almaya kalkarsa siyaset biter.

Büyükşehir Yasası'nın özü ne olacak?

Daha fazla hizmeti daha az maliyetle daha etkin biçimde nasıl sunarız. Biz günlük siyasetin veya gündemin hiçbir zaman esiri olmadık. Önümüze bakarak milletin isteğine bakarak yapmamız gereken işi yaptık. Şimdi de çalışıyoruz eksiği nedir fazlası nedir göreceğiz çıktığı zaman.

DTK bildirisinde özyönetim ilanlarını ve hendek kazılmasını destekleyen bir metin ortaya kondu ve Hatip Dicle'de bunu okudu. Haklı ve meşru direnişi sahipleniyoruz dendi.

Hendek kazmanın neresi meşru? Terörist saldırıların neresi meşru? İşte bunu söyleyen siyaset kendi meşruiyetini kaybeder. Demokrasinin dili midir direniş? Şu anda 550 milletvekili var 60'a yakında HDP milletvekili var. Peki orada mecliste ne yapıyorsanız yapacaksanız millet size oy verdi. Terör örgütüne silahları gömdürün siyasetin önünü açın diye oy verdiler ama söylemlere bakıyoruz neredeyse siyaseti terörize edecek yollar açılıyor. Mecliste olmak çok önemli bir iştir. Mecliste başkan vekiliniz var. Oraya gidiyorsunuz bugün ilçeler belediyeler 102 belediyeniz var. Ne yapıyorsunuz bu belediyelerde? Önce bu aldığınız yetkiyi hizmete dönüştürün millet memnun olsun sonra fazlasını isteyin.

HDP temsilcileri her kürsüye çıktıklarında sizi aradıklarını, adalet bakanını aradıklarını valiyi aradıklarını ama kimseye ulaşamadıklarını söylüyorlar. Son olarak başbakan görüşmekten vazgeçti. Bu kapı hep kapalı mı olacak HDP'ye?

Sizce siyaset yapmak medya mensupları olarak siyaset yapmak bunu aradım çıkmadı demek midir? Sorunların çözümüne politika üretmesi demek şurayı burayı aradım demek midir? İkincisi ne zaman milletvekili aramışsa ya bakan yardımcımızla, ya müsteşarımızla görüşmüşlerdir bunu kendileri de bilir. Ama işte kaymakamı aradım işte çıkmadı. Biz bir politik duruştan söz ediyoruz. Telefona çıksa sorunlar çözülmüş mü oluyor? Mesela o milletvekilleri kendilerine gelen bütün talepleri yerine mi getiriyor? Beni arayanların listesi vardır ya ben ya bakan yardımcımız çıkar. Siyasi parti siyasi çözümler üretmeli belediyelerde hizmet üretmelidir. Bunları yaparsanız vatandaş desteği de fazlalaşır. Milletin rızasını hendekle keserseniz, teröristlere destek çıkarsanız bizim bir çok adımı Türkiye olarak atma imkanımız kalmaz. Terörün olduğu yerde yatırım yapabilir misiniz? Parlamento konuşulan yer demektir. Partinin mutlaka siyasi alanı genişletici tavır içinde olması lazım.

''Artık gelecek yüzyılda bir Kürdistan gerçeği olacak belki bağımsız devlet, federal devlet veya kantonları olacak'' dedi Demirtaş...

Bizim bütün işimiz Demirtaş'ın ne dediğini analiz etmek değil biz hizmet ediyoruz. Bunlar oradan buradan siyasi kurnazlıklarla güncel siyasi şımarıklıkla çözülecek işler değil. Buna katkı vermek isteyenlerin desteğine açığız ama Türkiye'yi bölmek, hepimizin reddedeceği cümlelerle bu havayı kirletmeye izin vermeyiz.

En çok bölgedeki insanlar mağduriyeti var. Size neler söylendi?

3 aylık bebek hayatını kaybetti, dedesi hayatını kaybetti vurdular. O çatışmada bu insanları katlediyorlar. Bizim AK Parti ilçe başkanımızın amcaları ve kadın kolları başkanımızın akrabaları kapalı bahçeye çıktıkları için tarıyorlar. Ondan sonra devlet yaptı deyin diye telkinde bulunuyorlar. Devlet vatandaşını korumak için orada ama teröristler vatandaş filan tanımıyor. İnsanların evlerine el koyuyorlar. Böyle bir facia yaşanırken bunları meşrulaştıracak cümlelerden vicdanı olan herkes kaçınmalı. Özellikle siyasetçiler kaçınmalı. Şiddet ortadan kalkar terör ortadan kalkar sonrada bunun için elbirliği yapılır sonra Türkiye her meselesini konuşur. Orada millet sadece bunlara oy vermiyor AK Parti'den milletvekilleri var Cumhuriyet Halk Partisi'nden Milliyetçi Hareket Partisi'nden var onlar ne oluyor, onlara oy verenler ne oluyor. Yani herkes orada Marksist, Leninist bir terör örgütünün özyönetim ya ad onların faaliyet göstermesini mi istiyor? Orada sadece HDP yok, AK Parti var diğer partiler var. Bir yatırım atmosferi vardı. Mardin'e 2002'de giden turist sayısı 50 bindi 2014'te 1 milyona çıkmıştı. Gecelik konaklama 17 bindi oradan 400 bine çıkmıştı. Diyarbakır'a 12 yılda yapılanlar 25 milyar lira. Şuanda 5 milyar liralık yatırım devam ediyor ama nasıl edecek? Bu kadar güzel şeyler varken ne gerek var bu hendeklere, bu terör eylemlerinin ne mantığı var ve siyaset bunu nasıl onaylayabilir. Densin ki AK Parti 2002'de geldi o günden bugüne yaptığı şu işleri geri aldı da bizim asabımız bozuldu. Peki ne oldu da 2-3 yıl önce iyi giden şeyler birden bu hale geldi. Suriye'deki gelişmeler. Bakın konjonktürel ihanetlerden kimseye fayda gelmemiştir. Orada Suriye'de bir hadise oldu diye bunu hemen Türkiye'de de faydalanmaya çalışmak hiç fayda vermez.

Tahir Elçi soruşturmasıyla ilgili son durumu alabilir miyiz sizden? Kayıp bir 17 saniyelik görüntü olduğu söyleniyor.

Böyle kafa bulandıracak hiçbir dayanağı olmayan haberlere itibar edilmemeli. Son derece ciddi biçimde soruşturmalar devam ediyor. O zaten oradaki iki polisimizin şehit edilmesi, Tahir Elçi'nin hayatını kaybetmesiyle ilgili bütün ciddiyetiyle soruşturma devam etmektedir. Sonucu beklemek lazım. Orada deliller toplanırken yine saldırılar oldu ama her türlü imkan kullanıldı ve son derece ciddi bir olaydır ve son derece ciddi soruşturma devam etmektedir. Bizim dönemimizde kim doğru yaparsa yanındayız yanlış yaptığı zamanda karşısındayız. Hiç bunun istisnası yoktur. Daha öncede defalarca çıkardık. Eski Türkiye'nin alışkanlıklarıyla kimse bir yanlış yapılacağı kanaatinde olmasın.

Dilek Doğan'ın İstanbul'da öldürülmesiyle ilgili görüntülerde tartışılıyor. İzleyebildiniz mi onları?

O konuda da inceleme soruşturma devam ediyor. Bazılarını siz medyaya yansıdığı kadarıyla biliyorsunuz. Bazıları medyaya yansımamış ama ciddi olaylarda oluyor onların soruşturmaları da devam ediyor. Soruşturmaların sonucuyla kamuoyu çok ilgilenmiyor aslında. O anda çok ilgileniyorlar. Bizde bunları son derece ciddi biçimde ortaya çıkarıp sorumluları kimse onların gereğini yapıyoruz. Bizim anlayışımız kamu hizmetini sunarken herkes devletin koyduğu kurallar içinde hareket edecek. Terörle mücadele ederken de herkes kurallar içinde hareket edecek. Kuralların dışına çıkan cezası neyse alır.

Bugün Resmi Gazete'de yayımlanan polis güvenlik noktaları oluşturulmasına ilişkin bilgi vardı. Bunların amacı nedir?

Bakanlar Kurulu'nun yetkisinde olan bir husus. Bakanlar kurulu kamulaştırma işleri biraz uzun sürüyor ama acil durumlarda kamulaştırma prosedürü kısaltan bir karardır. Oralarda daha çok karakol daha çok polis merkezi kontrol amaçlı ve vatandaşa güvenlik hizmeti sunma amaçlı karakol yapılacak onların kararlarıdır. Biz kesinlikle vatandaşımızı Marksist, Leninist bir terör örgütünün inisiyatifine terk etmeyeceğiz. Gelip bizim topraklarımızda bazı siyasi organizasyonların desteğini alarak, bazı dışarıdan başka ülkelerin göz kırpmalarının neticesi olarak burada ameliyat yapamaz, burada insanlar zulmedemez. Bunu herkes bilsin ki bu ülke vatandaşlarını bu devlet orada teröre terk etmeyecektir.

Sayfa Yükleniyor...