Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, Başbakan Vekili Bülent Arınç, TBMM'ye sevk edilen RTÜK Kanunu'nda değişiklik yapan tasarının, 9 Haziran'da Anayasa Komisyonu'nda görüşüleceğini belirterek ''Yetişebilirse Temmuz ayına kadar, yetişemezse Ekim ayının başında yasalaşması için gayret sarf edeceğiz'' dedi.

Bülent Arınç, İnternet Medyası Derneği (İMD) tarafından Kadir Has Üniversitesi'nde düzenlenen internet zirvesinin açılışında konuştu.

Arınç, İMD Başkanı Hadi Özışık'ın internet medyasıyla ilgili hazırladığı raporun kendilerinde mevcut olduğunu belirterek, bu konuyu çözmenin ve yapılan çalışmaları sonuçlandırmanın görevleri olduğunu söyledi.

Basın Kanunu'nun 2004 yılında son şekliyle yasalaştığını hatırlatan Arınç, bugüne kadar kanun uygulamasında büyük yanlışlığa ve eksikliğe rastlanılmadığını kaydetti. Arınç, yeni uygulamadan doğacak eksiklik ve hatalar varsa bunları düzeltebileceklerini, ancak özgürlükçü bir yaklaşımla hazırlanan Basın Kanunu'nun bugüne kadar fazlasıyla bir sorun çıkarmadığını düşündüğünü ifade etti. Kendi döneminde yapılan önemli bir çalışmanın, 1994 yılından bu yana devam eden 3984 sayılı RTÜK Yasası'nı yeni baştan ele almak ve bunu yeni haliyle çıkartmak olduğunu anlatan Arınç şöyle dedi:

''Bir yıl üzerinde çalıştık. Yeni RTÜK Kanunu Tasarısı'nı TBMM'ye sevk ettik. Tasarı, 9 Haziran'da Anayasa Komisyonunda görüşülecektir. Yetişebilirse Temmuz ayına kadar, yetişemezse de Ekim ayının başında yasalaşması için gayret sarf edeceğiz. 3984 sayılı yasayı baştan sona değiştiren yeni RTÜK Kanunu'nun önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. İnternet medyasıyla ilgili kanun üzerinde yapılacak çalışmalarda da uzman arkadaşlarımız bazı raporlar hazırladılar. Bunu, benzeri kanunlardan ilgili birimlerden uzak tutarak hazırlamak mümkün değil. Anayasayla ilgili TCK ile ilgili, tüketici haklarıyla ilgili, reklamlarla, hatta kredi kartlarıyla ilgili konular var. Bunların hepsini göz önünde tutmak suretiyle bu sektörün sorunlarını çözebilecek belki daha az maddeli yeni bir kanuna ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Ama diğer konuları göz ardı ederek bir sonuca gitmemiz mümkün değil. Ne kadar ilgilendiriyor, hangi açıdan ilgilendiriyor, bunları bütüncül bir yaklaşımla ele almak mecburiyetindeyiz. Umarız ki bu çalışmayı olumsuz etkileyecek gelişmeler olmaz. Ekim ayından itibaren Ocak ayına kadar böyle bir düzenlemeyi başarılı olarak sonuçlandırırız.''

İnternet haberciliğinin sadece Türkiye'de değil tüm dünyada yeni bir habercilik ve yayıncılık olduğunu belirten Arınç, ''Daha doğrusu internet haberciliği geleceğin haberciliğidir'' dedi.

Teknolojinin insanların hayatında her alanda hakimiyetini devam ettirdiğine işaret eden Arınç, teknolojik gelişmelerin en yoğun görüldüğü iki sektörün medya ve iletişim olduğunu kaydetti. Matbaanın icadıyla tarihinin en büyük teknolojik gelişmelerinden birini yaşayan medya sektörünün, son 20 yılda da teknolojik açıdan büyük gelişmelere sahne olduğuna dikkat çeken Arınç, telekomünikasyon alanındaki yeniliklerin daha da radikal olduğunun rahatlıkla söylenebileceğini ifade etti.

Bugün cep telefonlarından anlık görüşmeler yapılabildiğini, trafik ve hava durumunun öğrenilebildiğini, bankalara ödeme talimatları verilebildiğini belirten Arınç, internetin icadının hem medya hem telekomünikasyon sektörü için devrim niteliğinde gelişme olduğunu söyledi.

İnternet ile bilgi kaynağının değiştiğini, insanların parmaklarının ucuyla bilgiye ulaşır hale geldiğini ifade eden Arınç, ''Önceden eğitim dışı alanda yazılı ve görsel medya neredeyse tek bilgi sağlayıcısı iken, bugün internet sayesinde bir araç çeşitliliği söz konusudur'' dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, internetin artık gelişmiş toplumların vazgeçilmez eğlence, haberleşme ve bilgi edinme aracı olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Facebook, twitter gibi paylaşım siteleri sayesinde evimizden, mahallemizden ve kendi çevremizin dar sınırlarından çıkıp uluslararası boyutta arkadaşlıklar, dostluklar kurabiliyoruz. Ben de Ankara'daki evimden, Başbakanlıktaki çalışma odamdan bir dokunuşla hiçbir sınırlamayla karşılaşmadan dünyanın bir başka noktasıyla anında iletişime geçiyor, oradaki gelişmeleri yakından takip edip öğrenebiliyorum. İnternet, modern iletişim teknolojisi ile klasik gazetecilik reflekslerinin bir araya gelerek oluşturduğu olağanüstü bir haberleşme aracıdır.''

Yeniliğe ve değişime direnerek ayakta kalabilmenin, her dönemde olduğu gibi günümüz bilişim toplumlarında da imkansız olduğuna işaret eden Arınç, ''Hele de bu yenilik, küresel rekabette bizlere büyük avantajlar sağlayacaksa buna direnmenin de rasyonel tarafı yoktur'' dedi.

GAZETELER İNTERNETİN GERİSİNDE KALDI
Bülent Arınç, kendini iyi bir gazete okuyucusu saydığını ifade ederek, şunları kaydetti:

''Bir habere, mürekkebin rengi, kağıdın o baş döndürücü kokusu sinmemişse ona inanmakta zorlanırım. Biz yıllarca, ellerimize, beyaz gömleklerimizin kol ağızlarına siyah mürekkep iz bırakmamışsa o haber de bizde iz bırakmaz diye düşündük. Elbette bundan sonra da gazetelerle bu duygusal bağı sürdüreceğim ancak şu da hiç kimsenin inkar edemeyeceği bir gerçektir; artık küresel bir dünyada rekabetin her alanda inanılmaz bir hızla seyrettiği bu çağın hızına ancak son teknolojiyle ulaşabiliriz. Maalesef o çok sevdiğimiz gazetelerimiz doğaları gereği bu yarışta internetin gerisinde kalmaktadır. Artık bir haberin, hedef kitleye ulaşması yalnızca saniyelerle ölçülmektedir. Haber portallarındaki yalnızca bir haberin 'internet jargonu' ile tıklanması bile, en büyük gazetemizin günlük tirajının üç-beş katını bulabilmektedir.''

TÜİK'in geçen yıl aralık ayında yaptığı ankete göre, Türkiye'de 2004 yılında düzenli internet kullanım oranının yüzde 13 olduğunu, bu oranın geçen yıl yüzde 35'e çıktığını aktaran Arınç, aynı araştırmaya göre internet kullanıcılarının yüzde 72'sinin interneti haber okumak amacıyla kullandığını söyledi. Arınç, internet medyası olarak sektörün bazı sıkıntılar içerisinde olduğunu bildiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

''Başta birer haberci olarak mesleki haklarınızdan tutun da 5651 sayılı yasadan kaynaklanan sorunlara kadar birçok konuyu bana göndermiş olduğunuz raporlardan ve kendi araştırmalarım sonucu yakından biliyorum. Sorunlarınızın çözülmesi için elimden geleni yapmaya çalışacağım.

KARANLIK GÜÇLERİN AT KOŞTURDUĞU BİR ALANA DÖNÜŞTÜRÜLMESİN
Dünyanın hiçbir yerinde yasaklar koyarak sonuç almak mümkün değildir. Özellikle de basına karşı bir yasak hem şahsım hem hükümetimizin temel felsefesine aykırıdır. Bu konuda sizlere büyük işler düşmektedir. Sizler de yapacağınız yayınlarda kişilik haklarına, toplumsal değerlere, ülkemizin milli menfaatlerine saygılı bir yayın anlayışı içerisinde olmalısınız. İnternet ortamının sunmuş olduğu bu sınırsız özgürlük alanını, gazeteciliğin evrensel etik kurallarıyla daha da güçlendirmelisiniz. Geleceğin haberciliği olma iddiasındaki bu mecra, karanlık güçlerin at koşturduğu bir alana dönüştürülmesin, kişilerin özel yaşamı, şahsiyetleri, kara vicdanlı saldırganların hedefi haline getirilmesin. İnternetin temiz ve şeffaf sayfaları bu tarz çirkin saldırılara karşı sizlerin koruması altında olsun. Çünkü birçok anlamda alternatif habercilik iddiasında olan internet haberciliği ancak bu hassasiyetle varlığını sürdürebilir.''

Konuşmasının ardından Arınç'a, İMD Başkanı Hadi Özışık tarafından plaket verildi.

Arınç, daha sonra bir süre ''Geleceğin Haberciliği'' konulu oturum kapsamında yapılan konuşmaları dinledi.