KARİKATÜRKİYE

Yayına hazırlayan Turgut Çeviker, sunuş Murat Belge, 3 ciltlik Türkiye’nin karikatür tarihinin konuşulduğu program Artı...

28.10.2010 - 20:15

KARİKATÜRKİYE

87. yıldönümünü kutlayan Cumhuriyet tarihine karikatürlerle bakmak.

Karikatür tarihçisi Turgut Çeviker’in hazırladığı, sunuşunu Murat Belge’nin yaptığı KARİKATÜRKİYE’yi NTV Yayınları TÜYAP’ta okurlarla buluşturacak.

Fuar öncesi iki isim, Banu Güven'le Artı’da, Türkiye’nin kartikatür tarihi üzerinden sözlü olarak geçtiler.

"1850’de, Ermeni matbuatında mizah dergisi var iken, bizde bir gazetedeki ilk karikatürün yayınlanması 1867’dir. İlk kez karikatürü o tarihte gördük... İlk başlarda ilkellik hakimdi ama söz vardı yani eleştirel bir güç vardı.

Tanzimat, politikacının ortaya çıktığı süreçtir ve Abdülhamit’in gelişiyle de bu iş güdük kalır. Ama önemli bir adım atılır ve saraya karşı başkaldırış vardır." (TÇ)

Yılan şeklinde bir sarık ve ‘İritica’ yazısı... Turgut Çeviker: Kürt isyanlarının olduğu yıllar. 20’yle 30 arası buna benzer çok karikatür vardır. Kürt isyanlarında dini bir yanın olduğu belirtilmiştir. Yılan şeklinde bir sarık ve ‘İritica’ yazısı... Turgut Çeviker: Kürt isyanlarının olduğu yıllar. 20’yle 30 arası buna benzer çok karikatür vardır. Kürt isyanlarında dini bir yanın olduğu belirtilmiştir.

Karikatür o dönemde güçlü olamamıştır demek güç. Okuması yazması az olan bir toplumdan söz ediyoruz... Resimle anlatmak etki yaratıyor. Bu hala devam eden bir şey sanırım...

Tek parti dönemi biraz farklı. Bizim tarihimizde sedece karikatür değil pekçok şey ulus inşa etme sürecinin gönüllü araçları oluyor. Bu bakımdan bazı çizimlere karikatür demek doğru değil. (MB)

Tek parti döneminin ilk 15 yılında bir tek ilginç yayın var. O da halifeliğin kalmasını istiyor ve sert eleştiride bulunuyor; çünkü muhalif.... Önemli karikatürleri bunlar yapıyor ve başka da kimse yok...

Avrupa’da nasıldır dersek, Avrupa’ya değil devrim yapmış ülkelere bakılmalı. Sovyetler’deki, 1917 devrimi eşiğindeki karikatürlere bakıldığında benzer yanlar var: devrimi savunuyor... (TÇ)

Karikatürün asıl yapması gereken, var olanla-güçle dalga geçmektir ama ondan uzun zaman kaçılmıştır. Ama Demokrat Parti harcanmış, tek parti ideoloji ayakta tutulmaya çalışılmıştır. Türk karikatürüyle ilgili, ‘mizah nerede?’ sorusu da bazen karşılaşılan bir sualdir... (MB)

İkinci bir parti kurulduğunda eleştiri var ama, ikridara yok. Karagöz de, 1908’den beri hep devletçi mizah yapar. O hep devleti savunur. Cemal Nadir kendi donanımıyla bunu yaparken, Karagöz kurum olarak gerçekleştiriyor; köylüye sesleniyor... Bugün bile iktidarı eleştirmeyen karikatürcü var... İyi çizerler mevcut ama eleştirmezler... (TÇ)

1925: Karagöz’le Hacivat teyyareden aşağıya bir şeyler atarlar. Aşağıda da Kürtler vardır. ‘Ekmek diye yalvarmayın zaten atıyorlar’ denir ama oysa atılan bombadır 1925: Karagöz’le Hacivat teyyareden aşağıya bir şeyler atarlar. Aşağıda da Kürtler vardır. ‘Ekmek diye yalvarmayın zaten atıyorlar’ denir ama oysa atılan bombadır

Abdülhamit’ten başlayarak çizilemeyenler var. 80 öncesinde Sosyalizm hayatımıza girmiş ve Sosyalist karikatürcüler çoğalmıştı. O güne kadar olmayan bir bakış açısı gelişti. Gırgır’ın çıkışı önemli bir dönemeçtir. Karikatür sanatı için en yoğun enteşllektüel tartışmaya tekabül eder. Popüler karikatür ve popüler olmayan karikatür... (MB)

Gırgır bir ikilikti... Turhan Selçuk’ların temsil ettiği modern mizah karikatür ve birden Oğuz Aral karikatürün bittiğine inanıyor... Aslında yapmak istediği karikatürü yaygınlaştırmak ve sarı karikatür doğuyor... (TÇ)

NTV Yayınları’ndan çıkan KARİKATÜRKİYE, 30 Ekim – 7 Kasım tarihleri arasındaki TÜYAP’ta raflardaki yerini alacak.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...