Kılıçdaroğlu'ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yanıt

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Fransız mallarına boykot çağrısını değerlendirirken, "Önce Emine Erdoğan Fransız malı çantasını yaksın" demişti. Cumhurbaşkanı da o sözlere "Yüreğin varsa eşimle ilgili değil, benimle ilgili konuş" diyerek tepki göstermişti. Kameraların karşına geçerek Erdoğan'a yanıt veren Kılıçdaroğlu, ''Bir boykot çağrısı yapıyorsanız önce boykotu siz yapacaksınız'' ifadesini kullandı.

NTV Haber - Anadolu Ajansı 29.10.2020 - 14:40 | Son Güncelleme : 29.10.2020 - 14:51

Kılıçdaroğlu'ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yanıt

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'da Çankaya Belediyesince yaptırılan Mustafa Kemal Atatürk Spor Merkezi'nin açılış törenine katıldı.

Törende konuşan Kılıçdaroğlu, böyle bir güzel tesisi kazandırdığı için Çankaya Belediyesine teşekkür etti. 

Cumhuriyet'in 97. yılında herkesin heyecanlı olduğunu ancak heyecanın arka planında, "Ne olacak bu memleketin hali" sorusunun yattığını ifade eden Kılıçdaroğlu, kimsenin karamsarlığa kapılmamasını istedi. 

Türkiye'de eğitimde, sosyal yaşamda, dış politikada, demokraside, hayatın her alanında sorunlar yaşandığını bildiğini belirten Kemal Kılıçdaroğlu, "Ama bilgiyle, kararlılıkla, inançla, birikimle Türkiye'nin aşılmayacak hiçbir sorunu yoktur. Şunu herkes çok iyi bilsin ki bu ülkenin en büyük güvencesi CHP'dir. Bütün sorunları aşacağız, inançla, kararlılıkla, yaşlısıyla genciyle kadınıyla erkeğiyle aşacağız" dedi. 

Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen de 3 bin metrekare alan üzerine kurulu Spor Merkezi'nin, Çiğdem Mahallesi ve çevresindeki mahallelere hizmet vereceğini söyledi. 

SORULARI YANITLADI

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuşmaların ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

Kılıçdaroğlu, "Fransız mallarının boykotuyla ilgili yaptığınız açıklamaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan yanıt geldi, 'Eşimle değil, benimle konuşsun' diye sert eleştiriler yaptı. Cumhurbaşkanı'nın 'Benimle konuşsun' çağrısını bir davet olarak yorumluyor musunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi: 

"Orada dikkat çekmek istediğim şuydu, eğer bir ülkede onlarca, yüzlerce çocuk yatağa aç giriyorsa, eğer bir ülkede çocuğuna pantolon alamadığı için intihar eden bir baba varsa, eğer bir ülkede Kübra bebek açlıktan ölmüşse ve siz kalkıp 'Fransız mallarını boykot edin' diye bir çağrı yapıyorsanız önce topluma örnek olacak kişiler sizlersiniz. Ben, yaşamıyla da topluma örnek olması gereken devlet yöneticilerinin, yoksulluğun bu boyutlarda olduğu bir dönemde 50 bin dolarlık çantayla gezmelerini doğru bulmam. Vicdani değil, ahlaki de değil. Açık söylüyorum, imani de değil. Hz. Ömer'in bir adalet kavramı vardır. Bu adalet kavramı aslında evrensel bir kavramdır. Dünyanın her tarafında insanlar bu adaleti ararlar. 'Komşusu açken tok yatan bizden değildir.' diyorsa sevgili Peygamberimiz, bırakın komşusunu binlerce kişi açken siz 50 bin dolarlık çantayla gezemezsiniz. Ben bunu söyledim. Ben bir kişiyi hedef almış değilim. Ben sadece devleti yönetenlerin Türkiye'ye örnek olmaları gerektiğine dikkati çektim. Bir boykot çağrısı yapıyorsanız önce boykotu siz yapacaksınız."

''TÜRKİYE'NİN GERÇEKLERİNDEN KOPTULAR''

Her zaman, her yerde adaletten yana durduğunu, adaletin ne kadar değerli olduğunu söylediğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Çocuk aç yatacak, işsizlik almış başını gidecek, on binlerce, on milyonlarca gencimiz işsiz olacak, ben kalkacağım boykottan söz edeceğim. Ben saraylarda krallar gibi yaşayacağım, vatandaş perişan olacak. Ben bunu dile getirdiğimde de 'Eşimle değil, benimle konuş.' Ben seninle zaten her zaman konuşmaya hazırım. Senin dünya kadar televizyonun var. Söyledim, kendine güveniyorsan, mangal gibi yürek varsa, eğer dünyaya meydan okuyorsan bir de bana meydan oku kardeşim. Çıkalım senin televizyonuna, üstelik gazetecileri sen seç. Yüreğin, cesaretin varsa beraber tartışalım. Bu kadar açık, bu kadar net söylüyorum ama şunu da ifade edeyim. Erdoğan sinirlerine hakim olan birisi değil, hiçbir Osmanlı padişahına nasip olmayacak kadar sarayları var. Kendisine tavsiyem şu, bu saraylardan birisine gitsin otursun, yanına da 'ekonomiden pembe masallar' diye damadının yazdığı kitabı alsın. Dolayısıyla kendi dünyasını kendisi yaşasın. Türkiye'nin gerçeklerinden koptular, Türkiye'nin hangi koşullarda olduğunu bilmiyorlar. Dolar almış başını gidiyor. 

50 bin dolarlık çantayı bu ülkede, ülkeyi yönetenlerin kendileri taşıyamazlar. Devleti yönetenler her açıdan, kendileri ve aileleri, örnek olmak zorundadırlar. Siz açlıktan çocuklar ölürken 50 bin dolarlık çanta taşıyorsanız ben buna vicdani olarak da insani olarak da isyan ederim ve isyan ediyorum. 'Efendim, niye böyle söylüyorsun.' Söyleyeceğim, o insanların hakkını, hukukunu savunacak birisi lazım, o da benim. Ben bunu yaparım. 

'Fransız mallarını boykot edin' diye vatandaşa çağrı yapıyorsun, bu vatandaşın Fransız mallarını alacak parası var mı hiç düşündün mü sen bunu? Adam sarayda bakıyor herkesin ekmeği var, bakıyor herkesin karnı doymuş, bakıyor herkesin keyfi yerinde, bakıyor herkes bir değil birkaç yerden maaş alıyor, bakıyor diyor ki burada bir sorun yok... Hani var ya Fransız devriminde, 'Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler' diye, o dönemi yaşıyoruz." 

Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin gündeme getirdiği, "askıda ekmek" uygulamasını doğru bulduğunu çünkü evine ekmek götüremeyen insanlar olduğunu söyledi. 

Devletin yönetilemediğini, savrulduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, "Ama şunu da rahatlıkla söyleyebilirim, hiç kimse ama hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bütün bu olumsuzlukları aşacaktır. Aşma konusunda da en büyük güvence CHP'dir" diye konuştu. 

KILIÇDAROĞLU, ULUS'TAKİ BİRİNCİ MECLİS'İ ZİYARET ETTİ

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, buradaki konuşması öncesinde ise Cumhuriyet'in ilanının 97'nci yıl dönümü dolayısıyla Ulus'taki Birinci Meclis'i ziyaret etti.

Ziyaretinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan CHP lideri Kılıçdaroğlu, 97 yıl önce bu binada alkışlar, gözyaşları ve kucaklaşmaların yaşandığını, Cumhuriyet ilan edildiğini söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet'in ne olduğunu, ne kadar değerli olduğunu onlar bizden çok daha iyi biliyorlardı. Çünkü onlar savaş meydanlarından gelmişlerdi, bedel ödemişlerdi, arkadaşlarını toprağa gömmüşlerdi ve dolayısıyla Cumhuriyet'in ilanı bizim en büyük devrimimizdir" diye konuştu.

İlk Anayasa'da yazıldığı şekliyle "Hakimiyet bilakayduşart milletindir" ifadesinin aslında Cumhuriyet'in getirdiği güzel bir kavram olduğunu, halkı her şeyin üstünde tutma anlamına geldiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Bu binayı bugün gezdim. İkinci yüzyıla doğru gidiyoruz. İkinci yüzyılda Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırmak zorundayız. Eğer bu ülkede, 1921 Anayasası'nda yazıldığı gibi hakimiyet bilakayduşart milletin olacaksa, milletten korkmamak lazım, milletin oyuna başvurmaktan korkmamak lazım. Milletin taleplerini, beklentilerini siyaset kurumunun dinlemesi, bilmesi gerekiyor.

Zor günlerden geçiyoruz. Ama şundan bütün milletimin emin olmasını isterim, bu ülke en zor günlerinde bile bir araya gelerek, barış içinde bütün zorlukları aşmıştır, biz de aşacağız ve Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında güzel Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandıracağız. Bu bina bizim için çok değerli. İçeride Cumhuriyet'i kuranlar bugün aramızda yoklar. Onların her birisine tek tek şükranlarımızı sunuyoruz. Rahmet diliyoruz. Onlar gerçekten de bizi biz yapan değerlerdir. O değerlere sahip çıkmak da bizim görevimiz."

Sayfa Yükleniyor...