HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü, hükümetin barış sürecinin ilk aşamasına takılıp kaldığını ifade ederek, “Barış son derece kritik, pamuk ipliğine bağlı” dedi.

HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü, BDP'nin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşma yaptı.

Seçimden yüzlerinin akıyla çıkacaklarını belirten Kürkçü, "AK Parti'nin diktatörlüğünü de onunla rekabet halindeki Fethullahçı, ırkçı ittifakını toprağa, sandıklara gömecek" diye konuştu.

AK Parti'nin müzakere ve çözüm sürecinin ilk aşamasında takılıp kaldığını belirten Kürkçü, elde sadece çatışmazlık oldunu ifade etti.

Kürkçü, "Barış son derece kritik, pamuk ipliğine bağlı bir biçimde durmaktadır. İlk büyük uyumsuzluktan sonra neler olacağını kimse bilmiyor. Ama buna karşın hükümet son derece rahat bir biçimde önüne gelene saldırmaya devam ediyor" dedi.

Milli Savunma Bakanı'nın son 12 yılda bin 36 kişinin zorunlu askerlik yaparken intihar ettiğini açıklamasını anımsatan Kürkçü, şöyle devam etti: "Niçin insanlar askerde bu kadar mutlu, gururlu yaşadıkları söylenen yerde hayatlarına kıymaya razı olsunlar. Herkesin çocuğu özgür yaşamayı ve hayatın tadını çıkarmayı bilmez ve istemezler miydi Askerliği böyle olan bu ülkenin askeri adaleti de şöyle: Asla ispat edilemeyen ve kendini vurduğu, intihar ettiği iddiasıyla cenazesi tabuta konulup, evine gönderilen askerin ailesine askeri mahkeme ardından bir kağıt gönderiyor. 'Oğlun intihar etmek için bizim fişeğimizi kullandı. 1 lira 11 kuruş bize borçlusunuz' diyor. Borcunuz batsın sizin."

Üniversite öğrencilerin fişlendiğini dile getiren Kürkçü, "Kim kimi seviyor, kim kime ilgi duyuyor. Hangi kafeye gidiyorlar, kimle kolkola geziyorlar Kim hangi mitinge gidiyor Bunların hepsi fişleniyor" dedi.

Kürkçü, Gezi eylemleri sırasında camide içki içildiği yönündeki iddialara ilişkin, "Dolmabahçe'deki Bezmialem Valide Sultan Camisi'nde bulunan bira kutularının oraya sonradan konulduğunu açıkladı. Caminin müezzini burada asla içki içilmediğini söyledi. Ama Tayyip Erdoğan hala aynı yalanı Meclis kürsüsünden söylemeye devam ediyor" dedi.

Kabataş İskelesi'nde başörtülü bir kadına saldırı yapıldığı iddialarıyla ilgili ortaya çıkan görüntülere de değinen Kürkçü, şunları söyledi:

"Böyle bir şey olmadığı Kabataş'ta o gün, o dakikalarda çekilen görüntülerden açıkça ortaya çıktı. Ne olduğu net olarak görülemese bile ne olmadığını herkes gördü günlerdir. Şimdi diyemiyorlar 'bu videolar gerçek dışıdır, burada öyle bir şey yoktur.' Beyana bakıyoruz. Beyan soruşturmaya başlamak için yeterliydi. Hükümet bu soruşturmayı tamamlamayarak o kadını da istismar etti. O kadını da kendi hakları karşısında elsiz, kolsuz, dilsiz bıraktı. Bu henüz sonuçlanmamış olan bir soruşturmayı kamuoyunun önüne atarak, henüz sonuçlanmamış olan bir soruşturmadan ötürü binlerce insanı, onbinlerce insanı suçlayarak bu işin içinden çıkabileceğini zannetti.

Ama hakikat ortada. Böyle bir taciz, böyle bir tecavüz olmadığı, olduğuna dair hiçbir somut verinin bulunmadığı, elde beyandan başka bir şey olmadığı ortada.

Biz elbette ki bu kadının iddiasının peşinde sonuna kadar gidebilmesinin destekçisi oluruz. Ama henüz iddia halinde olan bir şeyin Gezi direnişine karşı bir silah olarak kullanılmasına elbette izin vermeyiz. Gezicilerin onuru bizim de onurumuzdur. O onuru sonuna kadar korumaya hazırız ve koruyacağız."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Fethullah Gülen cemaatiyle ittifakını bozmuş olmasının cezasını ödeyeceğini dile getiren Kürkçü, “Uluslararası alemde ittifakını bozmuş olmasının cezasını ödeyecek. Biz Erdoğan'ın bu kavgasının herhangi bir tarafından değiliz. Ne onun kendi iktidarının ne de onun eski müttefikleriyle kavgasının yanındayız. Biz hepsine karşıyız, hepsiyle mücadele halindeyiz" dedi.

Kürkçü, yerel yönetimleri döneminde ağaç ve hayvan katliamlarının son bulacağını ifade ederek, "Biz Gezi'den beri diyoruz ki; ağaçların da vekiliyiz, kedinin, köpeğin de vekiliyiz" şeklinde konuştu.