Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş: ABD empati yapsın

Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Fethullah Gülen'in iadesiyle ilgili ABD'ye empati çağrısında bulundu. Kurtulmuş, memurların iptal edilen izinleri için tarihin belli olmadığını söyledi.

ntv.com.tr - Anadolu Ajansı 01.08.2016 - 11:48 | Son Güncelleme : 01.08.2016 - 13:36

numan kurtulmuş kavga.jpg

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Numan Kurtulmuş, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Özel Harekat binasına yapılan saldırıda yaralanan Başkomiser Bülent Yurtseven'in de şehit olduğunu söyledi. Kurtulmuş, şehitlere rahmet; gazilere ise acil şifa diledi.

"MUHTEŞEM BİR DESTANDI"

Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz Türkiye'nin sadece cumhuriyet dönemiyle ilgili değil, diyebiliriz ki 200 yıllık tarihin en önemli dönem noktalarından birisidir. Burada Türkiye'nin 200 yıllık darbeler tarihine karşı çıkan milletimizi, korkusuzca, kararlılıkla, tankların önüne çıkan, hatta mümkün olsa uçakların alçak sortiler yaptığı o anlarda onların karşısına çıkma cesaretini gösteren bütün milletimizi tebrik ve teşekkür ediyorum. Muhteşem bir direniş destanıydı. İstiklal ve istikbal mücadelemizin çok anlamlı dönüm noktalarından birisiydi. Hep bize büyüklerimizin anlattıkları o kahramanlık hikayelerinin 79 milyon milletimizle birlikte yaşadığımız bir geceydi. Bu geceyi bize yaşatan ve bu gecenin sonunda bize zafer bahşeden bütün milletimize teşekkür ediyorum.

Hiç kuşkusuz bu büyük destanın fitilini ateşleyen, bu büyük destanın yazılmasına vesile olan kararlılığı ortaya koyan, ilk andan itibaren en ufak bir şekilde en ufak bir tereddüt emaresi bile göstermeden büyük kararlılıkla kendisi işin başında olan, herkese gerekli talimatları veren ve millete de 'Buyrun meydanlara çıkın ve bu darbeye karşı direnin.' şeklindeki talimatı ile milleti meydanlara sevk eden Sayın Cumhurbaşkanımıza millet olarak şükranlarımızı bir kez daha ifade ediyorum.

Türkiye'nin her yerinde terör ve terör örgütleriyle mücadeleye kararlılıkla devam edileceğimizin bilinmesini bir kere daha ifade etmek istiyorum. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ortaya çıkan tablo, birileri zannetmesin ki Türkiye'nin terörle mücadeledeki kararlılığını bir türlü akamete ya da sekteye uğratır.

Tam tersine bedeli ne olursa olsun, terör örgütlerinin tamamına karşı, bölücü terör örgütüne karşı da bu mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

"DARBECİLERİN İSTEDİKLERİNİN TAM TERSİ OLUYOR"

Şunu peşin peşin ifade etmek istiyorum; bu darbeyi yapan FETÖ çetesinin elemanları ve onların arkasındaki akıllar neyi murad ederek bu darbe teşebbüsüne başlamışlarsa, Allah'ın izniyle onun tam tersi olacaktır ve olmaktadır.

Ne istediler bu darbeyi yapanlar; toplumsal kutuplaşma çıksın, iç savaş yaşansın. Tam tersine millet birleşiyor, darbeyi yapan maşalara gerekli cezaları veriyor. Siyasette büyük çatışma çıksın istediler. İşbirliği, dayanışma yaşanıyor. Darbeciler ne istedilerse tam tersi oldu.

Doğal olarak darbe yaparlarsa sonunda otokratik bir yönetim ortaya çıkacaktı. Belki uzun süre devam eden otokratik bir sistem olacaktı. Şimdi tam tersi oluyor, Türkiye'de daha demokratik, daha şeffaf, daha fazla kurumlarının yeniden yapılanma sürecine girdiği önemli bir fırsat önümüze çıkıyor. Ve Türkiye bu darbecilerin istediklerinin tam tersi bir istikamete doğru yöneliyor.

"EKONOMİ İYİ YOLDA"

Türkiye ekonomisi iyi bir yolda yoluna devam ediyor, devam edecektir, daha güçlü, daha kalkınmış, daha çok yatırıma imkan sağlayan bir Türkiye ekonomisi göreceğiz. Mali disiplinden hiç şaşmayacağız.

TSK'DAKİ YENİDEN YAPILANMA

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yeniden yapılanması ile ilgili gelişmelerin, öyle tesadüfen, 'darbe oldu bundan sonra ne yaparız' şeklinde anlayışlarla değil, çok iyi hazırlanmış ana fikri ve ana çerçevesi çok planlanmış bir çalışmanın sonucu olduğunu ifade etmek isterim.

"UZMAN ORDU İÇİN HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR"

Türkiye'nin çok büyük kitlelere sahip silahlı kuvvetleri yerine, amacı bütünüyle vatan savunmasına odaklanmak olan uzman bir orduya dönülmesiyle ilgili hazırlıklar da gerçekleştirilmektedir, yapılmaktadır.

Silahlı gücün tek bir elde toplanmasının önlenmesi... Bunun için jandarma ve sahil güvenliğin İçişleri Bakanlığına, kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma Bakanlığına, Genelkurmay Başkanlığının da doğrudan doğruya Cumhurbaşkanımıza bağlanması bu amaçla, yani silahlı gücün tek bir elde toplanmasını önlemek amacıyla atılmış bir adımdır.

Türkiye'de darbelere zemin hazırlayan bir sistem var.  TSK'nın yeniden yapılanması demokratikleştirilmenin önemi bir adımı olacaktır. Bir yıl içinde bütün adımları tamamlayacağız.

37 KİŞİDEN 36'SI YAKALANDI

Cumhurbaşkan Erdoğan’a suikast girişiminde bulunan 37 kişilik bir tim. Timin başında bir tuğgeneral var. Herkes gönüllü, seçme olarak oluşturulmuş. Allah’a çok şükür Cumhurbaşkanımızın kılına zarar gelmeden başarısız olmuşlardır. Bu 37 kişinin 36’sı yakalanmış oldu. Sadece bir astsubay aranıyor. O da yakında yakalanacaktır. En çok aranan o çete lideri de Pensilvanya’dan getirilecektir.

ALMANYA'YA TEPKİ

Almanya’daki mitinge katılan herkese teşekkür ediyoruz. NSU davası senelerdir devam eder durur. Bu mahkemeler uzatıldıkça uzatılır, karar alınmaz. Belli bir noktaya, belli bir sonuca gelmez hala devam eder. Bu kadar çok bu mahkemeler karar almakta zorarlanır. Bunları senelere yayarken, ne hikmetse Alman Anayasa Mahkemesi, Sayın Cumhurbaşkanımızın mitinge telekonferansla katılmasını 24 saatten az bir süre içinde mahkeme kararıyla yasakladı.

"MAŞALLAH ALMAN ADALETİNE"

Maşallah Alman adaletine. Bu kadar hızlı çalışabilen Alman adaletinin diğer dosyalarda niye bu kadar yavaş çalıştığını da anlamamız mümkün değildir. Bu açık bir çifte standarttır. Sayın Cumhurbaşkanı daha önce telekonferansla mitinglere katılmıştı. Peki daha önceki kararları neden unuttunuz?

Dostlarımızın da bu darbe girişimine karşı seslerini yükseltmelerini isterdik.

YENİKAPI MİTİNGİ İÇİN ÇAĞRI

Demokrasi nöbeti, 7 Ağustos’ta muhteşem bir mitingle sona erecektir. Bu miting herhangi bir partinin mitingi değildir. Bu miting, bütün Türkiye'nin mitingidir. Bütün partilerin, bütün demokratların, bütün vatanseverlerin, yurtseverlerin mitingidir. Hayat tarzları, dünya görüşleri ne olursa olsun herkesi pazar günü demokrasi nöbetini taçlandırmaya, İstanbul'a, Yenikapı Meydanına davet ediyoruz.

Bu meydanlar, aynı zamanda büyük bir demokrasi mektebidir. Genç çocuklarımız, evlatlarımız, torunlarımız, yaşlılarımız, kadınlarımız hep beraber bir demokrasi mektebinin içerisinde eğitim alıyoruz. Pazar günü, demokrasi mektebinin mezuniyet törenidir, demokrasi mektebinin üstün onur ödülüyle mezun olmuş 79 milyona, Yenikapı'da demokrasi mektebinin ödülleri, diplomaları verilecektir.

"FETÖ'YLE İLİŞKİSİ OLAN KAMUDAN AYIKLANACAK"

Bu örgütle herhangi bir şekilde ilişkisi olan herkes kamudan ayıklanacaktır. Ancak bunu yaparken de ilişkisi olmayan, irtibatı olmayan hiçbir kimseye en ufak bir zarar gelmeyecektir. Yani bu çete mensuplarına merhametle hareket etmeyeceğiz. Ama bunu yaparken de asla adalet duygusundan şaşmayacağız...

Şu kuralı söylüyoruz; bunlarla en ufak bir ilişkisi olmayan vatandaşlarımız rahat olsun, huzur içerisinde olsunlar kimseye bir zarar gelmeyecek, ilişkisi olan da korksun, kusura bakmasın. Her şeyin de bir bedeli var. Kurunun arasında yaşın da yanmamasına çalışacağız. Bunlarla ilişkisi olmayan vatandaşlarımız rahat olsun.

"ABD EMPATİ YAPSIN"

(Fethullah Gülen'in iadesi) Biz hukuken elimizden gelen her şeyi zaten yaptık, bundan sonra da yapacağız. Herhalde dünyada hiçbir kimsenin 15 Temmuz darbe teşebbüsünün, Türkiye'yi işgale hazırlama teşebbüsünün FETÖ ile ilgisi olduğu konusunda en ufak bir tereddüdü yoktur. Tereddüdü olanların da herhalde saf kategorisinde değerlendirilmesi gerekir. Ben Amerika'nın hiçbir yöneticisinin saf olduğunu zannetmiyorum.

Amerikalıların empati yapmasını isteriz, kendilerini bizim yerimize koysunlar. Amerika Birleşik Devletleri'ni yıkmaya çalışan bir örgüt lideri, diyelim ki bir papazın, burada Çankaya'da bir villada biz 15 sene yaşamasına müsaade etsek, ne hissederlerse biz de aynı şeyi hissediyoruz. Bu dostluk ilişkisi, Amerikalıların bu empatiyi mutlaka en kısa sürede yapmalarını gerektirir. Onun için de artık suçu sadece bir örgüt kurmak değil, silahlı örgüt kurarak halkı, yüzlerce masum insanı öldüren bir caniyi Türkiye'ye vermek herhalde Amerika'nın hukuk anlayışı çerçevesinde vazifesidir diye düşünüyorum. Dostluk ilişkisi de müttefiklik de bunu gerektirir. Bu empatiyi yapacaklarını düşünüyorum.

Mesele sadece bizim hazırladığımız dosyalar, bizim bakanlarımızın gidip neyi anlatacağı değildir. Allah aşkına hala her şey anlaşılmamış mıdır? Ben burada empati yapmayı başaracaklarını ümit ediyorum. Artık şöyle bir kararla karşı karşıyalar, bir tane terörist başını kendileri birtakım imkanlar sağlayarak orada yaşamasını mı sağlamak, yoksa 79 milyon Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının dostluk ve müttefiklik ilişkisine saygı mı göstermek. Bu tercihi yapacak olan Amerikalı yöneticilerdir.

"İSİMLERLE İLGİLİ TASARRUF YOK"

Genelkurmay Başkanlığı sembolik bir makam değildir. TSK’nın bütünün başkomutanı Sayın Cumhurbaşkanıdır. Biz hiçbir zaman kişiler üzerinden baki olan bir milletin hesabını düşünmeyiz, hepimiz faniyiz. Bu darbeler meselesi iki üç senelik bir meseleydi. Keşke Türkiye, 1960 darbesiyle modern Türkiye için söylüyorum, karşılaştığının hemen ertesinde bu kararları alabilseydi. Ondan sonraki darbeler belki olmayacaktı. Öyle bir sistem kurmalıyız ki bir daha kimse darbe yapamasın. Aynı şekilde istihbaratta da, öyle bir istihbarat birimi kuralım ki bu istihbarat birimi Türkiye'nin yurt savunmasının, vatan savunmasının gerektirdiği en teferruatlı bilgiye sahip olsun bu istihbaratı vatandaşından bilgi almak şeklinde değil, bu istihbaratı devletin emniyetini sağlamak için kullanabilecek bir teşkilat haline dönsün. Bununla ilgili çalışmalar sürdürülüyor. İsimlerle ilgili bir çalışma değildir. Aynen TSK'nın yeniden yapılandırılması gibi, istihbarat birimlerinin de yeniden yapılandırılması gündemdedir. Onunla ilgili çalışmalar, arkasından kanun hükmünde kararnamelerle yürürlüğe koyulur.

"BURUNLARINDAN FİTİL FİTİL GETİRMEMİZ LAZIM"

Birçok ifadelerde de çıkıyor, 'falanca yılda da sorular çalınmıştı, şöyle olmuştu, böyle olmuştu.' 40 yıllık hazırlık, soru çalmışlar, adam yerleştirmişler, adamların ayaklarını, önlerini kesmişler. Bilgileri almışlar. Şimdi, kozmik odadaki bilgiler, nerede bu kozmik odadaki bilgiler Uludere'nin istihbaratı, kim nasıl, ne şekilde verdi Türkiye'deki faili meçhul cinayetlerin arkasında acaba neler vardır Memuriyete girişteki sorular... Bunlar hakikaten hepimizin çok ciddi şekilde tereddüt ettiğimiz, çoğu için de çok ciddi delillerin, emarelerin olduğu süreçler. Kapak açıldı. Şimdi çok açık söyleyeyim; bu kapak açıldıktan sonra üzerimize düşen, ne varsa geçmişe doğru bunları da temizlemektir. Çünkü bir millet, geçmişinden şüpheli şekilde geleceğe yürüyemez. Bu hain çete, bunların elemanları geçmişte neler yaptıysa hepsini fitil fitil burunlarından getirmemiz lazım.

MEMURUN İPTAL EDİLEN İZİNLERİ

(Memurların iptal edilen izinleri) Net bir tarih söyleyemiyoruz. Şunun farkındayız, memur kardeşlerimiz çok büyük bir kitle onların da yaz tatili beklentileri var. 'Biz tatilleri kapatalım, bir olağanüstülük olsun' diye bu karar alınmadı. Bir tedbir amacıyla bazı memurların iş başında bulunması zorunluluğunun getirdiği bir tedbir. Özellikle bu örgütle irtibatlı memurların kontrol edilmesi bakımından tedbir amaçlı bir karardır. Gereği kalmadığı düşünüldüğü anda bu kaldırılır. Tarih vermek istemiyorum.

SURİYE'DEKİ GELİŞMELER

(Halep'teki gelişmeler) Suriye'deki, o bölgedeki hem Türkmenlerin, hem oradaki gerçekten ılımlı muhalefetin kuvvetlendirilmesini Türkiye hem takip ediyor, hem de üzerine düşen her türlü girişimi yerine getirmeye gayret ediyor. Çok hassas bir durumda olduklarını biliyoruz. Ama ümit ederim ki hızlı bir şekilde bu süreçten geçilir ve tabii bütün bunların sonucunda da Suriye'de bir çözüme doğru gidilmesinin adımları atılır.

DİYANET BAŞKANI'NIN TALEBİ

(Diyenet İşleri Başkanı’nın Cumhurbaşkanlığı’na bağlanması talebi) Diyanet İşleri Başkanımız saydığımız, sevdiğimiz bir hocamızdır. Ama Diyanet İşleri Başkanlığı diğer Başbakanlığa bağlı kurumlar gibi Başbakanlığa bağlıdır. Kaldı ki, bürokratların şöyle bir yapılanma olsun şeklindeki konuşmalarının da bürokrasini genel tahammüleri bakımından şık olmadığını ifade etmek isterim."

Sayfa Yükleniyor...