Önceki yazımda, geçtiğimiz yıl anne baba eğitimime katılan Şeyda Hanım’ın, kendi yarattığı bir ritüeli, çok sevdiğim “Mutluluk Kutusu” oyununu sizlerle paylaşacağımı söylemiştim. Çocuğunuzla iletişimde farklı yaşlarda farklı yoğunlukta kullanabileceğiniz bu özel oyunun, tüm anne babalara çocuklarıyla paylaşacakları özel anlar katmasını dilerim. Oynayanlar yaşadıklarını bizimle paylaşırsa ne güzel olur…

Günü bitirirken, neler yaşandığını paylaşma oyunumuz: “Mutluluk Kutusu”

Çocuklar özellikle uyumadan önce tüm savunma mekanizmalarını indirirler. O yüzden de uykuya gitmekte zorlanan, direnen çocuklar genellikle, anne babasıyla günün son bağlantı kurma şansını da kaçırarak yatağa gönderildiklerini hisseden çocuklardır. Bu durumlarda uyku öncesinde, çocuğa uyku saatinin gelmekte olduğunu bildiren banyo, diş fırçalama, pijama giyme, masal okuma gibi hepimizin bildiği bir rutine sahip olmak genelde işe yarar. Sevilen bir ritüele sahip olmak ise en keyiflisidir.

Mutluluk kutusu oyununu yatmadan önce, çocuğunuz aşırı yorulmadan, rahatlıkla oynayabilirsiniz. Çocuğunuza “Bugün seni en mutlu eden şey neydi? Mutluluk kutuna ne atıyorsun bakalım bugün?” diye sorun ve kendiniz de bugün sizi en mutlu eden şeyi söyleyin. Tabii mümkünse mutlu olmanıza çocuğunuzla ilgili birşeyin yol açtığını söyleyin. Çocuğunuz, akşam onu okuldan aldığınızda, birlikte puding yaptığınızda, onunla oyun oynadığınızda en mutlu olduğunu anlatırken, siz işinizde aldığınız terfiden, yaptığınız sunumun iyi geçmesinden, kocanızın aldığı yüzükten pek söz etmeyin…

Olumsuz duyguları kabul etme…

Bu oyunda ikinci olarak “Bugün seni en mutsuz eden şey neydi?” sorusunu da sorabilirsiniz. Duygularını dinleyin, savunmaya geçmeyin ve neyin çocuğunuzun canını sıktığını, neyin onu zorladığını anladığınızı hissettirin. Biz anne babalar, bazen çocuğumuzun olumsuz duygularını kabul etmekte zorlanırız. Kabul edersek şiddeti daha da artacak ve daha ısrarcı olacak gibi gelir. Oysa durum tam tersidir, kabul edilmeyen duygular, çocukta yaşadığı sıkıntının yanı sıra kabul edilmediği, sevilmediği, istenmediği, yanlış yaptığı, kötü olduğu gibi duygular yaşamasına da neden olabilir. Bir çocuğun asıl ihtiyacı kendisini olduğu gibi kabul eden ebeveynlerdir.

Mutluluk kutusu oyununa daha fazla yaratıcılık katmak isterseniz, bu oyunu somutlaştırabilirsiniz. Gerçek bir kutu kullanın. Çocuğunuz kutuyu dilediği gibi renkli kağıtlar ve resimlerle süslesin. O günkü mutlu ve mutsuz duygularını anlatan birer resim, aile fotoğraflarınız, çocuğunuzun okul arkadaşlarıyla çekilmiş fotoğrafları, çocuğunuza yazdığınız bir şiir, en sevdiği hikaye, doğumgününde almanızı çok istediği o patenlerin resmi, en sevdiği kahraman gibi aklınıza geliyorsa o kutuya birlikte koyabilirsiniz.

Zamanla mutluluk kutusunun nasıl dolduğunu ve çocuğunuzla günde sadece on dakika ayırarak ne çok şey paylaşabildiğinizi siz de fark edeceksiniz. “Bugün sana sevildiğini hissettiren neydi?” İlerleyen yaşlarda, “Bugün sana kendini değerli / başarılı / önemli / anlayışlı / dürüst / üzgün hissettiren neydi?” gibi sorularla oyunu geliştirerek çocuğunuzun duygu dünyasını daha iyi tanımasını, duygularını sözcüklerle veya sanatla ifade edebilmesini ve yaşamı boyunca iyi ya da kötü hissettiklerini sizinle paylaşabileceğini öğrenmesini sağlayabilirsiniz.