AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çelik'e ilk olarak Oslo belgelerini gördüğünü ve 'hükümetin verdiği taahhütler altında ezildiğini' söyleyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları soruldu.

Kılıçdaroğlu'na bir kez daha söz konusu belgeleri açıklama çağrısında bulunan Çelik, "Bizim altında ezileceğimiz hiçbir mesele yok. Bir kez daha çağrı yapıyorum, Kılıçdaroğlu'nun belgeleri açıklamasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. 

Çelik konuyla ilgili şunları söyledi:

"Sayın Kılıçdaroğlu bir takım Oslo belgeleri gördüğünü ve bunlarda vahim şeyler olduğunu söylüyor. Kendisine bunları açıklayabilir misiniz diye sorulduğunda, 'açıklayamam' diyor ancak 'hükümet bunun altında eziliyor' diyor.

Muhalafet bir şey söylediğinde herkesin kulak kesilmesi lazım. Bunun üzerine bu belgelerin hemen açıklanmasını istedim. Kılıçdaroğlu 'bir takım yeni belgeler gördüm ama açıklamam doğru olmaz' diyor. Sayın Koç ise 'Kılıçdaroğlu'nun bahsettiği belgeler benim 2012'de açıkladığım belgeler' diyor.

O halde Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Koç açıklaması arasında telafi edilemez bir çelişki var. Sayın Kılıçdaroğlu'nun iddiasını esas alacaksak, 'bizim altında ezileceğimiz hiçbir mesele yok' diyorum. Bir kez daha çağrı yapıyorum, lüften açıklasınlar. Bir rica olarak söylüyorum. 

Böyle bir meselede genel başkan ile parti sözcüsü arasında çelişki olmaması lazım. Sayın Koç'ın dediği belgeler ise KCK operasyonu sırasında ele geçirilmiş, hiçbir resmiyeti olmayan belgeler. Bunlar KCK tezlerini içeren belgeler. Bir tarafı hükümetöiş gibi sunmak doğru olmaz.

Altında resmi imza olmayan bir belgeyi gündem yaparsanız, komplolora kapı aralarsınız. Durduk yere iftira kapısını aralamış olursunuz. Kılıçdaroğlu'nun belgeleri açıklamasını bekliyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu yeni belgeler görmüş gibi konuşuyor."

BEYAZ TOROS POLEMİĞİ

Çelik, Başbakan Davutoğlu'nun sözleriyle başlayan "beyaz toros" tartışmasına da değindi. Başbakan kimseyi tehdit etmek gibi bir niyeti olmadığını söyleyen Çelik, şunları söyledi:

"Beyaz toros illegal işler yapan devlet içindeki çeteleri temsil ediyor. Bunlara son verilmesi AK parti hükümetiyle oldu. Sayın Başbakan'ın söylemek istediği; geçmişe duydukları özlemi ifade edenler geçmişte ne var baksınlar. Kast edilen budur, kimsenin kimseyi tehdit ettiği yok. Biz Türkiye'de vesayetleri ortadan kaldırdık. Beyaz toroslar sistem içerisineki cari açıklardan doğar."

"HİBRİT SALDIRI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ"

Ankara'daki saldırıya da değinen Çelik, saldırı için "hibrit" ifadesini kullandı. "Bu terör saldırısı hepimize yönelik bir saldırı oldu" diyen Çelik şöyle konuştu:

"Bunun en büyük hedeflerinden bir tanesi bizim 1 Kasım'a giderkenki yürüyüşümüzdür. İlk andan itibaren PKK yapmadı, IŞİD yaptı, IŞİD yapmadı, PKK yaptı... Biz hibrit bir saldırı olduğunu düşünüyoruz. Birden çok şapka taşıyabiliyorlar. Bununla ilgili hiçbir şey örtülmez. Başbakan saldırıya ilişkin raporların kendisine filtresiz gelmesini istedi. Cumhurbaşkanı Devlet Denetleme Kurulu'nu devreye soktu. Bu saldırının arkasından kim çıkarsa hedef odur. 

Diyarbakır saldırısı gibi failler incelendiğinde aynı kişilerin birbirine zıt gruplar içinde faaliyette bulunduklarına yönelik bulgulara ulaşıldı. Bu bölgede teröre destek veren Muhaberat gibi yapılar var. Şimdi zihnimizi bir örgüte çevirmek, diğerlerini örtbas etmek anlamına gelir." 

"1 TANESİ GÖZDEN KAÇSA BÖYLE OLUYOR"

Saldırıda güvenlik zaafiyeti olduğu iddialarına da değinen Çelik, "Bu eylem benzeri onlarca eylem kamuoyu bilmeden engelleniyor. Bugün şurada eylem yapılacak diye kimse ilan etmiyor. Terör saldırı statik bir saldırı değil, Suriye'deki durum nedeniyle sürekli yöntem değiştiriyor. Siz 100 tane engelleseniz, 1 tanesi gözden kaçsa böyle bir şey oluyor. Ama ihmalle ilgili araştırma titizlikle sürdürülüyor. Eylemlerin dinamizmine karşı güvenlik tedbirlerinin de şekil değiştirmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. 

"OLUMLU SONUÇLARI OLMAZ"

Türkiye'nin Esad'lı çözüme razı olduğuna yönelik söylemlerin yanlış olduğunu belirten Çelik, Esad'ın Moskova ziyaretine ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:

"Rusya'nın Esad'ı davet etmesi, rejime desteğe dönük fotoğraf verilme amacı taşıyorsa olumlu sonuçları olmaz. Esad rejimi en son Rus şemsiyesinde Halep'e yönelik bir saldırı yaptı. Bu halk demokrasi istiyor, sandık istiyor."