Meclis'e sunulan Tam Gün Yasa Tasarısı uzman doktorlar için üç seçenek sunuyor:
- Kamu sağlık kuruluşunda çalışmak.
- Sosyal güvenlik kurumuyla sözleşmeli çalışan özel hastanelerle vakıf üniversitelerinde görev yapmak.
- Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumuyla sözleşmesi bulunmayan özel hastanelerle, vakıf üniversitelerinde çalışmak, muayenehane açmak.

Yani hekimler bu üç seçenekten yalnızca birini tercih edebilecek. İtirazlar da tam bu noktada başlıyor.

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan "Hekimler rahatsız. Tam gün kölelik yasası haline geliyor. Çalıştıkları kurumlarda kıstırıp pazarlıktan uzak, korumasız şekilde hastane sahibinin insafına terkediliyorlar. Tam gün yasa taslağının üniversitenin eğitim kurumu olduğunu gözardı etmemesi gerekiyor. Taslağın iki aksayan noktası eğitimi, araştırmayı gözardı ediyor olması. Hekimlerin emekliliğine yansıyacak kalıcı ücret artışı yok" diyor.

Tam güne itirazlar bunlarla sınırlı değil. 35 uzmanlık derneğinden oluşan platform, tasarıya "muayenehane kapattırma, kölelik ve mobil profesör tasarısı" diyerek tepki gösteriyor ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmaya hazırlanıyor.

Sektör, ilk etapta gazetelere verdikleri tam sayfa ilanlarla tasarıya karşı çıkıyor. Sektör temsilcileri tasarının yasalaşması halinde muayenehanelerin kapanacağını ve 58 bin kişinin de işsiz kalacağı ileri sürüyor.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ ise, tam gün yasasının vatandaş ile doktoru para ilişkisinden kurtaracağını söylüyor.

Tasarı yasalaştığında üniversitelerde de özel muayene, özel işlem, özel ameliyat adı altında vatandaşın para ödenmesine yol açan sistem kalkacak.

Hekimlerin yüzde 80'inin muayenehanesi kapattığını belirten Bakan Akdağ, "Bu kanunla diğerleri de kapatacak. Vatandaşın yüzde 90’ı, doktorların da yüzde 75’i bu kanunun yanında duruyor" diye uygulamayı savunuyor. Tasarının Eylül ayında yasalaşması bekleniyor.