Ramazan Akyürek çok uzun yıllardan beri başarı öyküleri ile gündeme geldiğini belirten Şener asıl önemli olanın ise Akyürek ve ekibinin Hrant Dink cinayetinde organize olarak yaptıkları faaliyetler olduğunu söyledi.

Şener, “Akyürek, Trabzon’da tüm bilgilere sahip olmasına rağmen cinayetin aydınlatılmasına çok faydası olmayan biriydi. Dava açıldığı zaman bir takım bilgi ve raporları ‘devlet güvenliği ile ilgilidir’ diyerek vermeyen ayrıca gerçek olmayan bilgiler içeren belgeleri imzası ile mahkemeye veren biridir” dedi.

Nedim Şener sadece Akyürek’in değil o dönemde İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü olan Ali Fuat Yılmazer’in durumunun da aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Ergenekon soruşturmasını yürüttüğü için Akyürek’e dokunulmayacağını düşündüğünü ifade eden Şener şimdi iktidarın düşüncelerinin değişmiş olduğuna kanaat getirdiğini belirtti.

Kararın gecikmesini ise istihbaratçıların medyayı yönlendirme becerisne bağlayan Şener, “Medyadaki arkadaşlar objektif bakabilselerdi sorumluluğun Trabzon’dan başlayarak Ankara’ya oradan İstanbul’a doğru geldiğini göreceklerdi. Ama istihbarat baştan sona medyayı yönlendirdiği için onlar bu konuyu göremediler. Ancak Başbakanlık Teftiş Kurulu ve bazı gazeteciler bunu görebildiler” dedi.

Şener bu görev değişiminin Dink davası için olumlu bir gelişme olacağını da sözlerine ekledi.