Sihirli Flüt'ün sırları

Bir sonbahar gecesi 'Sihirli Flüt' baba topraklarına müziğin sihirli güzeliğini armağan etti.

06.11.2012 - 14:12

Sihirli Flüt'ün sırları

'Sihirli Flüt' lakaplı Türkiye'nin flüt virtüözü Şefika Kutluer'in, Kosova Filarmonisi'yle başkent Priştine'de düzenlediği konser uzun zaman hem seyircinin hem de Kutluer'in hatırasında yaşayacak.

Ailesinin bir zamanlar Karadağ'ın Adriyatik kıyılarındaki Ulçin kentinden, Kosova'nın incisi olan Prizren'e yerleşen, geçen yüzyıl ise Türkiye'ye göç eden Kutluer, ntvmsnbc'ye ''Sihirli Flüt'ün'' yolculuk sırlarını anlattı:

''Anadolu topraklarındaki nefesler, çok kültürlülük, renklilik benim ruhumda var. Babamın Prizrenli, Annemin Ankara'dan olması ve benim bu güzel karışımdan meydana gelmem, ruhsal renkliliğimin, zenginliğimin kaynağı. Yunus Emre'nin dediği gibi 'Yaratılanı severim yaradandan ötürü', böyle bir bakış açısı, felsefe bende de var. Dünyevi değerlere çok düşkün değilim. Maneviyata daha düşkünüm, bu bakımdan ruhsal alemim çok önemli.

Aynı flütten herkes başka ses çıkarır. Bu herkesin parmak izi gibidir, o ruhunuzu üflersiniz. Sizin bilmediğiniz çok çok önemli, farkında olmadığınız gizemler vardır, sırlar vardır. Siz onu üflersiniz ama karşıdaki insanın ruhu da öyledir ve bu ruhlar anlaşırlar. Bunlar bizim dünyevi bedenlerimizdir ama herkesin ruhu çok ilahi bir platformda buluşur. Ben flüt çaldığımda, siz dinlerken o enerjiyle buluşursunuz.

Konservatuara başladıktan sonra flüt benim vücüdümun bir uzantısı oldu. Sanki bana ait, benim vücüduma ait bir parça oldu. Amerika'da, Carnegie Hall'da ilk konserimi verdikten sonra New York Times'ın eleştirmeni benim konserimle ilgili 'Sihirli Flüt' başlıklı eleştirisinde “Şimdiye kadar böyle sihirli bir flüt tonu dinlememiştim” yazmışttı. Ondan sonra herkes o başlığı kulandı ve 'Sihirli flüt' olarak ismim kaldı.''

Flütünün sırlarını anlatmaya devam eden Kutluer, hangi flütten nasıl bir ses çıktığını anlatıyor:

''Viyana'da dünya birinciliği aldıktan sonra hocam Werner Tripp, benim artık solistik bir sazla çalışmam gerektiğini söyledi ve hemen Johannes Hammig'e flüt siparişi verdi. Bu flüt el yapımıydı. Flütün tınısı çok önemli. Gümüş daha romantik daha mistik ses çıkrtıyor, altın daha parlak daha sıcak . Flütleri repertuara göre, parçanın karakterine göre değiştiriyorum, bazen ikisini de ortak kulanıyorum.

16 albümü olan ve beş kıtada dinlenen Şefika Kutluer, dünyaya müziğiyle Türkiye'nin güzeliğini anlattı.

''Anadolu'nun dünyaya örnek olacak bir felsefesi var. Yunus Emre, Mevlana var. Ayrım yapmadan sevmek, sevgi felsefesi var. Dünyada bu müzik olumlu karşılanıyor. Bu her insanın kalbine, yüreğine işleyen bir olay çünkü herkesin sevgiyle bütünleşmeye ihtiyacı var günümüzde. Bu kısacık hayatta herkesin birbirine ayırım yapmadan sarılması lazım.''

Babasının topraklarını unutmayan Kutluer, Kosova'yı samimi duygularla anlatıyor:

''Benim ikinci vatanım Prizren, ikinci evim.  O bakımdan tabii ki duygusal bağım var. Bir de Prizrene için 'kutsal ruhların şehri' denir. Prizren'de öyle bir güç vardır. Suyu çok meşhurdur, insanlar son derece saygılı, misafirperver, müziğe, kültüre, sanata çok düşkün, vefalı, dost insanlardır. Çok farklıdır Kosova insanları. O sebeple burada konser düzenlemekten çok mutluyum.“

Kutluer bir de uluslararası festival başlattı. Kutluer'in katılımıyla düzenlenen Uluslarası Şefika Kutluer Festivali'nin üçüncüsü doğduğu kent Ankara'da düzenlendi. Festivalde dünyanın farklı yerlerinden müzisyenler bir araya geldi.

''Bu sene Mevlana'nın doğum gününde, festivalin açılışını yaptık. Kosova Filarmonisi'ni de davet ettik. Açılış konserini biz diyalog konseri yaptık çünkü kültürlerarası, dinlerarası diyalogun en güzel, en sevgi dolu, en birleştirici yolu sanat ve müzik. Sanatçılar o sahnenin üzerinde müzik ile buluşuyor, ilahi bir platforma yükseliyor. Sanatçı olarak hem Türkiye'deki sanat ve kültür hayatına gerekli katkıları yapmak ve hem de dünyadaki en kaliteli orkestraları sunmak için bu festivali yapmak kararı aldım. Bu konuda benim de bir damla katkım olsun istedim. Bu sene beni en çok sevindiren şey ise klasik müzik dinleyicisinin dışında, gençler ve hayatında hiç klasik müzik konserine gelmeyen bir seyirci kitlesine ulaştık . İlk defa klasik müzik konserine geldiler ve amacım yeni kişilere, yeni seyirciye ulaşmakttı. Buna ulaştığım için çok mutluyum.”

Dünyanın pek çok yerinde konserler veren, televizyon ve radyo programlarında çalan Kutluer, Zubin Mehta, Sir Charles Mackerras, Peter Breiner, İngiliz Royal Filarmoni Orkestrası, Berlin Filarmoni, İskoç Oda Orkestrası, Northern Sinfonia, Tokyo Senfoni Orkestrası, Litvanya Filarmoni, European Union Oda Orkestrası, Virtuosi Di Praga, Slovak Filarmoni Orkestrası, St.Petersburg Akademik Filarmoni Orkestrası, Zagreb Solistleri gibi ünlü şef ve orkestralarla konserler verdi. Ian Anderson, Kutluer için 'Şefika’s Tango' adlı bir eser besteledi.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...