Sinemacıların tahammülü kalmadı

Türkiye Sinema Konseyi, sinema sanatçıları film sektöründe yaşanan sorunlara karşı, Türkiye Sinema Reformu için bir araya geldi. Toplantıda sektördeki sorunları çözmek için sinema yasasının şart olduğu vurgulandı.

16.03.2010 - 19:02

Sinemacıların tahammülü kalmadı

BİROY, SİNEBİR, BSB, SESAM, SİYAD, FİLMYÖN, FİLMMOR, TÜRSAK, İKSV, SİNESEN'in aralarında bulunduğu 30 sinema kurumu sektör sorunları ile ilgili olarak Türkiye Sinema Konseyi adıyla bir araya geldi. Konsey, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısıyla sektördeki sorunları çözmek için bir sinema yasasının hazırlandığını açıkladılar.


Toplantıya Hatice Aslan, Uğur Polat, Janset, Güven Kıraç, Erden Kıralı, Zafer Algöz, Pelin Esmer, Mehmet Altıok, Selma Ergeç ve İclal Aydın'ın aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı ve yapımcı katıldı. Toplantıda konuşan Türkiye Sinema Konseyi Başkanı Erden Kıral, 30 üye oluşturdukları konseyin ortak çıkarlar için hareket edeceklerini söyledi. Her konuda ortaklaşamamalarına rağmen bir mutabakat sağlayarak bir arada durmayı öğrendiklerini belirten Kıral, Türk sinema yasası hazırladıklarını dile getirdi. Kültür Bakanlığı Sinema Dairesi ve Cumhurbaşkanı ile görüşmeler yaptıklarını söyledi.

BEN ÖLMEDEN GÖRMEK İSTİYORUM
Kıral, yasanın bu sene meclise ulaşamadığını, biraz daha beklenmesi gerektiğini söyledi ve ekledi: ''Ben ölmeden bu yasayı görmek istiyorum. Yasa taslağının ikinci kısmı beğenilmedi. Çünkü orada rol dağılımı var. Sorunlar çözülebilecek sorunlar ama muhatap lazım. Gereken şey irade siyasi irade. Bu iradeyi göstereceklerini düşünüyorum. Bu siyasi irade olursa çok ciddi anlamda yol alacağız''

ENGELLER KALKMAZSA VAR OLANLAR YİTİRİLECEK
Konsey adına Janset ve Zafer Alagöz basın açıklamasını okudu. Endüstrinin hiçbir kesiminin kısmi çözümler elde edemediğini belirten Alagöz, kazanımların ancak ortak bir birliktelik ile sağlanabileceğini belirtti. Yılda ortalama 70 sinema filmi ve 70 TV dizisi ürettiklerini belirten Alagöz, 'Dünya'da yerli filmlerin iç pazarda yüzde 50-60 arasında pay sahibi olduğu üçüncü ülkeyiz. Dizilerimiz 40 kadar ülkede izlenme rekoru kırıyor' dedi. Türkiye'de 10 bin vasıflı insan, 30 TV kanalı, bin 679 sinema salonu, 4 plato, 15 tedarikçi, 18 dağıtımcı, 30 fakülte, yüzlerce eğitimci 34 uzun metraj, 134 belgesel ve kısa film ile kamusal destek ve teşvik olmadan yokta var ettiklerini dile getiren Alagöz, Türkiye film endüstrisinin önündeki engellerin kaldırılması gerekli teşvik ve destek sağlanması halinde büyük bir katma değer sağlayacaklarını söyledi. Alagöz, “Küresel film endütrisi mali açıdan 400 milyar dolarlık bir pasta. Dünyada filmlere yatırılan her 1 Amerikan doları, 2 Amerikan doları olarak yatırımcıya geri dönüyor” diye ekledi.

BİR YIKIM OLABİLİR
Yeni bir modele kavuşulmazsa sonucun bir yıkım olacağı uyarısı yapan Alagöz, 'Fikri mülkiyet hakları alanında AB standartlarından çok uzağız. Her yıl AB raporlarında mahcubiyet verici raporlarla yüz yüze kalıyoruz. Günde 16 saat çalışıyoruz. Hiçbir sosyal güvencemiz yok. Setlerde iki yılda beş arkadaşımızı toprağa verdik. Dünyada dizi üretiminin standartları 25-60 dakika arasında iken biz her hafta 90 dakika yazmak ve çekmek zorunda kalıyoruz. Konuşmaya değecek hiçbir destek ve teşvike sahip değiliz. Maddi ve manevi kaynaklarımız hızla eriyor' dedi.

Toplantıya çok sayıda ünlü oyuncu katıldı. Toplantıya çok sayıda ünlü oyuncu katıldı.

ACİL REFORM PAKETİ...
Hükümetin ya herkesi kendi haline bırakmak ya da yeni bir adım atarak Türkiye Film Endüstrisi'nin stratejik bir endüstri olduğunu kabul ederek eylem planı hazırlamak gibi iki seçeneği olduğunu söyleyen Alagöz, 'Fikri mülkiyet hakları alanında, çalışma ve sosyal güvenlik alanında, finans ve marketing alanında, eğitim ve sinema kültürünün korunmasında AB standartlarına eksiksiz düzenlemeleri içeren film endüstrimizi küresel oyuncu olarak nitelikte yapılandıracak bir reform paketi acilen TBMM'den geçirilecek' diye konuştu.

Hükümete 'irade göster' çağrısı
Janset ise finans pazarlama, Fikri mülkiyet hakları, sosyal güvenlik ve çalışma koşulları, eğitim ve sinema kültürünün korunması konusunda konseyin hazırladığı önerileri açıkladı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan yapımcı Aydın Engin'de hükümetin sorunları konusunda yapıcı yaklaştığını belirterek 'Bu konuda olması gereken en önemli şey siyasi irade. Hükümet bu konuda irade göstermelidir' dedi.

MADEN İŞÇİLERİ GİBİYİZ
Basın toplantısında “Biz aynı maden işçileri gibi bir çalışma günümüzün beş günlük sigortaya tekabül etmesini istiyoruz. Çalışma koşullarımız maden işçilerininki gibi” denildi. Özellikle set işçileri arasında aşırı yoğun çalışmadan dolayı ölümler yaşanabiliyor. Metinde bu başlıkta sigortasız çalışmaya son verilmesi, dizi sürelerinin kısaltılması, çalışanlar için bir SGK standardı ve sinema alanının özel bir meslek grubu olarak tanınması ve mesleki örgütlerinin yaratılması talepleri dile getirildi.

SİNEMA AÇILIMI OLURSA...
“Erdoğan’ın demokratik açılım toplantısını da bu talepleri savunmak için bir avantaj haline getirecek misiniz?” sorusuna “Evet, toplantıya katılacak temsilci arkadaşlarımız taleplerimizi Sayın Başbakan’a iletecekler. Sinema açılımı olursa demokrasi de açılır, kardeşlik de” yanıtı verildi.

Toplantıda konuşan Mehmet Altıoklar ise şunları söyledi: ''Kendi modelimizi oluşturmak isitiyoruz. Dünyadaki en iyi modellerini baz alıyoruz. Hİndistan, Fransa ve Kore modelleri şu anda dünyadaki en iyi modeller. Fransa ile yakın temastayız, Hindistan'a bir ekip gönderdik. Bu üç ülkenin modellerini inceliyoruz. Ama sonuçta ortaya çıkacak olan tamamen özgün bir şey olacak.''

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...