Suriye’de sular durulmuyor. Çatışmalardan kaçan yüzlerce kişi Türkiye’ye sığınmaya çalışıyor.

NTV yayınına katılan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, sınır bölgesine tampon bölge kurulmasının gündemde olduğunu söylemişti.

Dışişleri Bakanlığı ise bugün yaptığı açıklamada Suriye’de bulunan Türk vatandaşlarına çağrıda bulundu. Bakanlık, Türk vatandaşlarından yurda dönmelerini istedi.

Şam Büyükelçiliği’nin de 22 Mart’tan itibaren konsolosluk faaliyetlerini durduracağı öğrenildi. Ancak Halep kentinde bulunan konsolosluk çalışmalarına devam edecek.

Konuyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Burada büyükelçimizin geri çağrılmasından tutun oradaki Türk vatandaşlarımıza varıncaya kadar değerlendirmelerimizin hepsini yapıyoruz. Şu anda Kilis tarafındaki hazırlıklarımız bitmek üzere. Buradaki hazırlıklarımız bittiği anda da Hatay'daki çadır kenti konteyner kente taşımak suretiyle, gerek ibadethaneleri gerek okulları gerekse sosyal donatı alanlarıyla, daha önce hac konaklama merkezi olarak kullanılan bu merkezi ilk etepta 20 bin kişilik ufak bir şehir oluşturuyoruz" dedi.

Yapılan çalışmalar içerisinde Suriye sınırında tampon bölge ya da güvenli bölge oluşturulup oluşturulmama konusunun da bulunduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan şöyle konuştu:

"Olaya tekdüze bakmak yanlış olur, birçok alternatifler değerlendirilerek çalışmalar yapılıyor. Şu anda ABD ve Rusya'nın birlikte oluşturmakta oldukları bir metin de var. Bu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne gelecek, bu metin de nedir ne değildir onu da göreceğiz. Onun üzerinde de ayrıca çalışmamız var. Hepsinden öte 2 Nisan'da Suriye'nin Dostları Grubu olarak İstanbul Zirvesi var. İstanbul Zirvesi'nde Arap Ligi ve BM bir araya geliyoruz. Orada bu işi, çok geniş çaplı ama çok daha sonuca yönelik bir zirve olarak toplantı yapmayı planlıyoruz, şu anda onun ön çalışmalarını da Dışişleri Bakanımız yürütüyor. Bu çalışmayla birlikte inanıyorum ki İstanbul Zirvesi geleceğe yönelik çok daha farklı neticeleri oluşturacaktır."