Dünya genelinde arı ölümlerinin nedeni, konu ile ilgili bilimadamlarının katılımı ile Türkiye’de yapılacak zirvede tartışılacak.

Dünya genelinde arı sağlığı konusunda çalışan bilimadamlarının biraraya getirdiği, Arı Ölümlerini Araştırma Grubu’nun (COLOSS-Prevention of Honey Bee Colony Losses) 6. zirvesi, 5-6 Eylül günlerinde Ankara’da, Hacettepe Üniversitesi’nde yapılacak. Arı ölümleri hakkındaki araştırmaların tartışıldığı ve yeni araştırmalara yön verilen zirve toplantısına, 39 ülkeden 81 bilim adamı katılacak. Toplantıya, AB, ABD, şili, Çin, Güney Afrika, Arjantin, İran ve Tayland’dan da bilimadamları gelecek.

Organizasyon Komitesi Başkanı, Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (HARÜM) Müdür Yardımcısı Dr. Aslı Özkırım’ın yaptığı yazılı açıklamaya göre, 2006 yılından beri sessiz şekilde ilerleyen arı ölümleri, bu yıl da yüksek oranlarda görüldü. Bu yılın arıcılık için yeni bir “kırmızı alarm yılı” olduğunu vurgulayan Dr. Özkırım, bu nedenle 5-6 Eylül’de düzenlenecek toplantının büyük önem taşıdığını kaydetti. COLOSS Yönetim Kurulu’nun 4 Eylül’de toplanarak gündemi belirleyeceğini belirten Dr. Özkırım, Türkiye’nin böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmasının, iklim değişiklikleri, doğal çevrenin bozulması, kaybedilen değerlere ilişkin duyarlılığın sağlanması, arı ölümlerinin meydana getirdiği tehdidin kamuoyuna hatırlatılması açısından önemli olduğunu vurguladı.

Son yıllarda meydana gelen arı ölümlerinin hem Türkiye’de hem dünyada kamuoyunun dikkatini çektiğini, bal üretimi yanında çiçeklerdeki döllenmeyi sağlayarak meyve ve sebze oluşumunda verimi yüzde 80 artırması nedeniyle önemli olan arıların toplu ölümünün bir nevi “acil durum” halini aldığını belirten Dr.

Özkırımlı, COLOSS’un oluşumu hakkında şu bilgiyi verdi: “İlk olarak 2006 yılında dünyanın bazı ülkelerinde ve Türkiye’de de yaşanan toplu arı ölümleri, tüm dünya ülkelerinde arı sağlığı konusunda çalışan bilimadamlarını bir araya getirmiş ve COLOSS (Prevention of Honey Bee Colony Losses) adında bir grup kurmalarını sağlamıştır. Bu grup, her ülkedeki arı ölümlerini takip etmekte ve nedenlerini araştırmaktadır. Gruba, AB çevresinde COST (European Cooperation in Science and Technology is one of the longest-running European instruments supporting cooperastion among scientists and researchers across Europe) da destek vermiş ve her yıl toplanıp fikir alışverişinde bulunulması ve ölüm oranlarının kayıt altına alınarak her ülke için bir önlem paketi oluşturulması sağlanmıştır.

Türkiye, arıcılık konusunda, yaklaşık 5 milyon arı kolonisi ile Çin’den sonra dünyada 2. sırada bulunmaktadır. Türk bilimadamları da başından bu yana COLOSS içinde aktif olarak yer almakta ve Hacettepe Üniversitesi’nden bir öğretim üyemiz yönetim kuruluna girmiştir. Böylece, tüm ülkelerde yürütülen ortak projeler, düzenlenen workshop, sempozyumların organizasyonu, yayın yönetimi vb. konulardaki karar mekanizmalarında yer alan 5 ülkeden biri Türkiye olmuştur.”

AYÇİÇEĞİ TOHUMUNDA KULLANILAN İLAÇ, ARILARIN RADAR SİSTEMİNİ BOZUYOR
Bu arada, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Bahri Yılmaz, Trakya bölgesinde ayçiçeği yetiştiricilerinin tohumda kullandıkları bir ilacın arıların yön bulma duygularını kaybetmesine, radar sisteminin bozulmasına neden olduğunu ve bu nedenle bu tarlalardan hiç bir şekilde bal alamadıkları söyledi.

Etken maddesi “imidacloprid” olan ilacın aslında ayçiçeğinde ruhsatlı olmadığını, patates, mısır ve pamukta kullanılması gerektiğini, ancak çiftçilerin kaçak olarak, böceklerin tohumu yemesini önlemek için ayçiçeği tohumunda kullandığını anlatan Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada şu bilgiyi verdi:

“Bu ilaç daha sonra bitkiye geçiyor ve bu bitkiden polen toplayan arı, ilaç nedeniyle yön bulma duygusunu kaybediyor. Bir daha kovanına dönemiyor. İlaçlanmamış tarlalarda kovan başına bir teneke bal alınırken, ilaçlanan tarlalardan hiç bal alamıyoruz. Tarım ve Köyişleri bakanlığı’na bu ilacın Trakya’da yasaklanması ve kontrollerin artırılması için yazı yazdık. Arıların ölmesi, bal üretimini engellerden, bitkilerin döllenmesi engellendiği için bitkisel üretim açısından da büyük risk oluşturuyor. Fransa bu ilacı yasakladı. Çünkü tarladaki etkisi 3-4 yıl sürüyor. Biz de yasaklanmasını istiyoruz.”

Yılmaz, TAB bünyesindeki 79 il birliğine 46 bin 387 üreticinin üye olduğunu, sahip olunan 4 milyon 870 bin kovanda, geçen yıl yaklaşık 83 bin ton bal üretildiğini, bu yıl ise bazı bölgelerde yaşanan kuraklık nedeniyle üretimin 80 bin ton düzeyinde gerçekleşmesini beklediklerini bunun Türkiye’nin üretimini karşılamaya yeterli olduğunu söyledi.