'Türküleri hiç böyle dinlemediniz'

Müzik hayatında 28. yılına giren Emrah, türküleri caz formatında söylediği grubu N8TES ile yaptıkları müziği anlattı.

Haberler 18.08.2010 - 11:15

'Türküleri hiç böyle dinlemediniz'

'Türküleri Hiç Böyle Dinlemediniz' sloganı ile yola çıkan N8TES, yaptıkları müzikle olduğu kadar Emrah Erdoğan'ın grupta yer almasıyla da dikkat çekiyorlar.

Solist olarak Emrah'ın bulunduğu grupta, davul’da Hakan Kılıçoğlu, perküsyon’da Kemal Alıç, gitar’da Kerem Türkaydın, Bas Gitar’da Mehmet Özen, Yan flüt’te Mert Alp, Bağlama’da Muhterem Sur ve piyano’da ise Sadun Ersönmez yer alıyor.

Farklı bir tarzda müzik hayatına devam eden Emrah ve grubun diğer üyleri ile bu 'poje grubu'n hikayesini, müziklerini ve amaçlarını konuştuk.

Caza ilginiz var mıydı, caz dinler miydiniz? Yoksa N8TES sizin için de yeni bir deneyim mi?
Emrah Erdoğan: 28. sanat yılına girmiş biri olarak her türlü müziği dinlerim. N8TES ise benim için yeni bir deneyim diyebiliriz. En önemlisi N8TES’in bir proje grubu olması ve türkülerimizin, kültürümüzün tüm dünyaya tanıtımını amaçlayan bir misyon yüklü olması.

Projeden bahsedebilir misiniz? Türküleri caz formatında söyleme fikri ilk kimden geldi?
Sadun Ersönmez: Öncelikle proje Engin Esen’in projesi. 1,5 yıl kadar önce Engin Esen bana geldi. “Türkülerimizi tüm dünyaya tanıtma amacı güden, türkülerimizin başka formlarda çalınacağı bir proje grubu düşündüğünü” söyledi. Ben de grup kurmanın, hele türkülerin başka formlarda sunulduğu bir proje grubu kurmanın zor iş olacağını söyledim. Engin ısrarlı olunca ve benim de kafama yatınca kolları sıvadık. Bu bağlam da grubun solisti için “Emrah’a ne dersin?” dedi Engin. “Ben de harika olur dedim. Ama “Emrah ne der önemli olan o” dedim.

Emrah: Bana geldiklerin de Engin Esen zaten 2 yıldır benim menajerliğimi yürütüyordu. Sadun Ersönmez ise çok önemli bir müzisyen ve uzun yıllara dayanan bir arkadaşlığımız var. Engin Esen, Sadun Ersönmez, uluslararası bir proje, profesyonellik tüm bunları barındıran bir projede bende olmak istedim. Böylece çalışmalara başladık.

Grubun sloganı ‘Türküleri Hiç Böyle Dinlemediniz’. Bu projeyi kadar farklı kılan nedir?
Sadun Ersönmez: Farkı anlayabilmeniz için canlı dinlemeniz lazım. Ama N8TES’da sentez kelimesinin tam anlamını bulabileceğinizi düşünüyorum. Bizim bakış açımız; 7 yabancı müzisyen ’ye gelmiş, türküleri çok beğenmişler ve biz de çalalım demişler. Bir de solist olarak türküleri türkü gibi, türk gibi okuyan bir solist bulalım demişler. 28 sanat yılında olan Emrah gibi önemli bir ismin grubun solisti olması ise tam piyango durumu. 

N8TES grubu adından da anlayacağınız üzere 8 kişiden oluşan bir proje grubu. Her grup üyesi bir notayı temsil ediyor. N8TES grubu yaklaşık 80 kişi arasından seçilmiş genç başarılı müzisyenlerden oluştu. Şu an yeni jenerasyonun en başarılı müzisyenlerini içeren bir proje grubu oldu. 

Grup müzik hayatına neden sadece canlı performanslarla devam ediyor? Albüm yapmayı düşünüyor musunuz?
Emrah: Bu grup popüler olsun, çok para kazansın, altı boş suni bir gündem yaratsın diye yola çıkılan bir grup değil. Başta belirttiğim gibi uluslararası bir proje grubu. Bu grup tüm dünyada uluslararası müzik festivalerinde sahne alacak. Türkülerimizi, kültürümüzü dünyaya tanıtmak için uygun platformlarda sahne alacak.

Albüm konusuna gelince zamanı gelirse belki bir canlı performans DVD kaydı yapılabilir ve satışa sunulabilir. Ama yola albüm diye çıkmadık...

Mert Alp: Grupta Emrah Erdoğan, Sadun Ersönmez ve Engin Esen gibi isimler olunca albüm yapmak çok kolay. Sadece stüdyoya girer, çalar çıkarız. Bu kadar basit. Ama bizim müziğimizi yüzde yüz anlayabilmeniz için canlı performansları dinlemek gerekiyor.

Hakan Kılıçoğlu: Ek olarak canlı performanslarımızı grubun resmi internet adresinden ve sosyal paylaşım sitelerindeki resmi sayfalarımızdan müzikseverlerle ücretsiz olarak paylaşıma açacağız.

Getirdiğiniz bu yeni yorumun türkülere uluslararası platformda ilgiyi artıracağını düşünüyor musunuz?
Kemal Alıç:
Bu noktada sunum farklılığından bahsedebiliriz. Türkülerimizin zenginliği ve renkliliğinden bahsetmemize gerek yok sanırım. Biz sadece türkülerimizin orjinalitesini bozmadan, yabancıların kulaklarına yakın formlarda sunuyoruz.

Emrah Bey, bir grupla ilk defa mı çalışıyorsunuz? Grup solistliğinin farkından bahsedebilir misiniz?
Emrah: Evet, bu benim ilk grup solistliğim. Müzik dünyasına bakarsak eğer, genelde gruptan sonra solo kariyere geçiş vardır. Bende ise durum farklı oldu. Gerçi, yanlış hatırlamıyorsam David Bowie de solo kariyerinden sonra bir grup solistliği yapmıştı. Açıkçası ben çok büyük farklılıklar hissetmedim. Güzel bir heyecan ve çok hoş bir sonuç yakaladık tüm grup üyesi arkadaşlarımla. Ekim ayından sonra da bu tadı canlı performanslarla müzikseverlere aktarmaya başlayacağız.

Türkü seçiminden de bahsedebilir misiniz? Hangi kriterlere göre repertuarı oluşturdunuz?
Muhterem Sur: Öncelikle her bölgeden türkü olmasına önem verdik. Ayrıca sentezlenmeye uygun türküler olmasına da önem gösterdik.

Peki, sizce proje yeteri kadar ses getirdi mi?
Kerem Türkaydın: Bu uzun bir yol ve yolun daha çok başındayız. Canlı performanslar, Ekim’den sonra başlayacak. Bir de, bakış açısı önemli bu konuda. Bizi hiçbir zaman sıradan mekanlarda, sıradan organizasyonlarda göremeyeceksiniz. Uluslararası müzik festivalleri, özel konsept mekanlar... Grubun canlı performansları için böyle noktalar seçiyoruz.

Mehmet Özen: Promosyon konusunda da aynı tavır söz konusu. Sadece bizi ve misyonumuzu anlayan, anlatan mecralarda bizi görebilirsiniz. Bu grubu günlük getiriler doğrultusunda, altı boş, popüler mecralarda görme imkanı bulamayacaksınız.

Sayfa Yükleniyor...