Kevin Salwen ve 14 yaşındaki kızı Hannah trafikte, kırmızı ışıkta bekliyorlardı.

O sırada yanıbaşlarında son derece lüks bir araba belirdi...

Diğer yanda ise evsiz bir adam yiyecek için dileniyordu...

Hannah sordu: "Baba, eğer bu lüks arabanın içindeki adam daha az lüks bir araba alsaydı, bu evsiz adamın yiyecek yemeği olur muydu?"...

Bu arada, kırmızıyı gösteren trafik lambası yeşile döndü... Baba-kız yollarına devam ettiler...

Ama Hannah vazgeçmedi... Anne babasına, "adalet ve eşitlik" konusundaki soruları sormaya devam etti... Aldığı yanıtlar onu tatmin etmedi...

Ve bir gün parlak bir fikirle geri geldi... Oturdukları pahalı evi satıp, paranın bir kısmı ile daha mütevazi bir ev almalarını öneriyordu. Kalan parayı ise ihtiyaç sahiplerine vermeleri gerektiğini düşünüyordu.

Sonunda anne babası pes etti ve Hannah'nın dediğini yaptılar.

Tüm bu yaşadıklarını da "Yarımın gücü" adını verdikleri bir kitapta anlattılar.

Hannah'nın anne babası yaşadıklarını şöyle anlatıyorlar: "Daha önce çocukların büyük bir evde daha mutlu olacaklarını düşünürdük. Ama evimizi küçülttüğümüz zaman gördük ki aile ilişkilerimiz daha güçlendi. Çünkü bu evde herkesin köşesine çekilebilecek kadar yer yok. Bu sayede birbirimizle daha fazla zaman geçirmeye başladık. Aslına bakarsanız, biz büyük evi verdik karşılığında da ailemizin bağlarını güçlendirdik."

Salwen ailesi evlerini satışından elde ettikleri paranın 800.000 Amerikan dolarını Gana'daki projelerde kullanılması için bağışladılar. Parayı bağışladıkları "Hunger Project" ekibiyle beraber Gana'ya da gittiler. Ailenin en küçük üyesi Joe tüm bu olan bitenden çok memnun kalmasa da aile oy birliği ile karar verdiği için, o da sürece dahil oldu...