Başbakan Binali Yıldırım, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) "Türkiye'ye Güvenenler, Türkiye'de Üretenler" konulu toplantıya Ankara'dan telekonferansla bağlandı.

Toplantıda sanayicilerle beraber olmayı çok arzu ettiğini ancak beklenmedik bazı gelişmelerden dolayı Ankara'da bulunması gerektiğini ifade eden Yıldırım, toplantıya katılamadığı için özür diledi.

Kendisi katılamamasına rağmen bakanların ve yardımcılarının katılımcılarla beraber olduğunu ve sanayicilerle Türkiye'nin meselelerini enine boyuna değerlendirme fırsatı bulduklarını dile getiren Yıldırım, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve arkadaşlarına böylesine önemli bir toplantıyı kritik bir dönemde gerçekleştirdikleri için teşekkür etti.

Yıldırım, çok kapsamlı, uzun bir değerlendirme yapıldığını, arkadaşlarının toplantıya katılanları detaylıca değerlendirme imkanı bulduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin sanayi ve ekonomisiyle ilgili gelecek vizyonunu değerlendirme fırsatı bulunduğunu anlattı.

Sanayi sektörünün Türkiye'nin lokomotifi olduğunu belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Sanayi, gerçek ekonominin en önemli sektörüdür. Sizler istihdam oluşturuyorsunuz, ülkemizin değerine değer katıyorsunuz. Dolayısıyla size ve sektöre yapılacak her türlü destek fazlasıyla yerini buluyor, fazlasıyla hak ediyorsunuz. Sanayicilik meşakkatli bir iş. Onun için bazen sanayiciliği ben şöyle tanımlıyorum. Eğer bu işin, bir şey üretip, bir eser ortaya koymanın hazzını yaşayamıyorsanız, bu işi yapamazsınız. Çünkü bu para kazanılacak o kadar kolay yollar var ki. Niye insanla uğraşacaksınız? Niye imalat acaba düzgün oldu mu? Acaba her şey yerli yerinde oluyor mu? Zor şartlarda, rekabet imkanının gittikçe zorlaştığı şartlarda böyle bir işe talip olmak sevda işidir. Eğer bir işi yapıp, bir üretim yapıp onu gördüğünüz zaman bütün yorgunluğunuz gider. Bütün çektiğiniz sıkıntıları unutursunuz. Çünkü ortada somut yaptığınız bir başarı vardır. O yüzden sanayi sektörünü geçmişte de bu sektörle yakın ilişki içerisinde olmuş, bizatihi ağır sanayide yıllarca çalışmış bir arkadaşınız olarak sizin hissiyatınızı en iyi anladığımı düşünüyorum. O bakımdan ülkemizi 2023 hedeflerine taşıyacak sektörlerin başında da sizi görüyorum. Bugün 5 kişiden birine Türkiye'de iş imkanı sağlıyorsunuz. Türkiye'nin mukayeseli üstünlüğünü sağlayacak sektör sanayi sektörüdür. Sanayi sektöründe de 'Sanayi 4.0'a geçiş sürecini de ıskalamamız lazım. Eğer katma değeri yüksek, ülkemizin lokomotifi olup 2023 hedeflerini yakalamayı önemsiyorsak, sanayi devrimini, bilişim ve teknoloji devrimiyle birlikte düşünüp, bunu da başarmamız lazım."

"TÜRKİYE BÜYÜK BİR UÇURUMUN EŞİĞİNDEN DÖNDÜ"

Başbakan Binali Yıldırım, geleneksel ve konvansiyonel üretimin artık küresel rekabette yeterince Türkiye'ye şans tanımadığının daha iyi bilindiğini söyledi.

Yıldırım, 15 Temmuz gecesinin çok karanlık bir gece olduğunu, Türkiye'nin büyük bir uçurumun eşiğinden döndüğünü ifade ederek, "Ülkemizin geleceğine kastedenler, demokrasini yok etmeye kalkışanlar, Gazi Meclisimizi bombalamaktan bile çekinmeyen alçaklar eğer muvaffak olsalardı bugün başka bir Türkiye'yi konuşuyorduk. Darbeyle yönetimi ele geçirilmiş, milli irade ortadan kaldırılmış ve dünya gelişen ülkeler liginden düşmüş üçüncü dünya ülkeleri arasında bir Türkiye'yi konuşacaktık." diye konuştu.

Milletin basireti, Başkomutan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dirayeti ve hükümetin kararlılığıyla bu belanın defedildiğini vurgulayan Yıldırım, o andan itibaren bütün vatandaşlar başta olmak üzere sanayiciler, tüccarlar, işçiler, memurlar, işsizler, kadınlar ve erkeklerin, 79 milyonun bir ve beraber olduğunu, kenetlendiğini, büyük belayı defettiğini kaydetti.

Bunun için teşekkür eden Yıldırım, bundan sonra yapılması gereken işlerin belli olduğunu anlattı.

"2023'E ÇOK FAZLA ZAMAN KALMADI"

Yıldırım, bu olayın etkisinden süratle çıkıp öne, geleceğe ve gelecekteki fırsatlara bakılması gerektiğini vurgulayarak, sürekli bu darbeyle yaşanmasının asla ve asla doğru olmadığını belirtti.

Önlerinde çok iddialı hedefleri olduğunu kaydeden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"2023'e şurada çok fazla bir zaman kalmadı. Bunu da dikkate alarak kaybedecek bir günümüzün dahi olmadığını sizlerle paylaşmak isterim. Ekonomik gelişmenin olmazsa olmazı demokratik istikrardır. Ekonomik kazanımların korunması, demokratik kazanımların korunmasına bağlıdır. Dolayısıyla arkadaşlar Türkiye'nin demokrasisine saldıranlar aynı zamanda ekmeğimize, aşımıza saldırmışlardır. Bu gerçeği her fırsatta iş dünyamız hatırda tutmalı ve bu konuda milletçe uyanık olmalıyız. Bu darbe girişimi Türkiye'nin ekonomisini sarsmamıştır. Kaos ve kriz bekleyenler bir kez daha yanılmışlardır. Bugün demokrasimiz de ekonomimiz de sapasağlam ayaktadır. Bankacılık sektörümüz, finans sektörümüz sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam ediyor."

Faiz oranlarında kayda değer bir dalgalanma olmadığını dile getiren Yıldırım, darbe teşebbüsünün sonunda Merkez Bankası'nın bir süredir sürdürdüğü faiz düşürmesini devam ettirdiğini kaydetti.

Yıldırım, iş dünyasının, hem yerli hem de uluslararası yatırımcıların zerre kadar tereddüt etmemesi gerektiğini anlatarak, şöyle devam etti:

"79 milyon nüfusumuz, 2 trilyonluk milli gelirimizle güçlüyüz ve geleceğe güvenle ve emin adımlarla yürüyoruz. Son 14 yılda milli gelirimizi ortalama yüzde 4,7 büyüttük. 2016 ilk çeyreğinde 4,8 oranında büyüme gerçekleştirdik. Böylece Avrupa bölgesinde OECD ülkesindeki ülkelerin yaklaşık 3 katı bir büyümeyi sağlamış olduk. Genç ve dinamik nüfusumuz, stratejik coğrafi konumumuz en büyük kaynağımızdır, en büyük mukayeseli üstünlüğümüzdür. Türkiye'de toplam çalışan sayısı 21 Avrupa ülkesinin nüfusundan fazla. 2002'den bugüne 7 milyondan fazla insanımıza aş, iş sağladık. Sadece 2015'te 800 bin insana iş kapısı bulduk, istihdam sağladık. İhracatımızın 14 yılda nereden nereye geldiğini biliyorsunuz. 350 milyar doları aşan dış ticaret hacmimiz yaklaşık 160 ülkenin milli gelirinin üzerinde. 2015 yılında dış ticaret açığımız yüzde 25 oranında düşmüş gözüküyor. Cari açığın milli gelir oranı 2014'te yüzde 5,8 iken bu oran 2015'te 4,5'e gerilemiş durumda. Bu sene sonunda 4'e düşürmeyi hedefliyoruz. Kamu maliyesindeki sıkı duruşumuzu asla değiştirmeyeceğiz."

Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin 2016 bütçesinin 130 ülkenin daha üzerinde gerçekleştiğini hatırlatarak, yüzde 11'in üzerine olan bütçe açığını milli gelire oranını 2015'te yüzde 1,3 seviyesine düşürdüklerini kaydetti.

"REZERVLERDE AZALMA YOK"

Bu oranları korumaya devam edeceklerine dikkati çeken Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kamu borcunda AB'den ve birçok ülkeden daha iyi durumdayız. Bankacılık ve finans sektörümüz, sağlam bir zeminde çalışmalarını sürdürüyor. Merkez Bankamız 15 Temmuz'a rağmen piyasaya döviz verme ihtiyacı duymadı ve rezervlerimizde herhangi bir azalma söz konusu değil. 121 milyar doların üzerinde brüt rezervimiz var. Türkiye'de bankacılık sektörü sermaye yeterlilik oranı yüzde 16'ya yakın. Neredeyse Maastricht kriterlerinin iki katı. Türkiye'nin takipteki alacaklarının bütün yaşadığımız kısa süreli krize rağmen toplam kredilere oranı yüzde 3,3. Doğrudan yabancı yatırımlar artmaya devam ediyor. 2002 yılı öncesi 10 yılda sadece 10 milyar dolar yabancı yatırım yapılmışken 2003 AK Parti iktidarından bugüne kadar yapılan yabancı yatırım miktarı 170 milyar dolara erişmiş durumda."

Başbakan Yıldırım, 2002'de Türkiye'de sadece 5 bin 600 küresel sermayeli şirket bulunduğunu anımsatarak, bu rakamın bugün 50 bini aşmış olduğunu söyledi.

İş dünyasının önünü açmaya, ülkenin cazibesini artırmaya devam edeceklerini anlatan Yıldırım, yüksek nitelikli insan gücü için Turkuaz Kart uygulamasını başlattıklarını aktararak, iş adamları için yeşil pasaportla ilgili düzenlemeler yapıldığını ve bunun yakında hayata geçeceğini kaydetti.

Kare kodlu çek uygulamalarına değinen Yıldırım, çeki ödemeyenlere ilişkin yeni müeyyideleri yeniden düzenlediklerini ifade etti.

"SİZ ÜRETMEYE DEVAM EDİN"

Başbakan Binali Yıldırım, sanayicilere şöyle seslendi:

"Hükümet olarak gerçek ekonominin hep yanında olacağız. Ekonomimizin gelişmesi için, üretimimizin artması için, yeni yeni istihdam alanları oluşması için gereken her türlü kolaylığı sağlayacağız. Ayrıca geçmişe yönelik yüklerinizden kurtarmanız için de kapsamlı düzenlemeler yapıyoruz. Stok affından tutun kasa fazlasına ve ödenmemiş vergi borçlarının yeniden bir kolaylık getirilerek taksitlendirilmesine varıncaya kadar bir çok düzenlemeyi hayata geçirdik, geçirmeye devam ediyoruz. Siz ülke için üretmeye devam edin, ülkenize güvenmeye devam edin, sizin hükümetiniz de sizin önünüzdeki engelleri teker teker kaldırmaya devam edecek."

Toplantıda Türkiye'de çalışan ve üretim yapan küresel yatırımcıların temsilcilerinin olduğunu hatırlatan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Ben bu küresel yatırımcılardan özellikle bir konuyu istirham ediyorum o da şudur: Türkiye'nin gerçekleriyle dışarıdaki algı 15 Temmuz'la birlikte bir kez daha gördük ki aynı değil. Bu Türkiye'ye yapılan bir haksızlıktır. Türkiye'yi olduğundan farklı göstermeye çalışmak, bu FETÖ terör örgütünün bir başka marifetidir. Terör örgütlerinin Türkiye'yi sanki istikrarsızlık devam ediyor, sanki Türkiye'de terör örgütlerinin faaliyetlerinin meşru gösterilmeye çalışılması, Türkiye'nin bir hukuk devleti özelliğinin maalesef göz ardı edilmesi, bu ülkeye yapılan en büyük haksızlıklardan biridir. Bu bakımdan ait olduğunuz ülkelerde gerçek Türkiye fotoğrafının en iyi şekilde anlatılması için size ulusal bir görev düştüğünü ifade ediyorum ve bu konuda da gerekli çalışmaları yapacağınıza inanıyorum."

Başbakan Yıldırım, konuşmasının sonunda, toplantının düzenlenmesi dolayısıyla İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve emeği geçenlere teşekkür etti.